Eyvah Evleniyorum!

2017-03-08 10:26:00
Eyvah Evleniyorum! |  görsel 1

Yavaş yavaş kışla vedalaşıp baharın enerjisi hissedilmeye başlandı. E doğal olarak düğünlerin yoğun olduğu günler de geliyor. Davetli olmak işin eğlenceli kısmı. Peki ya düğün sahibi sizseniz? Her geçen gün telaşınız artacak, eliniz ayağınıza dolaşacak. İşte size unutmamanız gerekenlerden oluşan bir liste… 1- Davetiye listesi İlk olarak davetli listenize en net şekli vermelisiniz. Düğün organizasyonu, davetiyeler, hediyeler, yemekler gibi birçok şey bu sayıya göre değişiklik gösterecektir. Bu liste sizi gereksiz masraftan koruyacaktır. 2- Mekan Düğün mekanını detaylı bir şekilde inceleyip hayalinizdeki küçük ayrıntıları planlamak için kendinize bir gün vakit ayırın. 2- Fotoğrafçı seçimi Fotoğraf ve video çekimi için çalışacağınız kişileri ne kadar erken seçerseniz o kadar iyi olacaktır. Tamamen içinize sinene kadar tüm portfolyaları incelemeye çalışın. 4- Gelinlik Gelinlik seçiminizi hala yapmadıysanız bir an evvel işe koyulsanız iyi olacak. “İçime sinmedi ama daha iyisine vakit yoktu.” demek istemezsiniz. 5- Balayı tatili Balayı tatiliniz için seçim yapıp rezervasyonu da hallettiğinizde hem promosyonlu fiyatları yakalayabilir hem de üzerinizden büyük bir stresi atabilirsiniz. Eğer yurtdışına çıkmak istiyorsanız pasaport ve vize işlemleri ile de ilgilenmek için vakit ayırmanız gerekecek. 6- Düğün pastası Farklı yemek seçenekleri içinde kaybolmadan doğru tercihi yapmak için tadım testlerine başlamanız gerek. Aceleye gelmeyecek önemli konulardan biri de yemek. Ne de olsa yüzlerce kişi misafir ağırlayacaksınız… En az yemek kadar önemli bir diğer konu da düğün pastanız. 7- Ev eşyaları Mobilyalar konusunda kararsız ... Devamı

Ayrılıklardan nasıl ve ne kadar etkileniriz?

2017-02-27 18:40:00
Ayrılıklardan nasıl ve ne kadar etkileniriz? |  görsel 1

Kimisi boşanmayı ve ayrılığı daha kolay kabullenir kimisi içinse bu zaman dilimi çok daha yorucu olur. Ayrılık süreci insanın kendisiyle ilgili bazı gerçekleri yansıtan bir süreçtir. Uzun dönemli ilişkilerde kendi kimliğiniz eşinizinkiyle giderek iç içe geçmiş bir hal alır. 19. yüzyılda yaşamış İngiliz şair Elizabeth Barrett Browning'in kocası Robert Browning'e dediği gibi "Seni sadece sen olduğun için değil, senin yanındaki ben için seviyorum. Seni sadece kendi halin için değil, beni soktuğun hal için seviyorum. Seni, bende ortaya çıkardığın şeyler için seviyorum". Öyle ki bazen eşimizin özelliklerini kendimizinkilerle karıştırdığımız bile olur. Peki ayrılık söz konusu olduğunda kişiliğimiz büyük bir değişime uğrar mı? Sahip olduğumuz kişilik tipi ayrılığa tepkimizi, uzun süre bekâr mı kalacağımızı yoksa çabucak yeni bir ilişkiye mi gireceğimizi etkiler mi? Cinsiyet farkı BBC'nin haberine göre, bu soruların cevabı bir ölçüde cinsiyete bağlıdır. 2000 yılında ABD'de yayımlanan bir araştırmaya göre boşanma kadınları ve erkekleri farklı etkiliyor. Paul Costa Junior ve ekibi 40'lı yaşlardaki 2000 kişiye kişilik testi uygulamış, aynı testi 6-9 yıl sonra yeniden uygulayıp yaşamlarında geçirdikleri önemli olayları sorgulayarak kişiliklerinin ne kadar değiştiğini anlamaya çalışmıştı. Boşanan kadınların daha dışa dönük ve yeni tecrübelere açık hale geldiği görülmüş, araştırmacılar bunu ayrılığın özgürleştirici etkisine bağlamıştı. Boşanan erkeklerin ise tersine daha özensiz ve sorumsuz olduğu gibi duygusal bakımdan istikrarsız oldukları görülmüş, bu boşanmanın erkekler üzerinde moral bozucu bir etki yaratmasına bağlanmıştı. Fakat diğer araştırmalardan ... Devamı

