İleri yaşta baba olan erkeklerin çocukları, daha uzun yaşıyor

2012-06-21 16:31:00
İleri yaşta baba olan erkeklerin çocukları, daha uzun yaşıyor |  görsel 1

  Amerikan bilim adamları, ileri yaşta baba olan kişilerin çocuklarının daha uzun yaşadığını ortaya çıkardı. Deniz Uğur ve Reha muhtar   "Proceedings of the National Academy of Sciences" dergisinde yayımlanan  çalışmaya göre, erkeklerin yaşla birlikte spermlerinde meydana gelen  değişiklikler, daha uzun yaşama olanağı sağlayan bir DNA kodunun ortaya çıkmasına  yol açıyor. Bu özellik, kişinin çocuklarına aktarılıyor. Northwestern Üniversitesi Antropoloji Bölümü’nde yapılan çalışmada, 1779  genç yetişkinden alınan DNA örnekleri incelendi.   Daha önce yapılan araştırmalarda insanın yaşam süresinin, DNA’nın yer  aldığı kromozomların uçlarında bulunan telomer adlı yapıların uzunluğu tarafından  belirlendiği ortaya çıkarılmıştı. Kromozom uçlarının hasar görmesini engelleyerek  yaşam süresini artıran telomerler, yaşlanmaya bağlı olarak kısalıyor.   Northwestern Üniversitesi’ndeki bilim adamları, spermlerde bu durumun tam  tersine olduğunu ve telomerlerin yaşla birlikte uzadığını ortaya çıkardı.   Dr. Dan Eisenberg ve çalışma arkadaşları, deneklerden alınan örnekleri  incelediklerinde ileri yaşta baba olan kişilerin çocuklarında telomerlerin daha  uzun olduğunu keşfetti.   Erkekler, DNA’larını çocuklarına spermleri ile geçirdiği için sahip  oldukları uzun telomerler de sonraki nesillere aktarılıyor.   Eisenberg, erkeklerin çocuk sahibi olmayı ertelemesiyle uzun telomerlerin  sonraki nesillere aktarılarak insan ömrünün uzamasına neden olacağını belirtti.   Telomer uzunluğu, kişinin dedesinin de ileri ya... Devamı

9 Adımda Stressiz Doğuma

2012-06-21 16:18:00
9 Adımda Stressiz Doğuma |  görsel 1

  Kadın Hastalıkları Doğum Uzmanı Op.Dr.Ayşe Duman’ın stressiz doğum için mutlaka denemeye değecek uygulanabilir önerileri var:   Sonunda kasılmalar başladı. Zaman geçtikçe sıklaşıyorlar da…Bu durumda en son ihtiyacınız olacak şey herhalde etrafınızdaki insanların size sakinleşmenizi söylemeleri olur.Doğumun daha kolay gerçekleşebilmesi için kasılmamanız gerektiğini elbette biliyorsunuz.Peki ama nasıl ? Kaslarınız gevşek olursa doğumunuz çok uzun sürmez. Dr.Ayşe Duman ‘dan,annenin kendini rahat hissetmesini dolayısıyla doğumunun kolay gerçekleşmesini sağlayacak bilgiler aldık. Bilgilenin: Doğum sürecinde sizi nelerin beklediğini bilmeniz çok önemlidir.Çiftler,hem doğum atmosferini tanımalı hem de karşılarına çıkabilecek durumları öğrenmeliler.İlk adım,eşinizle beraber doğum kursuna katılmak.Ayrıca,doğum hakkında bilgi veren kitaplar okuyabilir;yeni anne olan arkadaşlarınızla konuşabilir ve doğum için önerilen ağrı kesici ilaçlar hakkında bilgi edinebilirsiniz.Korkularınızla bugünden yüzleşirseniz;doğum sırasında her şeyin planlandığı gibi gitmesi halinde paniğe kapılmazsınız. Sıcak Ortam Hazırlayın: Rahat bir ortam,sizi sakinleştirir.Bazı hastanelerde size kendinizi evinizdeymiş gibi hissettirecek alternatif doğum odaları oluyor.Doğumunuz standart bir hastane olmasa bile,odanızı kişiselleştirmeye çalışın.Evden bir resim götürüp doğum odasına asabilir ya da yanınıza portatif bir müzik seti alabilirsiniz.Birçok kadın hafif müzikler dinlemenin kasılmalarını hafiflettiğini söylüyor. Doğuma Güvendiğiniz Biriyle Gidin: Beraberken kendinizi çok rahat hissettiğiniz birinin yanınızda olması mucizeler yaratabilir.Birçok anne adayı,kız kardeşinin ya da en yakın arkadaşı... Devamı

B12 vitamini hakkında neler biliyoruz?

