Brezilya'da korkutan sarıhumma salgını

2017-01-23 12:54:00
Brezilyada korkutan sarıhumma salgını |  görsel 1

Brezilya, geçen yıl ülkede etkili olan ve bebeklerde beyin hasarına yola açan zika virüsü salgınının ardından bu kez de sarıhumma tehlikesi ile karşı karşıya. Brezilya geçen yılki zika virüsü salgınının ardından bu kez de ölümcül sarıhumma salgını nedeniyle alarmda. Şimdiye kadar virüs bulaşan 71 kişi hayatını kaybetti. Devamı

Kışın idrar yolları enfeksiyonu artıyor

2017-01-21 11:02:00
Kışın idrar yolları enfeksiyonu artıyor |  görsel 1

Soğuğun idrar torbasının üzerindeki olumsuz etkileri idrar yolu enfeksiyonlarına yakalanma ihtimalini artırabiliyor. İhmal edildiği takdirde ise ciddi böbrek enfeksiyonlarına yol açabiliyor. Üroloji Uzmanı Opr. Dr. Yusuf Temiz, Kış aylarında özellikle ayakların ve bacakların aşırı soğuk hava ile temas etmesi idrar yolu enfeksiyonunu kolaylaştırdığını söylüyor. Kadınlarda sistit, erkeklerde prostatit İdrar yolu enfeksiyonu hem kadın hem de erkekte görülebilir. Hastalık kadınlarda sistit (idrar torbası iltihaplanması) veya böbrek enfeksiyonu (piyelonefrit) şeklinde gelişirken, erkeklerde sistit, prostatit (prostat bezi iltihabı) veya piyelonefrit olarak ortaya çıkar. Ancak kadınlar erkeklere nazaran anatomik yapıları nedeniyle idrar yolu enfeksiyonlarına karşı daha yatkındırlar. Sık idrara çıkma ve yanma varsa dikkat! İdrar yolu enfeksiyonu olan bir hastada; sık idrara çıkma, acil idrara çıkma isteği, devamlı idrar yapma hissi, idrar yaparken yanma, kesik kesik idrar yapma, kötü kokulu idrar, alt karın bölgesinde basınç-ağrı ve idrarda kan görülmesi gibi belirtiler gözlemlenir. Bu bulgulara bulantı, kusma, ateş ve titreme de eşlik ediyorsa enfeksiyon böbreklere geçmiş olabilir. Korunmak için neler yapmalıyız? Kış aylarında idrar yolu enfeksiyonlarına yakalanmamak için öncelikle soğuk havadan korunmak gerekir. Bu sebeple sıcak ortamlarda bulunulmalı, ayak ve bacak bölgesini sıcak tutacak pamuklu kıyafetler giyilmelidir. Günlük sıvı tüketimine de özen gösterilmelidir. Genellikle merak edilen konu gün boyunca ne kadar su içilmesi gerektiğidir. Günlük 2 litre ile 3 litre arasında sıvı tüketilmesi önerilir ancak kişiye özel en doğru yöntem idrar rengidir. Eğer idrar rengi sarı ise yetersiz sıvı alımı, idrar rengi su rengine ne kad... Devamı

Sivas’ın ‘doktor balıkları’ Kopenhag’da şifa veriyor

2017-01-20 18:26:00
Sivas’ın ‘doktor balıkları’ Kopenhag’da şifa veriyor |  görsel 1