Romantik sevgililer günü mesajları

2017-02-14 10:49:00
Romantik sevgililer günü mesajları |  görsel 1

Sevgililer Günü geldi, sevdiğinizi ihmal etmeyin. Sevgilinize bu özel günde gönderebileceğiniz en romantik ve hoş Sevgililer Günü mesajlarını sizler için derledik. Uzun yıllardır ülkemizde de kutlanılan Sevgililer Günü tüm dünyada birbirini seven çiftler için ilişkilerini kutlamak adına özel bir gün. Çiftlerin kutlama yapmaları için bir başka vesile olan olan Sevgililer Günü’nde sevgililer, eşler, biribirlerine romantik sevgililer günü mesajları gönderiyor, hediyeler veriyor ve bu özel gün ,.,m romantik bir akşam yemeği, eğlence vb. gibi etkilinkler planlıyorlar. Romantik bir akşam yemeğini kendiniz hazırlayabilirsiniz ama yumurta bile kıramıyorsanı dışarıda pek çok seçenek mevcut. Sevgiliniz kendiniz güzel bir hediye yapabilirsiniz ama vida bile sıkıştıramıyorsanız; dükkanlarda pahalı, ucuz, komik pek çok farklı hediye bulabilirsiniz Sevgilinize romantik, hoş bir mesaj yazabilirsiniz ama yazıyla aranız pek iyi değilse aşağıda sizler için derlediğimiz güzel sevgililer günü mesajlarından birini seçip sevdiğiniz gönderebilirsiniz. SEVGİLİLER GÜNÜ MESAJLARI Sen benim hayatımda olduğun sürece, ne sen kimseye rakip ne de kimse sana rakiptir. Daha nice sevgililer gününde beraber olmayı diliyorum. Yüreğim hafif ıslaktır benim kuytu köşelerde ağlamaktan ve rengi hafif uçuktur kurusun diye kaç kez güneşe asmaktan. Sevgililer günün kutlu olsun aşkım. Sevgililer gününde beyaz bir güvercin yolluyorum sana; kanatlarında mutluluk, yüreğinde sevgi ve sadakat, karbeyaz tüylerinde umut ve gagasında iyi geceler öpücüğü, yanağını uzat. Yüreğin kadar yanındayım. Kendini yalnız hissettiğinde elini kalbine koy; ben hep ordayım! Hadi gel tut e... Devamı

İşte Sevgililer Günü'nde en çok alınan hediye

2017-02-13 19:44:00
İşte Sevgililer Gününde en çok alınan hediye |  görsel 1

Her yıl tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de çiftler tarafından heyecanla kutlanan 14 Şubat Sevgililer Günü’nü en çok evli erkeklerin kutladığı ortaya çıktı. Yapılan anketlere göre, Türkiye’de bu özel günü yüzde 41 oranında evli erkekler kutlarken, bekarların ise yüzde 31’inin Sevgililer Günü kutladığı belirlendi. Yine evli erkeklerin yüzde 40’ı bekarlara göre daha fazla hediye alırken, çiftler Sevililer Gününde en çok akşam yemeğine çıkmayı tercih ediyor. Hediye tercihlerine bakıldığında erkekler eşlerine ya da sevgililerine en çok çiçek alırken, kadınların giyecek tercih ettiği saptandı. Genel olarak ise en çok alınan hediyenin kolye olarak öne çıktığı tespit edildi. Medya Takip Ajansı Interpress’in Sevgililer Günü’ne özel yapmış olduğu araştırmaya göre, çeşitli etkinlikler, kampanyalar ve hediye alma başta olmak üzere son bir yılda “Sevgililer Günü” ile ilgili televizyon, internet ve yazılı basına 57 bin 741 haber yansıdığı tespit edildi. Devamı

Victoria's Secret meleklerinden Sevgililer Günü tavsiyeleri

2017-02-12 18:16:00
Victorias Secret meleklerinden Sevgililer Günü tavsiyeleri |  görsel 1