2012-06-21 15:33:00
B12 vitamini hakkında neler biliyoruz? |  görsel 1

  B12 vitamini eksikliği vücudunuza yeterli ve doğru besin öğesi alamadığınızda ve sindirim sisteminde yaşanan sorunlara bağlı olarak görülebilir...   B12 vitamini suda eriyen bir vitamindir ve diğer adı kobalamindir. B12 vitamini eksikliğinin en yaygın göstergesi yorgunluk halidir ancak yorgunluk, uykusuzluk veya başka bir sağlık durumundan da kaynaklanabilir. B12 eksikliğinin diğer semptomları arasında kilo kaybı, kabızlık veya ishal durumu, kırmızı dil, mide buluntısı ve kusma, karında şişlik ve gaz, el ve ayaklarda hissizlik, denge kaybı ve sinirlilik hali sayılabilir.  Hangi durumlar B12 vitamini eksikliği riskini artırır? B12 vitamini eksikliği vücudunuza yeterli ve doğru besin öğesi alamadığınızda ve sindirim sisteminde yaşanan sorunlara bağlı olarak görülebilir. Vegan olarak beslenen bireyler hayvansal kaynakları tüketmedikleri için risk altındadırlar. Kronik alkolizim, Crohn hastalığı veya çölyak hastası olmak, yağ aldırma operasyonları, ilerleyen yaş riski artırır çünkü bu durumlarda vücutta yeterli emilim gerçekleşemez.   Yeterli B12 vitamini alınmazsa ne olur? Vücut yeterli kırmızı kan hücresi üretemez. Yetersizliği halinde, sinir sistemi bozukluklarıyla birlikte, ‘pernisiyöz anemi’ (kansızlık) oluşur. Pernisiyöz anemide, kırmızı ve beyaz kan hücrelerinin sayısı azalır ve şekilleri bozulur. Bu durum, kemik iliğinde kan hücrelerinin yapımındaki bozukluktan ileri gelir. Pernisiyöz aneminin oluşum nedenleri farklı da olabilir. Nedenlerinden biri, diyetle yeteri kadar B12 vitamini alınmaması veya besinlerin hazırlanması ve saklanması için uygulanan işlemlerin vitamin kaybını artırmasıdır.   B12 vitaminin günlük alım miktarı nedir? 14 yaşından büyük olanlar için günde ... Devamı

Güneş kremi kullanmayı biliyor musunuz?

2012-06-21 15:24:00
Güneş kremi kullanmayı biliyor musunuz? |  görsel 1

  Yaz geldi, güneş kendini iyice gösterdi ve güneş kremlerine olan talep gün geçtikçe artıyor.   Ancak yapılan araştırmalara göre çoğumuz güneş kremi kullanmayı bilmiyoruz. Medikal Estetik Doktoru Dr. Nihat Dik, güneşten korunmak için, herhangi bir güneş kremini alıp cildinize ovalaya ovalaya sürmek kremin etkilerini neredeyse sıfıra düşürüyor. SPF değerlenin etkisini göstermesi için nerenize ne kadar süreceğinizi mutlaka bilmelisiniz, yoksa 50 SPF’lik bir krem 2 SPF etkisi gösterir” diyerek uyarılarda bulundu.     Medikal Estetik Uzmanı Dr. Nihat Dik açıklamalarına şöyle devam etti; İngiltere merkezli The Restoration of Appearance and Function Trust adlı derneğin yaptırdığı araştırmanın sonucuna göre, güneş kremini ovalayarak vücudunuza sürerseniz sıfıra yakın bir koruma sağlar, etkinliği çok düşer.   Estetik görünmek için güneş kremlerini hemen vücudumuza yediriyoruz ama bu şekilde koruma tabakasını incelttiğimizin farkına bile varmıyoruz. Cildimiz bu ince tabaka yüzünden neredeyse güneş ışını ile direk karşı karşıya kalıyor. Ayrıca bu şekilde krem vücuttaki kırışıklıklar ya da ter bezlerinin içine iyice girerek birikiyor ve koruma özelliği neredeyse sıfıra düşüyor. Oysa güneş kremini cildimize yedirmeden, ovalamadan sürersek koruma etkisi maksimumda kalıyor.    Bir de genellikle geçen seneden kalma güneş kremlerimizi sakladığımız yerden çıkarır, o seneyi de eski kremimizle geçirmek isteriz. Ama güneş kremleri 6 ay tazeliğini ve etkileyiciliğini korur. Bu yüzden son kullanma tarihi geçen kremlerinizi kullanmamalı, mutlaka atmalısınız.    GÜNEŞ KREMİ NE KADAR SÜR&U... Devamı