Sivas'a özgü “doktor” unvanlı balıklar ölü deriyi yiyerek egzama ve sedef gibi hastalıkların tedavisine yardımcı oluyor. Bu balıkların ünü yüzlerce kilometre öteye de taşınmış durumda. Danimarka'da Kangal balıklarıyla hastalıkları tedavi etmeyi amaçlayan çok sayıda özel spa merkezi var. Danimarka'nın başkenti Kopengah'ta yaşayan egzama ve sedef hastaları Sivas'ın Kangal ilçesine özgü balıklarla şifa arıyor. Çünkü “doktor” unvanlı Sivas Kangal balıklarının ünü Danimarka’ya kadar ulaştı. Anadolu'da geçmişi 400 yıl öncesine dayanan bu geleneğe Danimarka'daki ilgi her geçen gün artıyor. Hatta bunun için özel merkezler açılmış durumda. Kopenhag'daki bir merkezin adı da anlamlı. Fish kiss, yani balık öpücüğü adlı spa merkezinde müşteriler Sivas balıklarının konduğu suya ayaklarını sokuyor, bu sayede rahatlamaya ve şifa bulmaya çalışıyor. Fikir ilk başta Danimarkalılara garip gelse de şimdi merkez müşterilerle dolup taşıyor. Dişleri olmayan Kangal balıkları, müşterilerin ayaklarını emerek ölü hücrelerin vücuttan atılmasını sağlıyor. Bu yöntem sedef ve egzama gibi hastalıkların tedavisinde faydalı oluyor. Dikkat edilmesi gereken en önemli nokta ise hijyen. Bulaşıcı cilt hastalıklarının geçmemesi için her müşteriden ayaklarını iyice yıkamaları isteniyor. Siğil ve mantarı olanlara bu teravi uygulanmıyor.  Danimarkalılar, 20 dakikalık kür için 19 dolar, 40 dakikalık kür içinse 26 dolar ödüyor... Devamı

İdrar yolu enfeksiyonunun 12 belirtisi

2017-01-19 12:22:00
İdrar yolu enfeksiyonunun 12 belirtisi |  görsel 1

İdrar yolu iltihabı bu ayları bekliyor. Kız çocuklarında ve kadınlarda daha sık görülen bu hastalığın belirtilerini sıralayan Opr. Dr. Yusuf Temiz, özellikle ayakları sıcak tutmanın önemine değindi. Peki korunmak için başka neler yapılabilir? İdrar yolu iltihabı, sık idrara çıkmaya, şiddetli ağrılara ve bazen de idrarda kanamaya yol açarak kişinin hayat kalitesini bozabiliyor. Soğuğun idrar torbasının üzerindeki olumsuz etkileri idrar yolu enfeksiyonlarına yakalanma ihtimalini artırabiliyor. İhmal edildiği takdirde ise ciddi böbrek enfeksiyonlarına yol açabiliyor. Central Hospital'dan Üroloji Uzmanı Opr. Dr. Yusuf Temiz, “Kış aylarında özellikle ayakların ve bacakların aşırı soğuk hava ile temas etmesi idrar yolu enfeksiyonunu kolaylaştırır” diyor. BÖBREK SORUNLARINA NEDEN OLABİLİR İdrar yolu enfeksiyonları mikroorganizmaların neden olduğu bir rahatsızlıktır. Ancak soğuk hava gibi dış etkenler vücudun bağışıklık sistemini zayıflatabileceği gibi bazı bölgelerdeki (örneğin; idrar yolları, üst solunum yolları vs) kan akımını azaltarak veya mikroorganizmaları vücut dışına atmaya yardımcı mekanizmaların çalışmasını engelleyerek enfeksiyonlara zemin hazırlayabilir. Bu nedenle kış aylarında idrar yolu enfeksiyonlarında artışlar görülebilir. İdrar yolu enfeksiyonları tedavisi kolay olan bir hastalık olsa da erken teşhis ve tedavi edilmez ya da ihmal edilirse ciddi böbrek enfeksiyonlarına yol açabilir. Ayrıca tedavi süreci de güçleşebilir. KADINLARDA SİSTİT, ERKEKLERDE PROSTATİT İdrar yolu enfeksiyonu hem kadın hem de erkekte görülebilir. Hastalık kadınlarda sistit (idrar torbası iltihaplanması) veya böbrek enfeksiyonu (piyelonefrit) şeklinde gelişirken, erkeklerde sistit, prostatit (prostat bezi iltihabı) veya piyelonefrit olarak ortaya çıkar. Ancak kadınlar er... Devamı

İyimser kadınlar daha uzun yaşıyormuş!