Victoria's Secret modelleri, Sevgililer Günü'ne özel tavsiyelerde bulundu. Sevgililer Günü'nü en mükemmel şekilde geçirmenin yolu ne? Sevgiliniz için ne yapmalı, nasıl bir hediye seçmelisiniz. Tüm dünyanın takip ettiği Victoria's Secret modelleri Sevgililer Günü'ne özel tavsiyelerde bulundu.  İşte Haber Türk'ün derlediği haberden satırbaşları: ADRIANA LIMA: Sevgililer Günü, yılın herhangi bir gününden farklı olarak 'sadece' sevgilinizle özel bir şeyler paylaşabileceğiniz bir gün. Sevgilinizin uzun süredir yapmak istediği şeyleri dikkatlice düşünüp bulun ve onu daha mutlu etmek için o çok istediği şeyi ikiniz birlikte yapın. SARA SAMPAIO: Sevgilinize, eşinize hediye almadan önce onun dolabında gizli bir dedektiflik oyunu oynayın. Bedenini öğrenin, mağazaya gittiğinizde zorlanmayın. Unutmayın kadınlar her zaman iç çamaşırı ve parfümü çok sever. Tam onun bedenine göre bir iç çamaşırıyla gönlünü kazanabilirsiniz. En sevdiği çiçeği, tatil adresini, rengi kafanızda canlandırıp bunlara uygun bir parfüm alabilirsiniz. ALESSANDRA AMBROSIO: Sevgilinizin çok uzun bir süre aklından çıkmayacak benzersiz bir şeyler yapmak istiyorsanız, vereceğiniz hediye ya da yapacağınız planın üzerinde en ince ayrıntısına kadar düşünmelisiniz. JOSEPHINE SKRIVER: Bence sevgilinize vereceğiniz en seksi hediye onun için süslenmek. Sevgilimi yaptığım bir kombinle şaşırtmayı çok seviyorum... MARTHA HUNT: Sevgililer Günü'nde konfor alanınızdan çıkıp cesaret gerektiren bir şeyler yapmalısınız. ELSA HOSK: Yıl boyunca sevdiğim insanlara küçük hediyeler almayı &cced... Devamı

Aşık olan kişide bunlar oluyor

2017-02-10 19:44:00
Aşık olan kişide bunlar oluyor |  görsel 1

İnsanın hayatı boyunca tadabileceği en tarifsiz duygu aşk, sadece kalbi değil beyni ve bedeni de esir alıyor! Aşık olan kişinin beyninde adeta hormon fırtınası yaşanıyor. Önce haz ve keyif veren dopamin, sonra mutluluk veren seratonin, ardından da ‘bağımlılık’tan sorumlu oksitosin hormonu salgılanmaya başlıyor. Beynin ‘empati’ ile ilgili bölgesinin devreye girmesiyle büyük aşkın hiçbir kusuru görülmez oluyor. Böylece ‘aşkın gözü kördür’ sadece bir deyim olmaktan çıkıyor ve bilimsel bir gerçeğe dönüşüyor! Her insanın hayallerini süsleyen ‘aşk’ın, sadece duygusal değil aynı zamanda fizyolojik bir durum olduğunu belirten Türkiye İş Bankası iştiraki Bayındır İçerenköy Hastanesi ve Levent Tıp Merkezi Ruh Sağlığı Hastalıkları Uzmanı Dr. Esra Uğurlu Koçer, ‘aşk’ın meydana getirdiği fizyolojik ve duygusal değişimleri anlattı: Aşk, sanki yıllardır eksikliği hissedilen, bulunduğunda da hayatın tüm anlamının değişeceğine inanılan bir duygu olarak tanımlanabilir. Eksikliğini tamamlama isteği ve tamamen bir arama davranışıyla yola çıkan insanoğlu, bulduğunda da bu duyguya adanmışlık hissi ile teslim olur. Öyle bilinçli bir durum da olmadığı için genellikle tercihler söz konusu olmaz. “Başa gelen çekilir” gibi, başa gelince yaşanan bir durum olarak devam eder. Beynime bir haller oluyor! Aşk, sadece duygusal değil aynı zamanda fizyolojik bir süreçtir. Aşık olan kişinin davranışlarında değişiklikler ortaya çıkar. Bu değişiklikleri de fizyolojik süreçler belirler. Aşk, insan beyni için bir çeşit haz kaynağıdır. Bu sistem, ödül ile yakından ilişkili dopamin (DA) salınımı ile aktive olur (haz, keyif). Dopamin ile ilişkili bu sistem, seratoninin (mutluluk hormonu) de azalmasına... Devamı

Bir ilişkiden beklenen 10 şey!

