Kalın bağırsak kanserinden koruyan 10 öneri!

2017-03-24 13:00:00
Kalın bağırsak kanserinden koruyan 10 öneri! |  görsel 1

Sinsi ilerleyen ve erken dönemde hemen hiç belirti vermeyebilen kolon kanserinde en çok obezite ve hatalı beslenme alışkanlıkları sorumlu tutuluyor. Uzmanlar, kanser oluşumunda beslenme alışkanlıklarının %30-35 oranında etkili olduğunu söylüyor. Kalın bağırsak (kolon) kanserinin ülkemizde en sık görülen kanserler arasında 3. sırada yer aldığını belirten Onkoloji Diyetisyeni Dilşat Baş, bol posalı beslenme tarzının kalın bağırsak sağlığının korunmasındaki önemine dikkat çekerek, “Bunun nedeni ise günlük beslenme planında her 10 gram posa tüketiminin kolon kanseri riskini yüzde 10 oranında azaltmasıdır” dedi.  Diyetisyen Baş, kolon kanserinden korunmak için dikkat edilmesi gereken beslenme alışkanlıkları hakkında şu önerilerde bulundu. 1. Bol posalı beslenin: Çalışmalarda; az posa ile beslenen toplumlarda kolon ve rektum kanserinin daha sık görüldüğü belirlenmiş. Yüksek posa içeren bir diyet ile beslenme, atık maddelerin sindirim sisteminden geçiş süresini azaltarak ve daha ağır, daha hacimli atık maddesi (dışkı) oluşturarak kanser riskini azaltıyor. Bunun yanı sıra bol posalı diyetlerin yağ içeriği genellikle daha az oluyor ve bu sayede de kolon kanserinden koruyucu özellik taşıyor. Yeterli posa tüketimini sağlayabilmek için günlük beslenmede 25-35 gram posa almak gerekiyor.  GÜNLÜK POSA İHTİYACINIZI KARŞILAMAK İÇİN • Tam tahıllı ekmek tüketin. • Günde 1-2 porsiyon pişmiş sebze yemeğini düzenli olarak tüketin. Söğüş sebze veya salatayı en az iki ana öğününüze ekleyin.  • Haftada 2-3 kez kurubaklagil yemeyi ihmal etmeyin. Günlük olarak salata ve çorbalarınızı kurubaklagiller ile zenginleştirebilirsiniz. • Sade makarna yerine kepekli ma... Devamı

Bu şekilde 5 kez fırçalayınca diş taşları yok oluyor!

2017-03-23 11:41:00
Bu şekilde 5 kez fırçalayınca diş taşları yok oluyor! |  görsel 1

Diş taşlarınızı evde birkaç yöntemle yok etmeyi ister misiniz? İşte diş taşlarını yok eden doğal çözümler… Kahve ve sigarayı fazla tüketen insanlarda diş plakları koyu sarı olur. Plak diş çürümelerine ve diş kaybına neden olduğu için en başta önlem almak gerekir. Diş taşlarınızı evde birkaç yöntemle yok edebilirsiniz. İşte sizlere evde hazırlayabileceğiniz diş taşlarınızı yok edecek doğal karışım tarifi... Malzemeler:  - 2 çorba kaşığı ay çekirdeği  - 2 çorba kaşığı misket limonu suyu  - Yarım litre su  Hazırlanışı: Tüm malzemeleri alüminyum kabın içerisine koyun ve bir saat kaynatın. Karışımı ayda 5 kez dişlerinizi fırçalayarak uygulayabilirsiniz. Diş fırçalamanın püf noktaları Bir diğer yöntem ise diş fırçanızı elma sirkesine batırıp diş fırçasıyla dişlerinizi fırçalamak ve durulamak.  Bunların yanında ağız bakımını da günlük olarak yapmanız gerekir. Doğal içeriğe sahip olan diş macunlarını almaya özen gösterin. Tabii en önemlisi de diş bakımınız için diş hekiminizi belli aralıklarla ziyaret etmeyi asla unutmayın.... Devamı