2017-01-18 21:04:00
İyimser kadınlar daha uzun yaşıyormuş! |  görsel 1

ABD’nin Harvard Üniversitesi'nde yapılan araştırma, iyimser kadınların, hayata kötümser bakanlardan daha uzun yaşadığını gösterdi. 70 bin kadın üzerinde yapılan araştırma, iyimser kadınların tansiyon ve kolesterol seviyelerinin daha düşük olduğunu ortaya koydu. İyimser kadınların kanserden ölüm riskinin yüzde 16, kalp hastalıklarından ölüm riskinin ise yüzde 38 daha az olduğu ortaya çıktı. Genellikle başkalarına güvenmeyen ve çevrelerine karşı düşmanca fikirler besleyen kadınların aynı süre zarfında ölmeleri ise riski yüzde 16 fazla. Tespitler, iyimserlerin sorunlar karşısında daha başarılı olduklarını gösteriyor. Uzmanlar, yüksek oranlarda negatifliğin sağlığa zarar verdiğini söylüyor. Kötümserliğin, sigara kullanımı ya da kötü beslenme gibi kötü alışkanlıklara da yol açtığı belirtiliyor. İyimserliğin yüzde 25 oranında genetik, yüzde 75 oranında ise öğrenilebilen bir davranış olduğunu belirten uzmanlar, insanların bakış açılarını değiştirebileceklerinin altını çiziyor. Devamı

Kalp büyümesine neden oluyor

2017-01-18 20:22:00
Kalp büyümesine neden oluyor |  görsel 1

Burundaki şekil bozukluklarının sadece estetik bir problem olmadığını belirten KBB Uzmanı Op. Dr. Bülent Koç, burundan yetersiz hava alımının vücuda daha çok kan ve oksijen gönderme ihtiyacı oluşturarak kalp büyümesine yol açtığını söyledi. Burnun, yüzün estetik ve kimlik kazanması anlamında önemli bir organ olduğunu kaydeden KBB Uzmanı Op. Dr. Bülent Koç, "Yalnız burundaki şekil bozuklukları sadece estetik bir problem değil, hem beden hem de ruh sağlığını yakından ilgilendiren önemli bir sorundur” dedi. "Burundan yetersiz hava alımı kalp büyümesine neden olur" Burundan yetersiz hava alımının zamanla kalp ile vücuda daha çok kan ve oksijen gönderme ihtiyacı oluşturacağı için zorladığına ve kalp büyümesi yaptığına dikkat çeken Op. Dr. Koç, "Bu da kalbimizin zorluklara karşı direncini azaltır. Aynı şekilde akciğerimiz bize daha fazla oksijen sağlama çabasından dolayı zamanla sertleşir ve efor kapasiteniz azalmış olur" açıklamasında bulundu. Burun sırtında eğrilik varsa buna eşlik eden az veya çok miktarda burun kanallarının birinde tıkanıklık olduğunu aktaran Koç, şöyle konuştu: “Burun ucunda düşüklük varsa bu, burun deliklerinden hava girişini kısıtlayacağı için mutlaka değerlendirilmelidir. Burun içindeki kemik eğriliği yüksek oranda burun eti büyümesini beraberinde getirir ve piezo cerrahisi sırasında radyofrekans yöntemiyle küçültülmelidir. Ayrıca burun problemlerinde sıklıkla eşlik eden burun etlerinde hava dolu keseciklerde görülebilmektedir. Bu durumda nefes alma problemlerini ve sinüzit rahatsızlığını artırmaktadır. Bu problemler burun estetiği yapılırken aynı seansta düzeltilmelidir." "Efor kapasitesi artar, astım ve bronşit riski... Devamı

Euro kuru değişti, ilaçlara yüzde 10.6 zam geliyor

2017-01-17 09:00:00
Euro kuru değişti, ilaçlara yüzde 10.6 zam geliyor |  görsel 1

