Cemal Süreya'nın ölümünün 28.yıl dönümü..

2018-01-09 11:31:00

Bugün usta şair Cemal Süreya'nın aramızdan ayrılışının 28. yıl dönümü. Türk edebiyatına kazandırdığı çok önemli şiirlerle unutulmazlar arasına giren ünlü şair Cemal Süreya kimdir? İşte büyük şair Cemal Süreya'nın ölümünün 28. yıl dönümünde, hayatı ve şiirleri..

Türk edebiyatının önemli isimlerinden şair Cemal Süreya 28 yıl önce bugün hayata gözlerini yummuştu! Peki Cemal Süreya kimdir? İşte ölümünün 28. yılında hayatı ve şiirleri.

CEMAL SÜREYA KİMDİR?

1931 Pülümür doğumlu Cemal Süreya çocukluğunun ilk yıllarını Erzincan'da geçirdi. 1938 yılındaki Dersim İsyanı sonrasında ailesi Bilecik'e sürgün edildi. Cümal Süreya ilkokula Bilecik'te başladı ve daha sonra İstanbul Beyoğlu'nda bitirdi. Haydarpaşa Lisesi'nden mezun olan Cemal Süreya Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi maliye ve iktisat bölümünü bitirmiştir. üniversiteden sonra Maliye Bakanlığında müfettiş yardımcılığı ve müfettişlik, darphane müdürlüğü, Kültür Bakanlığında kültür yayınları danışma kurulu üyeliği, Orta Doğu İktisat Bankası yönetim kurulu üyeliği ve 25 yılı aşkın Türk Dil Kurumu üyeliği görevlerinde bulunmuştur. Cemal Süreya bu süre zarfında yayınevlerinde danışmanlık, ansiklopedilerde redaktörlük, çevirmenlik de yapmıştır.

Cemal Süreya Ağustos 1960'tan itibaren yalnızca dört sayı çıkarabildiği Papirüs dergisini Haziran 1966- Mayıs 1970 arası 47, 1980-1981 arası iki sayı daha çıkardı. Pazar Postası, Yeditepe, Oluşum, Türkiye Yazıları, Politika, Yeni Ulus, Aydınlık, Saçak, Yazko Somut, 2000'e doğru gibi yayın organlarında şiir ve yazılarını yayımladı.

İkinci yeni hareketinin önde gelen şair ve kuramcılarından sayılan Cemal Süreya'nın ilk şiiri “Şarkısı Beyaz” Mülkiye dergisinin 8 Ocak 1953 tarihli sayısında yayımlanmıştır. Geleneğe karşı olmasına rağmen geleneği şiirinde en güzel kullanan şairlerden birisiydi. Kendine özgü söyleyiş biçimi ve şaşırtıcı buluşlarıyla, zengin birikimi ile, duyarlı, çarpıcı, yoğun, diri imgeleriyle ikinci yeni şiirinin en başarılı örneklerini vermiştir. Ölümünden sonra adına bir şiir ödülü kondu. 1997'de de Cemal Süreya arşivi yayımlandı.

Cemal Süreya 38 sürgününü bir şiirinde şöyle anlatıyordu:

Bizi kamyona doldurdular,

Tüfekli iki erin nezaretinde,

Sonra o iki erle yük vagonuna doldurdular,

Günlerce yolculuktan sonra bir köye attılar,

Tarih öncesi köpekler havlıyordu.”

Ülkü Tamer onun için şu dizeleri yazmıştır:

Tanrı

Bin birinci gece şairi yarattı,

Bin ikinci gece cemal’i,

Bin üçüncü gece şiir okudu tanrı,

Başa döndü sonra,

Kadını yeniden yarattı.

‘SÜREYYA OLAN SOYADINI DEĞİŞTİRMESİ

Süreya’nın üvey kızı Gonca Uslu’nun aktardığına göre iddiaya girmeyi çok seven şair arkadaşıyla bir telefon numarası üzerine iddiaya girmiş, kaybederse soyadındaki “y” harfinden birini sildireceğini söylemiş. İddiayı kaybetmiş ve Süreyya olan soyadını Süreya olarak değiştirmiş “Süreya” soyadı ilk kez 1956 yılında yayımlanan “Elma” şiirinde görüldü.

CEMAL SÜREYA ESERLERİ

ŞİİRLERİ

Üvercinka (1958)

Göçebe (1965)

Beni Öp Sonra Doğur Beni (1973)

Sevda Sözleri (1984, Üvercinka, Göçebe, Beni Öp Sonra Doğur Beni, Uçurumda Açan-1984- ile birlikte)

Güz Bitigi (1988)

Sıcak Nal (1988)

Sevda Sözleri (1990, 1995, tüm şiirleri)

Korkarak Vinç

Uzaktan Seviyorum Seni

DENEME VE ELEŞTİRİLERİ

Şapkam Dolu Çiçekle (1976)

Günübirlik (1982)

99 Yüz (1992)

Uzat Saçlarını Frigya (1992)

Folklor Şiire Düşman (1992)

Aydınlık Yazıları/ Paçal (1992)

Oluşum'da Cemal Süreya (1992)

Papirüs'ten Başyazılar (1992)

Toplu Yazılar I (2000, Şapkam Dolu Çiçekle ve Şiir Üzerine Yazılar)

Toplu Yazılar II (2005, Günübirlikler)

Günler (993 günden oluşan günlük)

GÜNCE

999 Gün(Günler)/ Üstü Kalsın (1981)

Mektup

Onüç Günün Mektupları (1990)

Çocuk Kitabı

Aritmetik İyi Kuşlar Pekiyi (1993)