Doktorlar ikinci özel hastanede çalışabilecek

2017-03-23 09:32:00
Doktorlar ikinci özel hastanede çalışabilecek |  görsel 1

 Özel Hastaneler Yönetmeliğinde yapılan değişiklikle özel hastanede çalışan hekimler, mesai saatleri dışında başka özel hastanede nöbet tutabilecek ve yine hastanedeki çalışma saatleri dışında başka özel hastane ve tıp merkezlerinde kurumsal sözleşmeyle çalışabilecek. "Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik" Resmi Gazete'de yayımlandı. Yönetmelikte, uygulama sırasında karşılaşılan sorunlar ve tereddütlerin giderilmesi ile uygulamada kolaylık sağlanması amacıyla teknik düzenlemeler yapıldı. Yönetmelik değişikliğine göre, özel hastanede çalışan doktorlar, mesai saatleri dışında başka özel hastanede nöbet tutabilecek ve yine hastanedeki çalışma saatleri dışında başka özel hastane ve tıp merkezlerinde kurumsal sözleşmeyle çalışabilecek. HASTANELER ARASINDA KADRO DEĞİŞİMİ YAPILABİLECEK Özel hastaneler, Sağlık Bakanlığının izniyle planlama kapsamındaki ünite ve merkezlerini başka özel hastaneye devredebilecek ve hastaneler, kendi aralarında veya tıp merkezleri ile karşılıklı kadro değişimi yapabilecek. ÖZEL HASTANELER BAŞKA SAĞLIK KURULUŞLARIYLA BİRLEŞEBİLECEK Hastaneler, mevcut yatak sayıları korunarak birleşebilecek, ayrıca başka sağlık kuruluşları ile birleşerek (tıp/dal merkezleri, poliklinik) kadro sayısını 33'e çıkarmaları halinde yatak sayıları 100'e tamamlanabilecek. Yatak sayısı 100'ün üzerinde olan özel hastanelerin, planlama kapsamındaki diğer özel sağlık kuruluşları ile birleşerek ilave her 16 uzman hekim kadrosunu sağlamaları halinde 50 yatak ilave etmelerine izin verilecek. YURT DIŞINDAN GELEN DOKTORA KADRO DIŞI ÇALIŞMA İMKANI Ayrıca, yurt dışından gelip üç yıl çalışma şartıyla devlet hizmeti yükümlülüğünden muaf tutulacak heki... Devamı

Felç tedavisine örümcek zehri

2017-03-23 09:27:00
Felç tedavisine örümcek zehri |  görsel 1

Avustralya'da yürütülen bir araştırma örümcek zehrinin felç tedavisinde kullanılabileceğini ortaya koydu. Bilim insanları, örümcek zehrindeki bir proteinin, beyni felç sonrasında oluşabilecek hasardan koruyabileceğini saptadı. Queensland ve Monash üniversitelerinden araştırmacılar, Avustralya'nın kuzeyinde yer alan Queensland eyaletine bağlı Fraser Adası'nda dünyanın en zehirli örümcekleri arasındaki 3 "huni yuvalı örümcek" yakaladı. Laboratuvar ortamında örümceklerin zehirlerini çıkaran araştırmacılar, pipet yardımıyla aldıkları zehirde bulunan Hi1a proteininin örneğini üretti. Üretilen protein örneğini farelere enjekte eden araştırmacılar, proteinin, felç sonrasında beyinde hasar oluşmasının temel etkeni olan beyindeki asit algılayan iyon kanallarını tıkadığını belirledi. "FELÇ SONRASI BEYİNDE OLUŞAN HASARI AZALTMANIN YOLU BULUNDU" Queensland Üniversitesi'nde görevli Glenn King, çalışmayla ilk kez felç sonrasında beyinde oluşan hasarı azaltmanın yolunu bulduklarını söyledi. King, Hi1a'nın, felç nedeniyle beynin oksijensizlikten en çok etkilenen ve hızlı hücre ölümü nedeniyle genellikle tedavisinin zor olduğu bölgesini de koruduğunu ifade etti. Araştırmanın sonuçları, merkezi Washington'da bulunan Ulusal Bilimler Akademisi (PNAS) dergisinde yayımlandı. ntvmsnc... Devamı

Göbek zannetti içinden çıkan şey şoke etti!