2017-02-05 11:23:00
Bir ilişkiden beklenen 10 şey! |  görsel 1

Kadınlar ve erkekler bir ilişkiden ne bekler? Posta yazarı Mehmet Coşkundeniz bir kadının ve bir erkeğin sevgilisinden beklediği 10 şeyi yazdı... 1- Saygı ve nezaket Bir kadın öncelikle bir insan, bir birey olduğu için sizden saygı bekler. Daha sonra da bir kadına göstermeniz gereken asgari nezaketi bekler. Ona kapıyı açmanızın, koltuğunu çekmenizin, bir şey isterken lütfen demenizin erkekliğinizden bir şey götürmeyeceğini bilin lütfen. 2- Özel olduğunu hissetmek Sevgiliyseniz, o kadın sizin için dünyadaki en özel insandır. Öyleyse bunu ona hissettirmelisiniz. Başkalarına davrandığınız gibi davranamazsınız. Klişe sözcükleri bırakın, ona özel sözcükler bulun. 3- Dürüst davranmak Ne olursa olsun, hangi koşulda olursa olsun yalan söylemeyin. Bu yalanlar kadının dünyasında gerçekten onarılmaz yaralara neden oluyor. Evet, affetmiş gibi görünüyorlar ama bunu içlerinde mutlaka biriktiriyorlar. İyisi mi en kötü koşulda dahi dürüst olun. O zaman siz de saygı kazanırsınız. 4- İlgi ve sorumluluk Kadınların en çok yakındığı şey, ilgisiz ve ilişki sorumluluğunu taşıyamayan erkekler. Hem bu atla deve değil ki! Bu arada kadınların ilgiden kasıtları günde 3-5 mesaj atıp “Seni seviyorum” yazmak değil. Seviyorsanız, ilişkinin sorumluluğunu taşıyın ve bunu ona gösterin. 5- Kaçak oynamamak Sevgiliyseniz, sevgilisinizdir. Bir gün öyle, bir gün böyle davranmayın. İlişkinizin arkasında durun ve bunu birlikte olduğunuz kadına gösterin. Bir hafta telefon, mesaj yağmuruna tuttuktan sonra birden “Çok işim var seni arayamıyorum” noktasına gelmeyin. 6- Birlikte eğlenebilmek Bir yemekte, bir kulüpte, bir sinemada, hatta evde birlikte eğlenmek kadar güzel bir şey yoktur. Siz eğlenceden sad... Devamı

Türkiye'nin en çok boşanma nedenleri

2017-01-23 21:10:00
Türkiyenin en çok boşanma nedenleri |  görsel 1

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından ailelerin yaşam biçimi ve değer yargılarına ilişkin araştırma yapıldı. Bu araştırmaya göre Türkiye'de en çok boşanma nedenleri ve boşanma oranları belirlendi... Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK) tarafından ailelerin yaşam biçimi ve değer yargılarına ilişkin araştırma yapıldı. Bireylerin aile ortamındaki yaşam biçimlerine ve aile hayatına ait değer yargılarına ilişkin bilgi derlenmesi amacıyla yapılan araştırma kapsamında en az bir kez boşanmış kişilerin boşanma nedenleri incelendi. İşte Türkiye’de boşanma nedenleri ve en önemli boşanma nedenlerinin oranları… 1- Aile içi cinsel taciz Kadınların aile içi cinsel taciz nedeniyle boşanma oranı: Yüzde 2,8 Erkeklerin aile içi cinsel taciz nedeniyle boşanma oranı: Yüzde 0,2 Toplam aile içi cinsel taciz nedeniyle boşanma oranı: 1,5 2- Hırsızlık, dolandırıcılık, gasp, taciz vb. suçlar Kadınların Hırsızlık, dolandırıcılık, gasp, taciz vb. suçlar nedeniyle boşanma oranı: Yüzde 2,9 Erkeklerin Hırsızlık, dolandırıcılık, gasp, taciz vb. suçlar nedeniyle boşanma oranı: Yüzde 1,1 Toplam hırsızlık, dolandırıcılık, gasp, taciz vb. suçlar nedeniyle toplam boşanma oranı: Yüzde 2,0 3- Eşin tedavisi güç bir hastalığa yakalanması Kadınların eşin tedavisi güç bir hastalığa yakalanması nedeniyle boşanma oranı: Yüzde 2,5 Erkeklerin eşin tedavisi güç bir hastalığa yakalanması nedeniyle boşanma oranı: Yüzde 2,4  Toplam eşin tedavisi güç bir hastalığa yakalanması nedeniyle boşanma oranı: 2.4 4- Madde bağımlılığı Kadınların madde bağımlılığı nedeniyle boşanma oranı: Yüzde 4,3 Erkeklerin madde bağımlılığı nedeniyle boşanma oranı: Yüzde 0,7 Toplam madde bağımlılığı nedeniyle boşanma oranı: Yüzde 2,... Devamı