Söyleşi

Güvercin Curnatası (1997)

DERLEMELERİ

Mülkiyeli Şairler (1966)

Yüz Aşk Şiiri (1967)

Şiir Çevirileri

Yürek ki Paramparça (1995)

DİĞER ÇEVİRİLERİ

Gelinlik Kız (E. Ionescu- 1964)

Küçük Prens (A. De Exupery- 1965)

Bir Aşk Kırgınının Şarkısı (Apollionaire- 1965)

Günümüz Sağcı Fikirleri (S. De Beauvoir- 1966)

Sade'ı Yakmalı mı? (S. De Bauvoir-1966)

İhtilalin Özü (Mao Zedung-1967)

Amerika Birleşmemiş Devletleri (V. Pozner- 1967)

Aşkın Suçları (M. De Sade-1967)

Palto (Gogol-1968)

Yeşil Papa (Asturias-1967)

Gök Cephesi (N. Dinh- 1968)

Küçük Prens (A. De S. Exupery- 1975)

32 Saat Özgürlük (G. Hernadi- 1968)

Milli Kurtuluş Cephesi (D. Bravo- 1969)

Emperyalizm, Kapitalizmin En Yüksek Aşaması (Lenin- 1974)

Dine Karşı Düşünce Tarihi (A. Bayet- 1970)

Bir Aşk Kırgınının Şarkısı (Apollinaire-1970)

Büyük Ahlak Doktrinleri (F. Gregoire-1971)

Vadideki Zambak (Balzac-1985)

Nekrassov (Sartre-1971)

Gönül ki Yetişmekte (Flaubert- 1971)

Goriot Baba (Balzac- 1974)

Meyhane (E. Zola- 1974)

Çin Uyanınca (A. Peyrefitte- 1975)

Venezuela Makiliklerinde Douglas Bravo Konuşuyor ( 1976)

Mutluluk Getiren Seks (1976)

Emeğin ve Emekçinin Tarihi (P. Brizon- 1977)

Faşizmin Analizi (Macciocchi-1977)

Kırmızı Balon (Lamorisse- 1980)

Yarını Bilen Adam Nostradamus (Fontbrune- 1982)

Bir Tanem (Marceau- 1991)

EN SEVİLEN ŞİİRLERİNDEN BAZILARI

Sizin Hiç Babanız Öldü mü?

Sizin hiç babanız öldü mü?

Benim bir kere öldü kör oldum

Yıkadılar aldılar götürdüler

Babamdan ummazdım bunu kör oldum

Siz hiç hamama gittiniz mi?

Ben gittim lambanın biri söndü

Gözümün biri söndü kör oldum

Tepede bir gökyüzü vardı yuvarlak

Şöylelemesine maviydi kör oldum

Taşlara gelince hamam taşlarına

Taşlar pırıl pırıldı ayna gibiydi

Taşlarda yüzümün yarısını gördüm

Bir şey gibiydi bir şey gibi kötü

Yüzümden ummazdım bunu kör oldum

Siz hiç sabunluyken ağladınız mı?

Beni Öp Sonra Doğur Beni

şimdi

utançtır tanelenen

sarışın çocukların başaklarında.

ovadan

gözü bağlı bir leylak kokusu ovadan

çeviriyor o küçücük güneşimizi.

taşarak evlerden taraçalardan

gelip sesime yerleşiyor.

sesimin esnek baldıranı

sesimin alaca baldıranı.

ve kuşlara doğru

fildişi rüzgarın tavrı.

dağ güneş iskeleti.

tahta heykeller arasında

denizin yavrusu kocaman.

kan görüyorum taş görüyorum

bütün heykeller arasında

karabasan ılık acemi

– uykusuzluğun sütlü inciri –

kovanlara sızmıyor.

annem çok küçükken öldü

beni öp, sonra doğur beni.

Sevgilim Bir Günün

Sevgilim, bir günün ortası şimdi

Taşıtlar hızla gelip geçiyor, her yer kalabalık,

Ben seni düşünüyorum bir bodrum kahvesinde

Uzat bana uzat ellerini

İzinli askerler görüyorum, kırıtarak yürüyen işçi kızlar

İstanbul her günkü yaşantısı içinde, uğultulu,

Güvercinler güneşten bir sessizliği biriktiriyor

Ben seni düşünüyorum seni

Hani tıpkı o ilk günlerdeki gibi

Kalbim diyorum kalbim

Daha dün tezgâhtan çıkmış bir su sayacı gibi

Aşkı anılar besliyor düşler kadar

Bu yüzden diyorum ki aşk eskidikçe aşktır

Sevgi eskidikçe sevgi.

Günümüz ekmeğimiz, türkümüz

Çoluğumuz çocuğumuz

Binalar yan yana yükselip gidiyor

Vapurların ağzı köpük içinde

Uzaklarda ne kapılar açılıyor

Trenin biri bir istasyona varıyor

Ordan çıkıyor biri.

Her şey biliyor her şey

Sen biliyor musun bakalım

Seni nice sevdiğimi?

Üstüne titrediğimi?

Geldiğimi?

Gittiğimi

Hadi!

İki Kalp

İki kalp arasında en kısa yol:

Birbirine uzanmış ve zaman zaman

Ancak parmak uçlarıyla değebilen

İki kol

Merdivenlerin oraya koşuyorum,

Beklemek gövde gösterisi zamanın;

Çok erken gelmişim seni bulamıyorum,

Bir şeyin provası yapılıyor sanki.

Kuşlar toplanmışlar göçüyorlar

Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

(Kaynak:sözcü.com.tr)

8
0
0
Yorum Yaz