2017-03-22 10:54:00
Göbek zannetti içinden çıkan şey şoke etti! |  görsel 1

24 yaşındaki Meksikalı kadının göbeğinden çıkan kist şoke etti. Diyet yapan Meksikalı genç kadın karnındaki şişliğin her gün artması ve organlarının ağrısı üzerine doktora gitti. Genç kadın duydukları karşısında şaşkına döndü.  Daily Mail'de yayınlanan habere göre; Dr. Erik Hanson Viana, genç kadına yumurtalık kistinin olduğunu söyledi. Kalp krizi riskiyle karşı karşıya kalan hastanın karnındaki kitle 33 kiloya ulaşmıştı. İç organları büyük ölçüde zarar gören kadına ameliyat yapılmasına karar verildi. Kitle öyle büyüktü ki boyu yarım metre, çevresi ise 157 cm’di. Hastanın karnından çıkarılan kitle karnının yüzde 95’ini kaplıyordu. Ameliyat sonrası konuşan  Dr. Erik Hanson Viana, 10 yeni doğmuş bebek ağırlığında olan kistin hayatında gördüğü en büyük kist olduğunu söyledi. Ameliyat sonrası hafifleyen kadın yürümek için bir süre koltuk değneklerine ihtiyaç duydu.  Altı ay sonra doktor kontrolüne geldiğinde organlarının tamamen iyileştiği görüldü. Üstelik koltuk değneklerine de artık ihtiyaç duymuyordu. (cnntürk.com.tr)              ... Devamı

'Ameliyat ol' diyenleri dinlemedi, şimdi gören tanıyamıyor...

2017-03-20 19:29:00
Ameliyat ol diyenleri dinlemedi, şimdi gören tanıyamıyor... |  görsel 1

Yaşadığı acı olay sonrası 80 kiloya kadar çıkan 32 yaşındaki Mine Cantürk, 'ameliyat ol, zayıfla' diyenleri dinlemedi... Doğru beslenme ile 6 ayda 30 kilo birden verdi... Evlendikten sonra kilo almaya başlayan Cantürk hamile kalınca doğal olarak kilosu arttı. Ancak daha sonra acı bir olay yaşayan, bebeğini kaybeden Mine Cantürk hayatında hiç görmediği bir kiloya çıktı. 44 bedene kadar çıkan ve boyunun 160 cm boyunda olduğunu belirten Cantürk yaşadıklarını şöyle anlattı: "Annem ve babam kilolu olmasına rağmen çelimsiz diye tabir edilen çocukluk dönemim oldu. Hayatım boyunca her türlü sevinci ve üzüntüyü yemek yemekle karşılayan biri oldum. Yemek yemek mutluluğumu katlayan, acımı hafifleten bir etmendi. Evlenene kadar kilo sıkıntısı nedir bilmiyordum. 2010 yılında evlendiğimde düzenli anne yemeği yerine, canımın istediği her şeyi tüketiyordum. Hatta karbonhidrat aşığı bir insandım diyebilirim. Hamur işi olmadan gün geçiremiyordum. Yemek düzenimin değişmesinin yanı sıra uyku düzenimin değişmesi, uzayan mesai saatleri, ev işleri derken tartı 70 kiloyu gösteriyordu. 2012 yılında gebelik dönemi ile birlikte 80 kiloya kadar çıktım. 2013 yılında bebeğimi kaybetmemle psikolojik etmenler baş gösterdi ve ben kendimi tabaklar dolusu yemeğe verdim. Yemek yedikçe rahatladığımı düşünüp kendimi kandırıyordum. Zaten yavaş yavaş doyma duygusunu yitirdim. Kendi başıma diyet denemelerim hep sonuçsuz kaldı" 80 KİLODAN 50 KİLOYA DÜŞTÜ Daha sonra diyetisyen arayışına maruz kalan Mine Cantürk "Elimdeki son dilim pizza ile telefon açıp randevu aldığımı hatırlıyorum" dedi. Daha sonrasında diyetisyenin kendisini dahiliye uzmanına yönlendirdiğini belirten Cantürk şöyle devam etti: Hiçbir sıkıntım yoktu. Ç&... Devamı

Brokoli kanserin yayılmasını önlüyor mu?

