Fibromiyalji nedir, neden olur? İşte belirtileri ve tedavisi

2017-09-18 10:56:00
Fibromiyalji nedir, neden olur? İşte belirtileri ve tedavisi |  görsel 1

Fibromiyalji hastalığı son yıllarda adını daha sık duymaya başladığımız hastalıklardan biri. Kronik ağrı ve yorgunluk sendromu olarak bilinen ve farklı isimlerle de anılan bu hastalık konusunda araştırmalar devam ediyor. Fibromiyalji nedir, belirtileri nelerdir ve tedavisi nasıl yapılır gibi sorulara yanıt aranıyor. İşte merak edilenler... Fibromiyalji bireylerin yaşam kalitesini ciddi anlamda olumsuz etkileyen bir hastalık olarak dikkat çekiyor. Son yıllarda adını daha fazla duymaya başladığımız fibromiyalji, kas-iskelet sisteminde meydana gelen ve uzun süreli olabilen bir hastalıktır. Yaygın kas ağrıları, yorgunluk, halsizlik, bitkin olma durumu, uykuda düzensizlikler gibi çeşitli problemleri de beraberinde getiren fibromiyaljinin tespiti için pek çok tetkik yapılması gerekmektedir. FİBROMİLYALJİ NEDİR? Fibromiyalji, kas-iskelet sisteminde meydana gelen bir hastalıktır. Latince'de fibro- fibröz doku, Yunanca myo- kas, Yunanca algos- ağrı anlamına gelmektedir. Bu hastalık durumunda özellikle sırt, boyun, omuzlar ve kalçalarda belirgin olmak üzere yaygın kas-eklem ağrısı, yorgunluk, sabah tutukluğu gibi problemler görülür. Tedavisi uzun bir süreç gerektirdiği için hem iş gücü kaybına, hem de ilaç tedavi masrafları açısından bireyleri olumsuz yönde etkiler. NEDEN OLUŞUR? Bu hastalığın nedenleri günümüzde tam olarak bilinmemektedir. Ancak geçmiş vakalara göre daha çok hasas yapıda olan ve her şeyden çabuk etkilenen kişilerde görülmektedir. Özellikle sürekli ofis ortamında ve yoğun baskı ve stres altında çalışanlar bu hastalığa tutulmaktadır. Yine önemli olarak kadınlarda ve genç erişkinlerde daha fazla görüldüğü gözlemlenmektedir. Kadınlarda fibromiyalji hastalığı özellikle menopoz döneminde artış göste... Devamı

Sarımsak ayak mantarına iyi geliyor

2017-09-18 09:46:00
Sarımsak ayak mantarına iyi geliyor |  görsel 1

Ayak mantarına iyi gelen doğal formül: Sarımsak ve zeytinyağı Sarımsakta ajoene denilen ve ayak mantarlarına karşı çok etkili olduğu bilinen bir birleşik bulunuyor. Birkaç diş sarımsağı biraz zeytinyağı ile ezip ayaklarınıza en az yarım saat boyunca yedirin. Bu işlemi günde iki kere tekrar edin. Ayak mantarlarınızın azaldığını göreceksiniz. Devamı

Spordan sonra pancar ye, kaslı ol

2017-09-18 09:45:00
Spordan sonra pancar ye, kaslı ol |  görsel 1

Araştırmalar, spordan sonra pancar yemenin kaslar için faydalı olduğunu ortaya koydu. İskoçya'da yapılan bir araştırma, kaslarını geliştirmeye çalışan kişilerin spordan sonra pancar yemesi ya da 1 bardak pancar suyu içmesi gerektiğini gösterdi. Uzmanlar spor sırasında oluşan kas yıkımının, pancar tüketen kişilerde daha hızlı iyileştiğini belirledi. Devamı