Beş bakanlıktan temsilcilerin yer aldığı Fiyat Değerlendirme Komisyonu (FDK) ocak ayında yaptığı toplantıda ilaç fiyatlarının belirlenmesinde kullanılan Euro kurunun değerinin 2.1166 TL’den 2.3421 Türk Lirası’na çıkarılmasına karar verdi. Tüm ilaçlar 20 Şubat’tan itibaren yüzde 10.6 oranında zamlı satılacak. SGK reçeteli ilaçların zamdan etkilenmemesi için çalışma yürütüyor. Kurlardaki artış, muayene ücretlerinden sonra ilaçları da vurdu. Hastane muayene ücretlerine yüzde 20 ile 60 oranında zam yapılmasının ardından ilaçlara da zam geldi. Habertürk gazetesinin haberine göre beş bakanlıktan temsilcilerin yer aldığı Fiyat Değerlendirme Komisyonu (FDK) ocak ayında yaptığı toplantıda ilaç fiyatlarının belirlenmesinde kullanılan Euro kurunun değerinin 2.1166 TL’den 2.3421 Türk Lirası’na çıkarılmasına karar verdi. Piyasadaki tüm ilaçları kapsıyor Böylece muayene ücretlerinin ardından ilaç fiyatları da yüzde 10.65 oranında artırıldı. İlaçlarda yeni fiyatların 20 Şubat’tan itibaren uygulanmaya başlayacağı açıklandı. Bu artış piyasada bulunan tüm ilaçları kapsayacak. Türkiye’de kamunun sağlık harcamalarını kontrol altına alabilmek için ilaç fiyatlarının belirlenmesinde “kur sabitleme” sistemi uygulanıyor. SGK çalışma başlattı Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK), Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), Hazine Müsteşarlığı, Kalkınma Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı temsilcilerinden oluşan Fiyat Değerlendirme Komisyonu 3 Ocak tarihinde bir toplantı yaptı. Toplantıda ilaçların Türkiye’deki fiyatları masaya yatırıldı. Bu konudaki ilaç firmalarının talepleri de değerlendirildi. Öte yandan SGK, vatandaşların ilaç fiyat... Devamı

Acı biber ölüm riskini azaltıyor

2017-01-16 17:23:00
Acı biber ölüm riskini azaltıyor |  görsel 1

Kapsaisin içeren acı biberin insan sağlığına yararları biliniyordu ancak Amerika'dan gelen araştırma sonucu, acı biberin önemini bir kez daha kanıtladı. Araştırma, acı biberin kalp hastalığı ve felce bağlı ölüm riskini yüzde 13 azalttığını gösterdi. ABD'deki Vermont Üniversitesi Larner Tıp Fakültesi araştırmacıları, 2015 yılında kalp, kanser ve solunum yolu hastalıklarına bağlı ölüm riskinin düzenli kırmızı acı biber tüketenlerde diğerlerine nazaran yüzde 14 daha az olduğuna dair çalışmanın bulgularını destekler nitelikte yeni bir çalışma yürüttü. Sonuçları "PLOS ONE" dergisinde yayımlanan çalışma, acı kırmızı biber tüketmenin, özellikle kalp rahatsızlığına ve felce bağlı ölüm riskini yüzde 13 oranında azalttığını ortaya koydu.  Ulusal Sağlık ve Beslenme Araştırma Anketi'ni veri tabanını kullanarak 16 bin kişinin son 23 yıllık anket sonuçlarını analiz eden araştırmacılar, katılımcıları acı biber tüketimlerine göre sınıfladı.  ACI BİBER ÖLÜM RİSKİNİ YÜZDE 13 AZALTIYOR Araştırmayı yöneten Prof. Dr. Benjamin Littenberg ve ekibi, düzenli olarak acı biber tüketenlerde ölüm riskinin, tüketmeyenlere oranla yüzde 13 daha az olduğunu buldu.  Araştırmacılar, acı biber tüketenlerin çoğunlukla erkeklerden, gençlerden, beyaz ırktan, Meksika kökenli Amerikalılardan, evlilerden oluştuğunu belirledi. Acı biber sevenler, aynı zamanda sevmeyenlere oranla daha fazla alkol ve sigara kullanıyor, daha fazla protein ve sebze tüketiyor ve gelir düzeyleri daha düşük.  BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ DE DESTEKLİYOR Daha önce yapılan çalışmalar, bibere acılığını veren kapsaisin maddesinin, obeziteyi engelleyen ve sağlıklı kan akışını sağlayan hücresel ve moleküler ... Devamı