2017-03-20 11:46:00
Brokoli kanserin yayılmasını önlüyor mu? |  görsel 1

Bilim insanları, brokolide bulunan sülforafan maddesinin kanser hücrelerinin oluşumunu engellediğini ortaya çıkardı. ABD'de yapılan bir araştırma, brokolinin kanserin ortaya çıkması ve yayılmasını önlemeye yardımcı olabileceğini ortaya çıkardı. Brokolide bulunan sülforafan maddesinin DNA'daki bozulmalarla baş gösteren kanser hücrelerinin oluşumunu ve oluşmuş kanser hücrelerinin de vücudun başka yerlerine sıçramasını engellediği ifade edildi. Devamı

Kısırlık tedavisinde yeni umut (Melatonin ile % 40 başarı sağlan

2017-03-18 22:07:00
Kısırlık tedavisinde yeni umut (Melatonin ile % 40 başarı sağlan |  görsel 1

Akdeniz Üniversitesinin yaptığı çalışmayla, kadınlarda strese bağlı kısırlığın tedavisinde önemli bir adım atıldı. Deneklere verilen melatonin hormonu ile kısırlığa yol açan nedenlerin ortadan kalktığı belirlendi. Kadınlarda "strese bağlı kısırlık" tedavisinde önemli bir aşama kaydedildi.  Akdeniz Üniversitesinin yaptığı çalışmada yüzde 40 başarı elde edildi.  Kadınlarda yumurta hücresini besleyip koruyan folikülün azlığı stres nedeniyle kısırlığa yol açıyor.  Akdeniz Üniversitesi anatomi bölümü bir proje hazırladı. Projede deneklere 42 gün boyunca, uyku düzenini sağlayan ve yaşlanmayı geciktiren melatonin hormonu verildi. Sonuçta kısırlığa yol açan nedenlerin büyük ölçüde ortadan kalktığı görüldü.  Dr. Yasemin Behram Kandemir, çalışma ile ilgili şu bilgiyi verdi:  “Yumurtayı yaşlandıran başlıca etmen stres. Streste serbest radikal bileşenleri oluşuyor. Bunlar savaşçı okları gibi zarar veriyor. Melatonin bir koruma ve bariyer sağlıyor. Baktık ki melatonin hem hücrede folikül rezervinin korunmasını sağlıyor hem de antioksidan seviyesini artırarak yumurta hücresinin yaşlanmasını engelliyor” dedi. BAŞKA SAĞLIK SORUNLARININ TEDAVİSİNDE DE KULLANILABİLİR Dr. Kandemir’e göre kısırlığın önlenmesinde yüzde 40 başarı sağlayan yöntem kadın hastalıklarının tedavisinde de etkili olabilir:  “Bu tüp bebek tedavisinde etkili olabilir. Yumurtanın kendisini koruyor. Tüp bebek uygulaması yapılırken tedavi başarısının da artmasını sağlayan bir yöntem.”... Devamı

Çocuklu erkeklerin ömrü uzuyor

2017-03-15 18:32:00
Çocuklu erkeklerin ömrü uzuyor |  görsel 1

İsveçli bilim insanlarının yürüttüğü bir araştırma, çocuk sahibi olan kişilerin çocuğu olmayanlara oranla ortalama 2 yıl daha fazla yaşadığını ortaya koydu. İsveçli araştırmacılar, çocuk sahibi olmakla yaşam süresi arasında bir bağ olduğunu tespit etti. Araştırmacılar, çocuklu erkeklerin çocuksuz erkeklerden yaklaşık 2 yıl, çocuklu kadınların da çocuksuz kadınlardan yaklaşık 1,5 yıl daha uzun yaşadığını belirledi. Araştırmada, 1911-1925 yıllarında doğan ve İsveç'te yaşayan 704 bin erkek ile 725 bin kadının verileri incelendi. Devamı

Bel ağrısının nedeni dar kot pantolon ve topuklu ayakkabı

2017-03-15 11:41:00
Bel ağrısının nedeni dar kot pantolon ve topuklu ayakkabı |  görsel 1