Okullar açılıyor, bulaşıcı hastalıklar kapıda

2017-09-17 12:08:00
Okullar açılıyor, bulaşıcı hastalıklar kapıda |  görsel 1

Pazartesi günü milyonlarca öğrenci ders başı yapıyor. Okulların açılması ve havaların soğumaya başlamasıyla bulaşıcı hastalıklarda artıyor. Grip salgını, genelde Ocak ayında zirve yapıyor, fakat bu durum tüm sonbahar ve kış aylarında görülebiliyor. Çocukların okul başarılarını da  etkileyebilen toplum enfeksiyonlarına karşı korunma yolları hakkında bilgi veren Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Seçkin Ulusoy, şunları söyledi: “Çocukların, okul dönemlerindeki bulaşıcı hastalıklardan korumak için eksik aşıları varsa tamamlanması, bağışıklık sistemini güçlendirecek besinleri tüketmesinin sağlanması, mevsim özelliklerine uygun giydirilmesi, sık sık antiseptik solüsyonlar veya sabunla el yıkama alışkanlığının kazandırılması gerekiyor. Ayrıca çocuklar, okul önlerinde satılan açık gıdalardan uzak tutulmalıdır. Bir diğer konuda, hasta bir arkadaşının eşyalarını kullanmayarak, çok yakınında durmaması gerektiği de öğretilmelidir” dedi. Doktor ziyaretlerinin yarıdan fazlasını, üst solunum yolu enfeksiyonları oluşturuyor  Çocukluk çağındaki doktor ziyaretlerinin yarıdan fazlasını üst solunum yolu enfeksiyonlarının oluşturduğunu anlatan Doç. Dr. Seçkin Ulusoy, şunları kaydetti: “Nezle, gribal enfeksiyonlar, sinüzit, bademcik iltihapları, orta kulak iltihapları gibi hastalıklar, üst solunum yolu enfeksiyonlarını oluşturuyor. Çocuklar yılda 6 - 8 kez, yetişkinler yılda 2 - 4 kez, üst solunum yolu enfeksiyonları nedeniyle doktora gidiyor. Üst solunum yolu enfeksiyonlarının büyük çoğunluğu virüs kaynaklı olduğundan, antibiyotik kullanılmasına gerek olmuyor. Ancak, beraberinde ateş, şiddetli ağrı, boyundaki lenf bezlerinin büyümesi gibi şikayetler devam ediyorsa ve alt solunum yo... Devamı

Limon suyunun faydalarına inanamayacaksınız

2017-09-16 12:29:00
Limon suyunun faydalarına inanamayacaksınız |  görsel 1

Tam bir C vitamini deposu olan limon suyunu faydaları saymakla bitmiyor. İşte bazıları... Limon suyu, içeriğindeki C vitamini, asitler, lifler, vücuda faydalı iyon ve mineraller sayesinde yaşamsal faaliyetleri etkileyen sistemlere pek çok fayda sağlıyor. İşte onlardan bazıları... 1- Bağışıklık Sisteminizi Güçlendirir Limon suyundan alınan yüksek miktarda C vitamini bağışıklık sisteminizi güçlendirir. Grip, nezle ve alerji gibi hastalıklara karşı direncinizi artırır ve yaralarınızın iyileşmesini hızlandırır. 2- Tansiyonu Dengeler Limon, potasyum bakımından zengin bir turunçgildir. Yüksek tansiyon rahatsızlığı olanlar düzenli olarak limon suyu tükettiğinde aldığı potasyum mineralleri tansiyonu düşürecek ve dengede olmasını sağlayacaktır. 3- Kan Şekerini Dengeler ve Kanı Temizler Limonlu su içerisindeki doğal asit sayesinde kanı temizlemekte ve besinlerden alınan şekerin vücutta dengelenmesine yardımcı olmaktadır. 4- Sindirim Sistemini ve Böbrekleri Temizler Limonlu su doğal olarak antioksidan içeriği sayesinde vücudu toksinlerden arındırarak sindirim sistemini ve böbrekleri temizlemektedir. Bu sayede vücuttaki fazla suyun atılmasına yardımcı olur. 5- Kemikleri Güçlendirir Limonlu suyun içinde bulunan C vitamini, besinlerden alınan kalsiyumun vücutta emilimini sağlar, kemikleri güçlendirerek kemik erimesini önler. 6- Cildi Temizler ve Güzelleştirir Limonlu su içtiğinizde kandaki toksinler azalır ve dolaşım düzeni sağlanır bu sayede cildiniz daha berrak görünür. Ayrıca limonlu suyu bir pamuk yardımıyla doğrudan cildinize uyguladığınızda sivilce ve siyah noktaları azaltır. 7- Vücudu Kansere Karşı Korur Limonlu su içmek vücudun alkalize olmasını sağlar ve kanser hücreleri alkali ortamlarda çoğ... Devamı

Sivrisinek ısırığı deyip geçmeyin!