Aldatan eşle birlikte olan kişinin tazminat sorumluluğu var mıdı

2016-12-21 10:23:00
Aldatan eşle birlikte olan kişinin tazminat sorumluluğu var mıdı |  görsel 1

Pek çok boşanma davasında tazminat talebi, eşlerin çatışma yaşadığı konuların başında geliyor. Peki aldatan eşle birlikte olan kişinin tazminat sorumluluğu var mı? Medeni yasanın boşanmaya ilişkin sebepleri düzenlediği hükümleri anlatan Avukat Ebru Şahin, "evli bir kimsenin evlilik dışı birlikteliğinin diğer eşin sosyal kişilik değerlerine saldırı niteliğinde" olduğuna dikkat çekerek hukuki sonuçlarını anlattı. Avukat Ebru Şahin'in konu hakkında yaptığı açıklama şöyle: Medeni yasamızın boşanmaya ilişkin sebepleri düzenlediği hükümlerde, 'zina' ya da sadakatsizlik, bir diğer adıyla aldatma, en ağır kusurlu haller arasında sayılmıştır. Bu hüküm esasen yine M.K. 185. maddesinde belirtilen, 'Evlenmeyle eşler arasında evlilik birliği kurulmuş olur, Eşler birlikte yaşamak, birbirlerine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadırlar' şeklindeki ifadesinde gerçek anlamını bulmaktadır. Medeni yasanın 174. maddesinde ise, 'Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir' demektedir. Tüm bu hükümlere bakıldığında, medeni yasada eşlerin birbirlerine ve evlilik birliğine karşı yükümlülükleri ile bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde ortaya çıkan boşanma halinde oluşacak sonuçların ve kusursuz eşin kişilik haklarının zarara uğraması halinde diğer eşten talep edebileceklerinin neler olduğunun da belirlendiği görülmektedir. Zina, sadakatsizlik ya da toplumda en bilinen ismiyle 'aldatma', diğer eşin duygusal dünyasında en ağır yıkımı oluşturan eylemdir. İşte bu durumda medeni yasamız aldatılan kusursuz eşe aldatan eşten manevi tazminat isteyebilme hakkını vermiştir. Peki aldatan eşle birlikte olan, onun sada... Devamı

Evlenmeden Mutlaka Yapmanız Gerekenler

2016-11-19 11:35:00
Evlenmeden Mutlaka Yapmanız Gerekenler |  görsel 1

Evlilik; öncesinde ne kadar uzun süren bir birliktelik olsa da ilişkinin başka bir boyuta taşınmasını sağlar. Bu yüzden evlenmeden önce yanlış bir karar vermemek için dikkatli olmak gerekir. İşte evlenmeden önce yapmanız gerekenler; Değişeceğine inanmaktan vazgeçip onu olduğu gibi kabul edip edemeyeceğinizden emin olun. Gelecekten beklentilerinizi masaya yatırın 5 çocuk hayali olan bir adam ve çocuklardan hoşlanmayan bir kadının evlenmesinin ne kadar gerçekçi olduğunu düşünün. Ona aşık olmanız evlenmek için yeterli değildir. Ailesi ve arkadaşlarıyla tanışın, ailesi ile evlenmeyeceğiniz argümanından yavaşça uzaklaşın. Problemlerinizi göz ardı etmek yerine konuşmayı deneyin. Evlendikten sonra hallederiz riskini asla almayın. Maddi konularda anlaşmaya ve tartışmaya başlayın. Evlilik masraflarından başlayın birikim planlarına kadar her detayı tartışın. Para işin içine girdiğinde ilişkilerde ciddileşir ve değişir. Devamı