İngiltere'de kadınların yaşadığı bel ağrısını inceleyen bilim insanları, dar kot pantolonları, topuklu ayakkabıları ve pek çok aksesuarı kara listeye aldı. Yapılan araştırma dar kot pantolon ve topuklu ayakkabı diyen akadınların daha çok bel ağrısı yaşadığını ortaya koydu. Ancak tüm kadınlar kıyafetleri yüzünden bazen ağrı çektiklerini kabul etseler de, giydiklerinin ne kadar sağlıklı olduğuna dikkat etmiyor. BBC Türkçe'nin haberine göre, İngiliz Kiropraktik Birliği'nin (İKB) Araştırmada özellikle moda kaygısı ile tercih edilen ancak insan bedenine uygun olmayan kıyafet ve aksesuarların sırt ve bel rahatsızlıklarını tetiklediği belirtiliyor. İKB araştırmasına katılan 2.000 kadının yüzde 73'ü bel ağrısı çektiğini belirtirken, yüzde 28'i ise kıyafetlerinin duruşlarını değiştirdiğinin farkında olduklarını, ancak kıyafetlerini seçerken bunu göz önünde bulundurmadıklarını söyledi. Uzun süre topuklu ayakkabı giymek doğru değil Bacak ve baldır bölgesindeki kasların gerilmesine yol açan ve vücudun doğal duruşunu değiştiren topuklu ayakkabıların bel ağrısına etkisi uzun süredir tartışılıyor. Ancak İKB'den Tim Hutchful, dar kot pantolonların ve ağır mücevherlerin de sağlığa zararlı olabileceğini belirtiyor ve bu tip kıyafetlerin vücudun doğal duruşunu bozarak uzun vadede sağlık sorunlarına yol açabileceğine dikkat çekiyor. İKB, kadınlara sırt ve bel ağrılarından kaçınmak için normal hareketleri kısıtlayan kıyafet ve aksesuarlardan uzak durmalarını, özellikle yüksek topuklu ve arkasız ayakkabıları uzun saatler boyunca giymemelerini öneriyor. Her gün farklı tipte kıyafetler giymenin ve kol çantasının içindeki gereksiz objelerin sık sık boşaltılmasının zararlı etkileri azalttığı belirtiliyor.... Devamı

Sivrisinek ısırığı hayatını kararttı

2017-03-13 19:19:00
Sivrisinek ısırığı hayatını kararttı |  görsel 1

Antalya’da ev hanımı 51 yaşındaki Neriman Teksin, 30 yıl önce sivrisinek ısırığıyla yakalandığı hastalıkla mücadele ediyor. Antalya’da ev hanımı 51 yaşındaki Neriman Teksin, 30 yıl önce yakalandığı fil hastalığıyla mücadele ediyor. Bacağından 3 operasyon geçirip düzelemeyen 2 çocuk annesi Teksin, bellerini büken tedavi masraflarının karşılanıp hastaneye yatırılmayı istiyor. 21 yaşında Niğde’de yaşarken sivrisinek ısırığından dolayı sol ayağında oluşan şişlik sebebiyle hastaneye giden Teksin’e, kontrol edildikten sonra bacağındaki lenf damarlarının çalışmadığı ve tedavisinin burada yapılamayacağı söylendi. Ayağındaki şişliği ilk başlarda önemsemeyen Teksin, ilerleyen zamanla bacağının daha çok şişmeye başladığını ve sağ bacağına da bu şişkinliğin yansıdığını fark etti. 2007 yılında Antalya’da yaşayan oğlu ile kızının yanına gelen Teksin, burada çeşitli hastanelere giderek tedavi olmak için çabaladığını söyledi. 3 kez operasyona girdiğini anlatan Teksin, ilk operasyon sonrası ayağının bir bölümünün yanlış operasyon sebebiyle kesildiğini ileri sürdü. Teksin , diğer iki operasyonda da sol ayağına yama yapıldığını kaydetti. Operasyonlar sonrası farklı doktorlara gitmeye devam ettiğini belirten Teksin, “Ağrım hiç durmuyor, akıntı çoğaldı. Sabaha kadar ilaç içiyorum. Karnım ağrıyordu. Doktorlara gidiyorum ama sonuç alamıyorum" dedi. Kesilen ayağının masrafları için oğlu ve kendi maaşından krediler çektiklerini belirten Teksin, günlük 250-300 liralık sargı bezi masraflarının olduğunu söyledi. Geceleri ağrıdan duramadığını anlatan Teksin, “Allah rızası için masrafım üstlenilip hastaneye yatırılmak istiyorum. Bir yere gidemiyorum. Hastaneye pansuman olup geri geliyorum. Geceleri bacaklarım çok ağrıyor. Ç... Devamı