2017-08-27 10:14:00
Sivrisinek ısırığı deyip geçmeyin! |  görsel 1

Bangladesh'de parazit larvaları taşıyan sivrisinekler tarafından ısırılan kadın parazit enfeksiyonu ile enfekte oldu ve ardından fil hastalığı geçirdi. Enfeksiyonla karşılaştığından beri sağ bacağı şişen kadın fil ayağı görüntüsüyle karşı karşıya... Bangladesh’de yaşayan bir kadın öyle korkunç bir şeyle karşı karşıya kaldı ki… 18 yıl önce bir sivrisinek tarafından ısırılan talihsiz kadının adeta hayatı karardı. 40 yaşındaki talihsiz kadın 18 yıldır fil hastalığıyla yaşıyor! Rezia Begum isimli kadın şu anda Bangladesh’teki Dhaka Medical College Hastanesinde tedavi görüyor. Hastalığı nedeniyle çocuklarına bakamayan ve ihtiyaçlarını karşılayamayan kadın, hastaneden çıkamamanın üzüntüsünü yaşıyor. Tedavi gören kadın; ”20 yıl önce ben de hiç bir sağlık problemim yoktu. Bacağım tıpkı diğer kadınların bacağı gibiydi. 2. Çocuğumu doğurduktan kısa bir süre sonra ayağım yavaş yavaş şişmeye başladı. Bir terslik olmaya başladığını anlamıştım. Hastaneye geldiğimde Fil Hastalığı’na yakalandığımı söylediler.Tek bacağım şimdiden 60 kiloyu  geçti. Tuvalete bile tek başıma gidemiyorum.” dedi. Dhaka Medical College Hastanesindeki doktorlar; Bangladesh’li kadının bacağının normale dönmesi için gidecek çok yolunun olduğunu açıkladı. Enfeksiyonla karşılaştığından beri sağ bacağı şişip 60 kiloyu bulan, Bangladesh’li  kadının bacağı bir fil ayağı görüntüsüne sahip. Uzmanlar fil hastalığını kontrol altına almanın zor olduğunu belirterek, parazit larvaları taşıyan sivrisinekler kanları ile beslendiği insanlara fil hastalığını bulaştırdığını, bu enfeksiyonun da en çok Afrika, Orta ve Güney Amerika, Güney Asya ve Pasifik Adaları’nda olduğunu söyledi. İhmal edilen bir tropik hastalı... Devamı

El ayak ağız hastalığı salgını başladı

2017-08-26 12:08:00
El ayak ağız hastalığı salgını başladı |  görsel 1

El ayak ağız hastalığının görülme sıklığı bu aralar oldukça arttı. Öyle ki ebeveynler birbirlerini sosyal medya aracılığıyla hastalığın bulaşma riski konusunda uyarıyor. Uzun süren ateş ve iştahsızlık dönemi nedeni ile anne babaları oldukça endişelendiren el ayak hastalığı hakkında merak edilenleri ise Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Rahime Koç anlatıyor... El ayak ağız hastalığı genellikle 2-10 yaş gurubu çocukları etkiliyor ancak bazen yetişkinlerde de görülebiliyor. Yüksek ateş, el ve ayaklarda döküntü, ağız içinde aft benzeri yaralar (herpanjina) el, ayak ve ağız hastalığının en bilinen belirtileri arasında…  EL AYAK AĞIZ HASTALIĞINDA HANGİ MİKROP ETKENDİR?  El, ayak ve ağız hastalığına enterovirus cinsi virüsler neden olur. Bu virüs grubu poliovirüsler, koksaki virüsleri, ekovirüsler ve enterovirüsleri içerir. En çok sebep olan virüs Coxsackie virus A16’dır. EL AYAK AĞIZ HASTALIĞININ BELİRTİLERİ NELERDİR? • Ateş (38-39 derece)  • İştahsızlık, halsizlik  • Boğaz ağrısı • Karın ağrısı  • Vücutta döküntü  • Ağız içinde yaralar Her ne kadar adı el-ayak-ağız hastalığı da olsa her zaman tüm bu alanlarda döküntü görülmeyebilir. Sadece ağız yaraları veya sadece deride döküntüler şeklinde gelişebilir. Çocuğunuzda bu belirtiler varsa hemen çocuk doktoruna başvurulması gerekmektedir.  EL AYAK AĞIZ HASTALIĞI BULAŞICI MIDIR?  Kuluçka süresi ortalama 3-6 gündür. Coxsackie virus enfeksiyonu son derece bulaşıcıdır. Salgınlar sırasında, virüs çocuktan çocuğa ve anneden fetusa yatay iletim yoluyla bulaşır. El, ayak ve ağız hastalığına neden olan virüsler enfekte ki... Devamı