İlk buluşma gününe özel 10 tüyo

2016-11-11 10:11:00
İlk buluşma gününe özel 10 tüyo |  görsel 1

Gördünüz, etkilendiniz, tanıştınız ve ilk buluşma gününüz geldi çattı. Belki de uzun bir beraberliğin ilk adımını atacaksınız.  İşte tam da o güne sizi hazırlayacak tüyolar... Müstakbel sevgiliniz ya da belki gelecekteki eşinizle ilk buluşmanız için gün belirlediniz. Ne giydiğinizden nasıl davrandığınıza kadar her ayrıntının hayati etkiler yarattığını unutmayın. Peki müstakbel sevgiliniz, belki de gelecekteki eşinizle ilk buluşmanızda nelere dikkat etmelisiniz?  İşte cevabı… *Özenle hazırlanmalı, temiz ve sade kıyafetler giymeli, bakımlı olmalısınız. Kendinizi rahat hissetmediğiniz kıyafetleri asla giymeyin. *Buluşmaya mutlaka konuşup sözleştiğiniz zaman dilimi içinde gidin ve yeri önceden öğrenin. *İlk buluşmada çok uzun sürmemeli. Bu nedenle önce akşam yemeği yemek yerine bir kafede bir şeyler içmek için buluşulmalı. *Güvenlik açısından gündüz saatlerini ve kalabalık yerleri tercih edin. *Buluşmaya gitmeden önce üzerinizdeki stresi atın. İlk randevuyu gözünüzde fazla büyütmeyin. *Görüşme esnasında rahat, içten ve sıcak olun. *Karşınızdaki kişiyi sorgulamak yerine anlamaya çalışın, pozitif olun. Güleryüz her zaman işe yarar. *Genel konulardan konuşun. Gerginlik ve karamsarlık yaratan konuları tercih etmeyin. *Kendiniz olun. Ama ilk görüşmede asla mahrem konulardan bahsetmeyin. *Tanıştığınız kişiler sizden hemen çok özel bilgilerinizi isteyebilir. Karşınızdaki insana emin olmadan bu bilgileri vermeyin.... Devamı

Aşık olduğumuz kişiyi neden unutamayız

2016-10-04 18:53:00
Aşık olduğumuz kişiyi neden unutamayız |  görsel 1

Uzman Psikolog Özge Genlik aşık olduğumuz kişiyi neden unutamadığımızı anlattı… Aşık olduğumuz kişiyi unutmak yerine anlamlandırmamız gerekir. Unutmaya çaba gösterdikçe beyin yeniden o kişiye ilişkin çağrışım yapacaktır ve bu kişi ile olan anılarınızı güçlendirecektir.Bu nedenle unutmaya çalışırken daha çok bağlandığınızı hatta bağımlı hale geldiğinizi gözlemleyebilirisiniz.Bir yağın damıtılması gibi ilişki sürecinin deneyimlerinin özümsenmesi için belirli bir sürece ihtiyaç vardır. “Çifte kumrular” sürecinden “özgür ruh” sürecine geçişteki özümseme sürecini bir kaybın ardından deneyimlenen yas sürecine benzetebiliriz. Öncelikle inkar ederiz aşık olduğumuz kadını ya da erkeği halen yaşamımızda var edebilmek için elimizden geleni yaparız. Gerçeklikte olan; o kişiye atfettiğimiz anlamın yaşantımızdaki varoluş mücadelesidir. Örneğin; anlayış, şefkat, merhamet, koşulsuz sevgi, değişim, özgürlük…vb. Zannederiz ki o kişi yaşamımızdan ayrıldığında duyumsadığımız “şefkat” de gidecek. Veya bugüne değin kimse size onun gibi derinden anlamamış olabilir, “öz”den öz”e kurduğunuz iletişimin hiç bitmemesini isteyebilirsiniz. Bir daha kimsenin sizi onun gibi dinleyemeyeceğini, anlayamayacağını, hissedemeyeceğini hissedebiliyor olabilirsiniz. İnkar sürecinde zihin gerçekçi olmayan düşünceler üretir. Düşüncelerinizi sadece gözlemleyin bu şekilde aşık olduğunuz kişinin yaşamınızda neyi göstermeye çalıştığını fark edebilirisiniz. Sonrasında “öfke” duygusunu deneyimleriz. Kendimize ya da aşık olduğumuz kişiye yönelik “öfke” hissederiz çünkü aslında “çaresiz” ... Devamı