Geniz eti tedavisinde yeni yöntem: Plazma

2017-01-16 16:49:00
Geniz eti tedavisinde yeni yöntem: Plazma |  görsel 1

Çocuklarda sık görülen geniz eti büyümesi; horlamadan, büyüme geriliğine kadar ciddi sorunlara neden olabiliyor. Tedavide uygulanan ve plazma denilen yeni yöntemle geniz eti büyümesinin ağrısız, kanamasız ve kalıcı şekilde tedavisi mümkün olabiliyor. Geniz eti büyümesi özellikle 2-7 yaş arasında sık görülen bir sorun. Horlama, uykuda nefes darlığı, büyüme ve gelişme geriliği gibi ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Yıllardır uygulanan ve soruna uzun vadede çare olamayan ameliyatların yerini ise artık yeni bir tedavi, "plazma yöntemi" alıyor. Yöntem hakkında bilgi veren KBB Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Cem Özbek, “Plazma yöntemi büyük bir devrim. Bu yöntemle geniz eti ameliyat olmaktan çıkmış, bir nevi müdahale haline gelmiştir” diyor. Geniz etinin standart cerrahide küretaj denilen, ameliyat sahasının görüş altında olmadığı bir yöntemle alındığını belirten Doç. Özbek, “Bu da tabii geride geniz etinin bırakılmasına neden oluyordu. Plazma yöntemiyle ameliyat mikroskobuyla her tarafı görerek, en ince detaya kadar buharlaştırarak geniz etini alma imkanına sahip oluyoruz” diye konuşuyor.  SORUNUN TEKRARLAMA RİSKİ ÇOK DÜŞÜK Türkiye'de yeni yeni yaygınlaşmaya başlayan uygulamanın, ameliyata göre kanamasız, ağrısız, hızlı ve kalıcı bir tedavi sağladığını aktaran Özbek, sözlerini şöyle tamamlıyor:  “Artık geniz etlerinde plazma yöntemiyle ameliyat süreleri çok daha düşük zamanda ve kanamasız gerçekleştirilebiliyor. Her şeyi görerek aldığımız için çevre dokulara zarar verme riski neredeyse hiç yok ve tekrarlama riski de çok düşük boyutlarda.” ntvmsnc... Devamı

Akupunktur strese bağlı hastalıkların tedavisinde etkili

2017-01-16 16:47:00
Akupunktur strese bağlı hastalıkların tedavisinde etkili |  görsel 1

Günümüzde stresin yol açtığı ve ilişkilendirildiği hastalıkların giderek arttığını belirten Prof. Ahmet Usta, “stres ve strese bağlı sağlık sorunlarının giderilmesinde akupunkturla başarılı sonuçlar elde ediliyor” dedi. Aslında anatomi uzmanı olan ancak Almanya’da akupunktur eğitimi alan Prof. Dr. Ahmet Usta, akupunkturun etki alanının çok geniş olduğunu söyledi.  Baş ağrısı ve migrenden, kadınlarda strese bağlı boyun ve sırt ağrılarına, erkeklerde ise yine aynı nedenden kaynaklanan bel ağrılarının çözümüne, hamilelik dönemindeki bulantıların giderilmesine kadar geniş bir yelpazede akupunktur uygulamaları yaptığını belirten Prof. Usta, “Ayrıca depresyonda, fobilerde, panik atakta, strese bağlı cinsel sorunlarda, yine strese bağlı alınan ve verilemeyen aşırı kiloların verilmesinde, diş sıkma, gıcırdatma gibi günümüzde artan sağlık sorunlarının çözümünde akupunktur uygulamaları önemli fayda getiriyor” dedi.  “AKUPUNKTUR DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ TARAFINDAN DESTEKLENİYOR” Akupunktur uygulamalarının dünyada ve ülkemizdeki durumuna değinen Usta, “Akupunktur 1980’lerden beri Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından destekleniyor. 2003 yılında WHO, yayımladığı bir raporla akupunkturun tedavi edici olduğunu bilimsel yayınlarla kanıtlanmış 28 hastalığı listelemiştir” diye konuştu.  Akupunkturu tamamlayıcı tıp anlayışıyla değil integratif tıp anlayışıyla değerlendirdiğini dile getiren ve ehil ellerde uygulanması gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Usta, uygulamanın sadece hekimler tarafından yapılması gerektiğini, uygulayan hekimin de sadece bir sertifika sahibi olmasının yeterli olmadığını belirtti. AKUPUNKTURUN BİLİNMEYEN KULLANIM ALANLARI Ülkemizde akupunkturun klinik uzmanlar tarafından nadiren kullanıldığını ... Devamı