Sağlık Bakanlığı uyardı! İnsanların ölümüne sebep oluyorsunuz

2017-08-11 10:28:00

Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu, internet ya da sosyal medya üzerinden "sağlık beyanıyla" yapılan ürün satışlarını önlemek için harekete geçti - Sanatçı, sunucu ve mankenlerin de yer aldığı 50 ünlüye gönderilen mektupta, etkinliği ve güvenilirliği kanıtlanmamış ürünlerin tüketicileri aldatıcı ve yanıltıcı şekilde yapılan tanıtımlarında yer almamaları ve isimlerinin kullanılmasına izin vermemeleri istendi. Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu, (TİTCK) internet ya da sosyal medya üzerinden "sağlık beyanıyla" yapılan ürün satışlarını önlemek için harekete geçerek, aralarında sanatçı, sunucu ve mankenlerin de yer aldığı 50 ünlüye mektup gönderdi. TİTCK Başkanı Hakkı Gürsöz imzasıyla gönderilen mektuplarda, hastalıkları tedavi ettiği ya da zayıflattığı iddiasıyla yani sağlık beyanıyla satılan ürünlerin sonu ölümle sonuçlanabilen ciddi sağlık problemlerine yol açabildiği hatırlatıldı. Genellikle internet ya da sosyal medya üzerinden tanıtımı yapılan bu ürünlerin Sağlık Bakanlığı'ndan onaylı ya da ruhsatlı olmadığı, pek çoğunun izinsiz olarak piyasaya sürüldüğünün tespit edildiği de vurgulandı. "ROL MODEL KİŞİLERSİNİZ PAYLAŞIMLARINIZ KAMUOYU İÇİN ÖNEMLİ" Ünlülere gönderilen mektupta, "Özellikle sağlık alanında farkındalık ve davranış değişikliği oluşturma sürecinde rol modellerin önemi yadsınamaz. Toplumun gözü önünde olan ve örnek alınan kişilerden birisiniz, bu nedenle paylaşımlarınız ve söylemleriniz kamuoyu için önemlidir." ifadelerine yer verildi. Ünlülerden, etkinliği ve güvenilirliği kanıtlanmamış söz konusu... Devamı

Sigara içmek anksiyete ve paranoyayı tetikliyor

2017-08-02 10:47:00

Alman nörobilimciler sigaranın beynin korku merkezine etkilerini ortaya çıkaran bir araştırma yaptı. Buna göre sigaranın içindeki kimyasallar, kişilerin daha çabuk korkuya kapılmasına neden olarak, anksiyete ve paranoya geliştirmelerine sebebiyet veriyor. Almanya’nın Hamburg şehrinde bulunan Tıp Merkezi Üniversitesi’den bir grup nörobilimcinin yaptığı araştırma sigaranın beynin korku merkezine verdiği hasarı ortaya koydu. Araştırmaya göre sigara, kişinin geçmişinde yaşadığı travmalara bağlı olan korkularını bastırmasına engel olarak, onların Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB), anksiyete ve paranoyaya, sigara içeyen insanlara göre daha savunmasız hale getiriyor. Araştırmanın başındaki bilim insanı Dr. Jan Haaker, TSSB hastalarının sigarayı bırakmasının onların iyileşmesine yardımcı olabileceğini belirterek, sigaranın içindeki kimyasalların nöronlar ve beynin ilgili merkezi arasındaki mesaj iletimini durduğunu ve bu yüzden kişinin korkularını bastırmasında zırlandığını söyledi. Bilimsel çalışmanın diğer bir sonucuna göre, askerlik, polislik gibi yüksek stres içeren meslek gruplarından insanlar TSSB, anksiyete ve paranoya geliştirme açısından daha riskli. Sigara içen insanlarda TSSB, sigara içmeyenlere göre 4 kat daha fazla görülüyor. ntvmsnc... Devamı