Aşık olduğunuzun 13 “bilimsel” göstergesi

2016-10-01 11:22:00
Aşık olduğunuzun 13 “bilimsel” göstergesi |  görsel 1

Aşkın biyolojik temelleri üzerine çalışan Antropolog Helen Fisher, beynin “aşık olma” evresinin kendine has ve iyi tanımlanabilecek bir zaman dilimi olduğunu söylüyor ve bu süreç içerisinde olduğunuzu kanıtlayan 13 işareti sizlere sunuyor. 1.“Bu, özel bir kişi” Aşık olduğunuzda, karşınızdaki kişinin eşsiz ve özel olduğunu düşünmeye başlarsınız ve bu görüşünüz başka insanlara karşı romantik bir tutku beslemenize de engel teşkil eder. Fisher ve çalışma arkadaşları, bu düşünce yapısının beyindeki merkezi dopamin seviyesindeki artıştan kaynaklandığını düşünüyorlar. 2.“O, mükemmel biri” Gerçekten aşık olan kişi karşısındakinin tüm olumsuz yönlerini görmezden gelerek, onun yalnızca pozitif özelliklerine odaklanıyor. Ayrıca bu aşık kişiler, kendilerine sevdiği kişiyi anımsatacak ufak gündelik olay ve objelere takılı kalıyor ve hayal kurmaya başlıyorlar. Araştırmacılar, bu “odaklı ilginin” hem yükselen dopamin seviyesinin hem de noradrenalinin ani yükselişinin bir sonucu olabileceğini vurguluyor. 3.“Ben mahvoldum” Aşık olmak, insanı duygusal ve fizyolojik bir dengesizliğe sürüklüyor. Aşk sizi neşeye, kalp çarpıntısına ve uykusuzluğa sürüklerken aynı zamanda anksiyeteye, paniğe ve umutsuzluğa neden olabiliyor. Bu ani durum değişiklikleri, uyuşturucu bağımlılarının davranışsal bozukluğuyla paralellikler gösteriyor. Çalışmalar, aşık kişinin sevdiğinin fotoğrafını gördüğü anda beyinde gerçekleşen aktivite ile uyuşturucu alınan anda beyindeki hareketliliğin aynı bölgelerde gerçekleştiğini ortaya koyuyor. Araştırmacılar, aşık olmanın bir tür bağımlılık olduğu iddiasında bulunuyor. 4.“Zorlukların üstesinden gelmek bizi daha da yakınl... Devamı

Bu 2 davranış ilişkinizin ömrünü belirliyor

2016-09-07 22:01:00
Bu 2 davranış ilişkinizin ömrünü belirliyor |  görsel 1

Amerikalı Psikolog John Gottman geçtiğimiz 40 sene boyunca binlerce çiftin üzerinde ilişkilerle ilgili araştırmalar yapmış. İlişki doktoru olarak da bilinen Gottman, çiftleri kısa bir süre gözlemledikten sonra, %94 gibi korkutucu bir doğruluk oranıyla hangilerinin uzun ve mutlu ilişkiler yaşayacağını, hangilerinin ise ayrılacağını tahmin edebilir hale gelmiş.  Gottman’ın araştırma sonuçlarına göre ilişkinizin ne kadar süreceğini belirleyen iki temel davranış şekli var: 1.Duyarlı Davranmak Duyarlı ve nazik davranışlar karşınızdakine önemsendiğini, anlaşıldığını ve sevildiğini hissettiriyor.  Shakespeare’in ölümsüz âşıkları Romeo ve Juliet’in dizeleri insan doğası ile ilgili çok önemli bir gerçeği o kadar güzel anlatıyor ki: ‘’Cömertliğim deniz gibi engin. Aşkım öylesine derin! Senin için ne kadar çok şey verirsem, bana çok daha fazlası geri geliyor.Çünkü kaynak sonsuz’’.  Nazik ve duyarlı davranışlara maruz kalan kişilerin bir süre sonra kendilerinin de aynı şekilde davranmaya başladığını gösteren birçok kanıt var. Bu zamanla karşılıklı aşkı, sevgiyi ve bağlılığı arttırıyor.  Duyarlı ve nazik olmak sabit bir kişilik özelliği değil. Aslında daha çok bir kas gibi düşünebilirsiniz. Bazı insanlarda daha gelişmiş, diğerlerinin ise çalışması gerekiyor. Shakespeare’in de dediği gibi siz karşınızdaki kişiye ne kadar nazik ve duyarlı davranırsanız, bir süre sonra ondan daha fazlasının size geri geleceğine inanabilirsiniz. Doğal olarak duyarlı ve nazik davranmanın en zor olduğu zamanlar kavga anları. Duyarlılık, kızgınlığı bastırmak ve gizlemek anlamına gelmiyor. Kızgınlığı ifade ediş şeklini belirliyor. Mesela, eğer eşiniz veya sevgiliniz geç kaldıysa, ‘’ay... Devamı