Sürekli yorgun hissetmenizin 7 nedeni

2017-01-15 18:44:00
Sürekli yorgun hissetmenizin 7 nedeni |  görsel 1

Çağımızın hastalığı olarak da nitelendirilen 'kronik yorgunluk' şu günlerde milyonlarca kişinin şikayet ettiği bir vaka. Ancak bu duruma bilimin çaresi mevcut. Bilim insanları kronik yorgunluğa neden olan 7 ana nedeni belirledi. İşte daha enerjik bir birey olmak için göz ardı etmemeniz gereken 7 şey. Yeterince su içmemek: Normalde vücudunuzda bulunması gereken su miktarındaki yüzde 2'den fazla su kaybı belirgin bir yorgunluğa sebep oluyor. Yeterince demir almamak: Yeterince demir almamak vücutta taşına oksijen miktarını azaltıyor ve bu da yorgunluğa neden oluyor. Mükemmeliyetçi olmak: New York University School of Medicine çalışanı Profösör Irene S. Levine, mükemmeliyetçi insanların normal işler için gereğinden fazla efor harcadığının altını çiziyor. Kahvaltı yapmamak: Kahvaltı yapmamak vücudunuzun akşam yemeğinden itibaren beslenmemesi anlamına geliyor. Başka bir deyişle yemek yemeseniz bile bir önceki besinlerden enerji alan vücut öğle yemeğine kadar enerjisiz kalıyor. Abur cubur tüketmek: Şekerli ürünler tüketmek kan şekeriniz ani artışı ve ani düşüşüne neden oluyor. Bu da uzun vadede sizi güçsüz bırakıyor. Dağınık bir ortamda çalışmak: Psikologlar düzenli olmayan bir ortam da çalışan kişilerin düzenli bir ofiste çalışanlara oranla daha yorgun hissettiklerinin altını çiziyor. İşkolik olmak: Çalışma saatleri dışında iş ile ilgili düşünmek de yorgunluğun ana nedenlerinden birisi olarak gösteriliyor.... Devamı

Dünyanın en şişman kadınına özel tedavi tesisi

2017-01-13 10:39:00
Dünyanın en şişman kadınına özel tedavi tesisi |  görsel 1

Dünyanın en şişman kadını olduğu düşünülen Mısırlı İmen Ahmed Abdulati'nin, obezite hastalarının zayıflaması için uygulanan bariyatrik cerrahi ameliyatı için Hindistan'daki hastanede özel tesis inşa edilecek. Yerel medyada yer alan habere göre, 500 kilo olduğu iddia edilen 36 yaşındaki Abdulati'nin ameliyatı için Mumbai Saifee Hastanesi'nde, içinde ameliyathane ve yoğun bakım ünitesi bulunan özel bir tesis inşa edilecek. Bu ayın sonuna kadar tamamlanması beklenen tesis, 278 metrekarelik alan üzerine kurulacak. Tesisin 293 bin 762 dolara mal olacağı düşünülüyor. Bakan doktoru tedavi edecek Ameliyatı, daha önce Hint bakanlar Nitin Gadraki ve Venkaiah Naidu'yu da operasyona alan Dr. Muffazal Lakdawala tarafından yapılacak Abdulati'nin bu ay sonunda Mumbai'ye getirilmesi bekleniyor. Abdulati'nin ailesi 5 kilo doğan kadına parazit enfeksiyonu nedeniyle vücuttaki bazı bölgelerin şişmesi olarak nitelendirilen fil hastalığı teşhisi konulduğunu açıklamıştı. Aile, Abdulati'nin 11 yaşına geldiğinde ayağa kalkamadığı için kilo aldığını, daha sonra felç geçirerek yatağa mahkum olduğunu ve o zamandan beri evden çıkamadığını anlatmıştı. Abdulati'nin ameliyat ve tedavi süreci için iki ya da üç ay Mumbai'de kalması gerektiğine değinen doktor Lakdawala, genç kadının 100 kilogramın altına düşmesinin 2-3 yıl sürebileceğini ifade etmişti. Uçak bileti ücretini bağışla topladılar Lakdawala, Abdulati'nin kız kardeşinin kendisiyle Ekim ayında iletişime geçtiğini ve ailesinin uçak masraflarını karşılamayacak durumda olduğundan o zamandan bu yana bağış topladığını belirterek, uçuşun gelecek hafta gerçekleşmesini beklediklerini kaydetmişti. Mısırlı kadın ailesinin söylediği gibi ... Devamı