Kalın bağırsak kanserinde tedavi yolları

2017-07-25 18:41:00

Kolorektal cerrahi ve proktoloji (bağırsak ve makat hastalıkları) alanında çalışan Prof. Dr. Korhan Taviloğlu, kalın bağırsak kanserinde tedavi yollarını anlattı. Prof. Dr. Korhan Taviloğlu, kalın bağırsak kanserinde direkt temas yolu, lenf, kan veya karın zarı (periton) yolu ile yayılma veya metastaz yapabildiğini ve vakaların % 30'unda lenf bezlerine ve %50'sinde karaciğere ve %10'unda ise akciğere yayılma görüldüğünü belirtti. Peki kalın bağırsak kanserinin tedavisinde hangi yollar izleniyor? Prof. Dr. Korhan Taviloğlu, kalın bağırsak kanseri tedavisinde kullanılan yöntemleri anlattı: “Cerrahi tedavi, kemoterapi, ışın tedavisi (radyoterapi) ve hedefli tedavi yöntemleri uygulanabilir. Tümörü ve lenf bezlerini çıkartmaya yönelik cerrahi işlem, kalın bağırsak veya kolon kanserleri için en yaygın olarak tercih edilen tedavi yöntemidir. Ameliyat öncesinde bağırsak hazırlığı veya bağırsak temizliği uygulanır. Ameliyat öncesinde, enfeksiyondan korunmak için antibiyotik ve bağırsak kanseri hastalarında sıkça rastlanılan damarlardaki pıhtılaşmayı önlemek içinse düşük molekül ağırlıklı heparin (kan sulandırıcı) ilaçları uygulanır. Kalın bağırsak veya kolon kanseri ameliyatı açık cerrahi, laparoskopik cerrahi veya robotik cerrahi yöntemlerinden birisi ile gerçekleştirilebilir.” ROBOTİK CERRAHİNİN AVANTAJLARI “Laparoskopik cerrahi veya robotik cerrahi yöntemleri, birkaç küçük delikten kalın bağırsak kanserinin alınması ve farklı bir bölümünden az daha büyük bir kesi yaparak tümörlü kalın bağırsağın bir torba içinde deriye temas ettirilmeden (bölgesel tümör ekimini önlemek için) dışarıya alınması prensibi ile gerçekleştirilir. Her iki teknikte, daha az ağr... Devamı

Sıcağa aldanma, yaz gribi olma!

2017-07-24 11:58:00

“Yazın grip mi olurmuş?” demeyin, grip sınıflamasına girmese de, genel itibariyle “soğuk algınlığı” diyebileceğimiz üst solunum yolu enfeksiyonları, yazın da kapımızı çalabilir. İçinde bulunduğumuz sıcak yaz ayları, grip salgınlarının cirit attığı kış aylarından daha güvenli görünse de, vücudumuzun çevre sıcaklığıyla alışveriş dengesini kurmakta zorlanabileceğini akılda tutmak gerekir. Yaz aylarında sıklıkla, soğutma sistemleri ve havuzlardan bulaşan yaz dönemi hastalıklarıyla karşılaşılıyor. Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Seçkin Ulusoy, yaz aylarında da görülen ‘üst solunum yolu enfeksiyonlarından korunma yolları’ hakkında şunları söyledi.   Yazın, bol su tüketin Yaz aylarında bol su tüketilmesi gerektiğini anlatan Doç. Dr. Seçkin Ulusoy, “İnsan vücudu, her aktivitesiyle ısı üretir. Açığa çıkan bu ısıyı, çeşitli şekillerde uzaklaştırırız ve sabit tutmaya çalışırız. Bu mekanizmaların temel malzemesi ‘su’dur. Yazın, kış aylarına göre, su kaybımız daha fazladır. Vücudumuzdaki ısı düzenlenmesi için bir gün içindeki su tüketiminin 2 litrenin altına inmemesi gerekiyor. Su tüketiminin 2,5 litrenin üzerine çıkılması da faydasızdır ve hatta zararlı olabilir” dedi. Klimalar, yaz gribine sebep oluyor Yaz gribinin, klimalardan bulaştığını ifade eden Doç. Dr. Seçkin Ulusoy, şunları söyledi: “Klimalar, ortamın sıcaklığını azaltırken, nemini de beraberinde azaltıyor. Bu nedenle, ortamı nemlendirici önlemler alınmalıdır. Klimalar ilk çalıştırıldığında bir süre pencereler açılmalıdır ki, böylece ilk üflemeyle havalandırmada bulunan mikroorganizmaların tümünün odaya yayılması azalsın. Yazın yap... Devamı

Canan Karatay'dan 'patates kızartması' uyarısı

2017-07-24 11:50:00

Profesör Canan Karatay 'patates kızartması' hakkında uyarıda bulundu. Karatay'a göre çocuk ya da yetişkin, hiç kimse patates kızartması yememeli. Star Haber'e konuşan İç hastalıkları Uzmanı Canan Karatay, anne babalara seslenip şu uyarıda bulundu: "Çocuklar elinde kızartmayla doğmadı. O kızartmaya siz alıştırdınız. Alıştırmayın. Kızardığı zaman trans yağlar meydana geliyor bu bir. Bir de ketçap bağımlılık yapıyor. Patatesi sevmiyorlar, ketçaptaki bağımlılık maddesini seviyorlar, farkında değiller. Eğer patates lezzetliyse neden ketçap döküyorlar, oturup patatesi yesinler. Ama kızartma kesinlikle olmaz." Patatesi sağlıklı yemenin mümkün olduğunu anlatan Karatay, "Bizim patates salatımız vardır. Haşlanıp yapılabilir buğulama yapılabilir. Ama kızartıp üstüne de ketçap döküp yerseniz o tehlikeli" dedi. Karatay, içindeki yüksek miktardaki guluten ve nişastaya dikkat çekerek, şeker hastaları ve guluten hassasiyeti bulunanların patates tüketmemesi gerektiğini kaydetti. ... Devamı