Başarılı evliliğin sırrı

2016-08-22 19:40:00
Başarılı evliliğin sırrı |  görsel 1

Psikolog Işıl Göztepe başarılı evliliğin sırrını söyledi: Değişime uyum sağlayan, uygun sınırlar koyabilen, kişiler arası ilişkilerde açık ve etkin bir iletişim tarzı benimseyenler sağlıklı evlilikte başarılı olur. Evliliğin, tarihsel ve kültürel temelleri olan resmi, duygusal, davranışsal ve biyolojik yönleriyle sosyal bir sistem olduğunu belirten Koru Ankara Hastanesi Psikoloji Uzmanı Işıl Göztepe, sağlıklı evliliğin nasıl olduğunu anlattı. Göztepe, “Evlilik yetişkin yaşantısındaki en önemli ilişki sistemlerinden biri. Evlilik sistemi, sürekli değişim içerisindedir. Yaşam döngüsü içerisinde kimi zaman aile sistem döngüsü sağlıklı ve işlevsel olabilirken; kimi zaman sağlıksız olabilmektedir”dedi.  YAŞANAN SORUNLARA DUYGUSAL TEPKİ VERMEYİN Sağlıklı evliliklerin mutlu ve dengeli evlilikler olduğunun altını çizen Psikoloji Uzmanı Göztepe, “Yaşadıkları sorunlara duygusal tepkiler vermezler; uygun baş etme yöntemleri geliştirirler. Sağlıklı evlilik; değişime uyum sağlayan, uygun sınırlar koyabilen, kişilerarası ilişkilerde açık ve etkin bir iletişim tarzı benimseyen, ilgi, sevgi ve yakınlığı paylaşan, birbirlerine güvenen, bağlanan, kriz dönemlerini yönetebilen çiftlerin evliliğidir. Bahsedilen bu özellikler ailelerin sağlıksız örüntüler göstermeyeceği anlamına gelmez” diye konuştu. EVLİLİKTE MUTLULUĞU YAKALAYAMAYAN ÇİFTLERDE DEPRESYON BAŞLIYOR Sağlıklı ailelerde de zaman zaman sağlıksız örüntüler görülebildiğini ifade eden Koru Ankara Hastanesi Psikoloji Uzmanı Göztepe, önemli olanın ailenin kısa zamanda dengesine kavuşabilmesi ve sistemin yaralarını sarabilmesi olduğunu belirtti. Sağlıklı olmayan ilişkilerin bireylerin ruh sağlıkları açısından önemli olduğunu anlatan Göztepe sözlerini ş... Devamı

Aldatmanın nedeni: Genetik

2016-08-15 19:51:00
Aldatmanın nedeni: Genetik |  görsel 1

Bilim adamları aldatmanın genetik olduğunu açıkladı. Aldatan babanın oğlu da aldatmaya meyilli oluyor. Aynı durum kadınlarda da geçerli. Avustralya Quennsland Üniversitesi'nden bilim adamlarının yaptığı araştırmaya göre kadınlar ne yaparsa yapsın genlerinde aldatma varsa bir şekilde partnerlerine sadakatsizlik ediyor. Bilim adamları kadınların %40'ının aldatmaya meyilli olduğunu ve bunun sorumlusunun genleri olduğunu açıkladı. Aldatmak, AVPRIA isimli bir gen değişiminden kaynaklanıyor. Araştırmanın sonuçlarına göre genetik yapı kadınların eşlerini ne sıklıkla aldatacağını gösteriyor. psikolog Brandon Zitsch, kadınlarda buna neden olan genin ilk kanıtlarını ortaya çıkardı. Yaşları 18-49 arasında değişen 7300 uzun süreli ilişki yaşayan ikiz incelendi. Özel testlerle kimlerin aldattığı kaydedildi. Sonuçlara göre kadınların %6.4 ve erkeklerin %9.8'i birlikte oldukları kişileri en az 1 kere aldatmış. Bazılarının ise birden çok sevgilisi olmuş. Bilim adamları konuyla ilgili daha fazla çalışma yapılması gerektiğini çünkü insan davranışlarının binlerce geni etkileyebileceğini belirtti. Devamı

En çok aldatılan yaş 39’muş!

2016-08-05 19:03:00
En çok aldatılan yaş 39’muş! |  görsel 1

Aldatma üzerine yapılan bir araştırma, bu konudaki en ‘sabıkalı yaşları’ ortaya çıkardı. Araştırmaya göre 20'li, 30’lu ve 40’lı yaşların son senesinde çiftler aldatma eğilimine giriyor. Ancak aldatmanın en fazla gerçekleştiği yaş, 39. İngiliz evlilik sitesi IllicitEncounters.com’un yaptığı araştırma, aldatmanın en çok 39 yaşında gerçekleştiğini ortaya koydu. Araştırmada 20'li, 30’lu ve 40’lı yaşların son senesinin aldatma için en riskli yıllar olduğu belirtilirken özellikle 19-29-39 ve 49 yaşlarının ‘en sabıkalı yaşlar’ olduğuna vurgu yapıldı. Sitenin sözcüsü, çitflerin birbirlerini aldatmasının en önemli nedeninin ilgisizlik olduğunu söyledi. Sözcü, “Eşiniz işkolik ya da ilgisizse aldatma kaçınılmaz oluyor. Aldatmanın en çok yaşandığı yaşlar 39 ve 49. Bu yaşlara dikkat edilmeli” diye konuştu. Devamı