Kolon kanserine karşı üzüm

2017-07-22 18:36:00

ABD'de yapılan bir araştırma üzümün kolon kanserine karşı koruyucu olduğunu ortaya çıkardı. Onkoloji uzmanlarının ABD'de yaptığı bir araştırma, üzüm yemenin kolon kanserine yakalanma riskini düşürdüğünü ortaya çıkardı. Üzümde bulunan resveratrol adlı maddenin kolon kanserine yol açan kök hücrelerin üremesini önlediği ifade edildi. Devamı

Beyin kanamasına karşı 4 önlem

2017-07-13 11:38:00

Hava sıcaklıklarının artması birçok sağlık riskini beraberinde getiriyor. Özellikle tansiyon hastalarının sıcak havalarda beyin kanaması geçirme riski çok yüksek. İşte beyin kanamasına karşı alınabilecek 4 kolay önlem... Beyin kanaması riski sıcak havalarda artıyor. Bu tehlikeye karşı yapılması gerekenleri Okan Üniversitesi Hastanesi Beyin, Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Murat İmer anlattı. Tansiyonun ani ve denetimsiz yükselmesinin beyin kanamasına neden olabildiğini hatırlatan Prof. Dr. İmer, doğumsal damar değişikliği, pıhtılaşmayı engelleyici ilaç kullanımı, bazı karaciğer hastalıkları, yüksek dozda alkol kullanımının da söz konusu komplikasyona yol açtığını belirtti. NASIL ÖNLEM ALINIR? Beyin kanamasında ciddi baş ağrısı, bulantı, kusma, bilinç kaybı gibi belirtilerin ortaya çıktığını ifade eden Prof. Dr. İmer, “Kanamanın olduğu beyin bölgesine bağlı olmak üzere felç ve birtakım belirtiler gelişebilir. Şeker hastalığı, damar sertliği, tansiyon yüksekliği olan kişilerde bu tablonun ortaya çıkması durumunda, beyin kanaması ihtimali düşünülerek hasta hemen hastaneye götürülmeli.” diye konuştu. Sıcak havaların özellikle tansiyon hastalarında beyin kanaması riskini artırdığını belirten Prof. Dr. İmer, şu tavsiyelerde bulundu; 1) Güneşin direkt etkilerinden korunmak için şapka ya da bandana ile dolaşılmalı. 2) Sabah 10.00 ile öğleden sonra 14.00 arasında güneş altında kalmamalı. 3) Aç kalmamaya dikkat edip sağlıklı ve düzenli beslenmeye özen gösterilmeli. 4) Gün içerisinde artan su ihtiyacını giderilmeli. İlaçlarını düzenli olarak alınmalı. Tansiyon kontrolleri daha sık yaptırılmalı.Sözcü... Devamı

Canan Karatay'dan domates uyarısı

2017-07-12 23:04:00

Ekmek ve şeker tüketimine savaş açan Prof. Dr. Canan Karatay, bu kez domatesi mercek altına aldı. Domatesin bir sebze değil meyve olduğunu bu yüzden de içinde bol miktarda şeker barındırdığını kaydeden Karatay, "Şimdi bir bahçeniz varsa domateslerin kızarmadığını göreceksiniz halen yeşil. Benim gibi yapacaksınız. Eylül ayında doğal bir domates bulup kendi domatesinizi kış için hazırlayacaksınız." dedi. Karatay, şöyle konuştu: "Domates meyvedir. Ama biz sebze olarak ayırmışız. Çok fazla tüketildiğinde özellikle haziran ve temmuz ayında hastalarımın hem şekerleri hem de ürük asitleri yükselir. Diyorlar ki Canan Karatay karbonhidrat vermiyor. Domatesde de yeşil fasulyede de baklada da şeker var. İlaçlı tarım zehiriyle büyütülüyor. Tarım zehirleri bütün hastlalıkların sebebi. Kanser de dahil. Şuanda domatesin dönemi değil. Doğru mevsim eylül ayında. Yapay olarak her mevsim piyasaya sürülen sebzeler tehlikeli. Mevsiminde yiyeceksiniz diyorum. Şimdi bir bahçeniz varsa domateslerin kızarmadığını göreceksiniz halen yeşil.  Siz ona dikkat edin. Benim gibi yapacaksınız. Eylül ayında doğal bir domates bulup kendi domatesinizi kış için hazırlayacaksınız." (Star Haber)... Devamı

Halsizliğinizin sebebi bu olabilir?

2017-07-09 10:39:00

Artan hava sıcaklıkları halsizlik, baş dönmesi gibi sorunlara neden olabiliyor. Yaz aylarında yeterli sıvı alımına dikkat çeken uzmanlar, susuz kalmanın birçok soruna neden olduğunu söylüyor. Bugünlerde sağlık için yapılması gereken en önemli şey su içmek! Artan sıvı kaybının halsizlik, baş dönmesi, tansiyon düşüklüğü, böbrek yetmezliği hatta bilinç kaybı bile yapabileceğini söyleyen Liv Hospital Nefroloji ve Hipertansiyon Uzmanı Prof. Dr. Tekin Akpolat “Özellikle kalp, böbrek veya karaciğer gibi sıvı dengesinin belirli bir dengede olması gereken hastalar kendilerine çok dikkat etmeli, almaları gereken sıvı miktarını doktorlarına sormalıdır. Sağlıklı kişiler eğer aşırı miktarda su kaybetmiyorsa genellikle günde 2-3 litre sıvı almalıdır” diyor… YAŞLILAR VE BEBEKLERDE DAHA BELİRGİN Yaşam için vazgeçilmez bir madde olan suyun vücudumuzdaki dengesi böbrekler başta olmak üzere birçok organ tarafından sağlanır. İdrar, dışkı, ter ve solunum yolu ile kaybettiğimiz suyu yediğimiz yemekler, içtiğimiz su/sıvılar ile yerine koyar, vücut için gereken dengeyi farkında olmadan sağlarız. Yaz günleri gibi havanın sıcak olduğu zamanlarda özellikle terleme ile daha fazla sıvı kaybederiz. Sıvı kaybı özellikle yaşlılarda ve bebeklerde daha belirgin olur. Sokakta oynayan çocuklar da farkında olmadan sıvı kaybedebilirler. İshal, kusma gibi olağan dışı sıvı kayıpları yaşlı ve çocuklarda dramatik sorunlara yol açabilir. BİLİNÇ KAYBINA NEDEN OLABİLİR Su kaybının en sık belirtisi susuzluk hissi ve halsizliktir, ağız kurur. Halsiz kalan kişi kendini kötü hisseder, canı bir şey yapmak istemez. Sıvı kaybı artınca baş dönmesi, tansiyon düşüklüğü ortaya çıkar. İleri sıvı kayıplarında tansiyon dü... Devamı

Portakal yemek, bunama riskini azaltıyor

2017-07-09 10:37:00

Yeni yapılan bir araştırmaya göre her gün portakal yemek bunama riskini düşürüyor. Japonya'da yapılan bir araştırma, her gün 1-2 portakal yemenin bunama riskini yüzde 23 düşürdüğünü ortaya çıkardı. Portakalda bulunan nobiletin maddesinin hafızadaki zayıflamayı durdurmaya yardımcı olduğu belirlendi. Devamı

Güneş kremi ile denize girmek kanser mi yapıyor?

2017-07-05 19:06:00

Kadın Hastalıkları Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Betül Görgen uyardı: Kanser olmak istemiyorsanız, yüzmeye giderken güneş koruyucu sürmeyin.  Güneş kremlerinde kullanılan avobenzon, UV ışınlarının cilde zarar vermesini engeller. Fakat içerdiği bileşimler, klor ve güneş ışığıyla reaksiyona girdiğinde, kanser riskini artırarak ölümcül olabilir. “Kanser olmak istemiyorsanız, yüzmeye giderken güneş koruyucu sürmeyin” diyen Kadın Hastalıkları Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Betül Görgen, koruyucular hakkında önemli bilgiler verdi: “Avobenzone, dünya çapında çok popüler bir güneş koruyucu. Çeşitli dalga boylarındaki güneş ışığını absorbe ederek ciltte oluşabilecek hasarın önüne geçiyor. Ancak cildi koruması için kullanılan kimyasal, klor ve UV ışınlarıyla reaksiyona girerek toksik hale dönüşüyor. Lomonosov Moskova Devlet Üniversitesi uzmanları tarafından yapılan deneylerde, aşırı derecede toksik bulunan kimyasallar, ölümcül tümör gelişimi ve kısırlıkla bağlantılı bulundu. KOZMETİK ÜRÜNLERDE DE KULLANILIYOR Popüler kozmetik ürünlerde yer alan bazı kimyasallar, çevresel faktörlerle reaksiyona girerek, çok daha toksik ve zararlı formlara dönüşebilmektedir. Dünya üzerinde milyonlarca insan Avobenzon içeren güneş koruyucuları kullanıyor. Çünkü bu madde UV ışınlarını absorbe ediyor. Güneş koruyucular kadar, bazı kişisel bakım ürünleri de (makyaj malzemeleri, nemlendiriciler ve dudak merhemleri) bu maddeyi içeriyor. Korunmasız olarak güneşe maruz kalmanın cilt kanseriyle bağlantısı kesin olarak bilindiğinden, güneş koruyucuları tümüyle reddetmek doğru olmaz. Araştırmacılar şimdi bu kimya... Devamı

Çocukları tehdit eden 6 yaz hastalığı

2017-07-03 15:31:00

Çocukların açık havada daha fazla zaman geçirdiği yaz ayları olumlu yanlarının yanı sıra bazı risklere de davetiye çıkarıyor. Besin zehirlenmelerinden böcek ısırıklarına, güneş yanıklarından idrar yolu enfeksiyonlarına hatta boğulmalara dek birçok sorun çocuklar için risk oluşturuyor. Yazın yetersiz sıvı almak, ısının en yüksek olduğu saatlerde güneş altında uzun süre kalmak, yeterince temizlenmemiş besinleri tüketmek, hijyeninden emin olunmayan sulara girmek, kesici ve delici aletlerle oynamak çocuklar için risk yaratabiliyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Neslihan Korkmaz, yaz aylarında çocukları tahdit eden ve en sık görülen 6 yaz riskini anlattı, uyarı ve önerilerini şöyle aktardı: 1-Sinek ve böcek ısırıkları: Önce ısırık bölgesini su ve sabunla yıkayın. Isırılan yere hemen karbonatlı su ya da kaşıntıyı kesen losyon sürmeyin. Kaşıntıyı azaltmak için 10 saniye parmakla baskı uygulayın. Buz uygulaması, amonyaklı su ile kompres de iyi gelecektir. Kaşıntı çok şiddetliyse hekime danışarak krem kullanabilirsiniz. Kırsal bölgelerde çocuğunuzu pencereler kapalıyken uyutun ve giysilerini kontrol etmeden giydirmeyin. Piknik alanına giderken parlak renkli, kol ve bacağı açıkta giydirmeyin. Arabanın camlarını kapalı tutun. Arı sokması ise çok ciddi sorunlara hatta hayati riske neden olabildiğinden mutlaka o bölgeyi sabun ve bolca soğuk su ile yıkayın; eğer vücutta şişme ve kızarıklıklar oluşuyorsa hemen hastaneye gidin. 2-İshal ve besin zehirlenmesi: Kaynağı bilinmeyen, açıkta satılan veya dağıtılan denetimsiz içme suları ve bu sularla yıkanmış sebze ve meyveler, temiz olmayan havuzlar, iyi şartlarda saklanmamış besinler yaz aylarında ishal ve besin zehirlenmelerine sıkça neden oluyor. İshale kusma, ateş, halsizlik,... Devamı

Kolera salgını 1500 can aldı

2017-07-03 15:21:00

Dünya Sağlık Örgütü, Yemen’de hızla yayılan kolera salgını nedeniyle son iki ayda 1500 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Örgüt, Nisan sonundan bu yana 246 bin şüpheli kolera vakasının görüldüğünü bildirdi. Dünya Sağlık Örgütü Yemen Temsilcisi Nevio Zagaria, başkent Sana'da yaptığı basın toplantısında ölü sayısının iki hafta öncesine göre 1300 arttığına dikkat çekti. Zagaria, ülkede patlak veren ikinci kolera salgınında vaka sayısının son iki ayda 10 kat arttığını söyledi. Hayatını kaybedenlerin dörtte biri ise çocuk. Yemen’de iki yıldan uzun süredir, Suudi Arabistan destekli hükümet güçleriyle, İran destekli Husi isyancılar arasındaki çatışmalar nedeniyle tüm altyapı çöktü, hastaneler zarar gördü. Yaklaşık 3 milyon kişinin, temiz içme suyu ve gıdaya erişim yok. Ülkede temizlik işçileri maaş alamadıkları için grevde; atıklar ve çöpler toplanmıyor. İlaç temininde de büyük sıkıntılar yaşanıyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre Yemen’de 2015’ten bu yana 7 bin kişi hayatını kaybetti, 3 milyon evlerinden oldu. Ülkenin üçte biri kıtlık kriziyle karşı karşıya. ... Devamı