Ağda ve epilasyon tarihe karışıyor. Hamam otunu duydunuz mu?

2012-06-21 15:02:00
Ağda ve epilasyon tarihe karışıyor. Hamam otunu duydunuz mu? |  görsel 1

  Osmanlı zamanında bilinen en eski epilasyon yöntemlerinden biri olan hamam otu tozu, zırnık otu olarak da bilinmektedir. Hamam otu genellikle kadınlar hamamda istenmeyen tüylerinden kurtulmak için bu yöntemi uyguladıkları için bu ismi aldı. Çoğu kadının en muzdarip olduğu konuların başında gelen istenmeyen tüylere çözüm bulma yolları yüzyıllardır var olmuştur. Kadının çekiciliğine ve feminen görüntüsüne gölge düşüren istenmeyen tüyler, çözüm için hala cevap bekleyen konuların başında geliyor. Günümüzde birçok kadın bu sorundan kurtulmak uğruna tüy dökücü yöntemlere başvurmaktan geri kalmıyor. Artık dünyada bir sektör haline gelen bu uygulamalar ise gün geçtikçe çeşitli alternatif yöntemlerle çoğalıyor. Kalıcı tüy dökme yöntemleri arasında yer alan epilasyon, lazer, iğneli epilasyon vs. uygulamaların ise uzman kişiler tarafından yapılması ve bu konuda dikkatli olunması gerektiği gibi uyarılar her gün karşımıza çıkıyor.Ayrıca maliyetleri düşünüldüğünde her kesimden insanın faydalanabileceği bir yöntem sayılmaz. Bitkisel tüy dökme yöntemleri ise tüm bu uygulamaların aksine tamamen doğal ve bitkisel ürün formülleriyle elde edilen solüsyon krem ve yağ uygulamalarından oluşuyor. Diğer yöntemlerin aksine evde denenebilmeleri ve yan etkilerinin olmayışı sebebiyle de son yıllarda oldukça ilgi görmekte. En çok bikini bölgesi, koltuk altı ve bacaklarda çıkan istenmeyen tüylerden kurtulmanın birçok yolu var. Fakat burada önemli olan hangi uygulamanın ideal olduğu? Hangisinin en az zaman ve para gerektirdiği? Sorularına verile yanıtla ortaya çıkıyo... Devamı

En güzel şişman seçildi.

2012-06-21 13:31:00
En güzel şişman seçildi. |  görsel 1

  İsrail'in düzenlenen şişmanlar güzellik yarışmasında tacı takmaya hak kazanan Vered Fisher oldu.   Geleneksel olarak yapılan "Şişman Güzeller" yarışması ülkenin güneyindeki Beer Sheva kasabasında gerçekleştirildi.                 ... Devamı

Ölüm diyetine girdi.

2012-06-21 13:10:00
Ölüm diyetine girdi. |  görsel 1

Amerikalı oyuncu Anne Hathaway, meslektaşlarının elinden kaptığı rol için ölüm diyetine girdi. Anne Hathaway ölüm diyetinde Hollywood oyuncularının rol kapmak için adeta savaş verdiği 'Sefiller' filminin çekimlerine başlandı. Heyecanla beklenen film şimdiden ses getirmeye başladı bile. Scarlet Johansson ve Amanda Seyfried gibi ünlü isimlerin elinden başrolü kapan genç oyuncu Anne Hathaway'in, rolünü daha inandırıcı kılmak için günde sadece 500 kalorilik diyet uyguladığı belirtildi. Tek çocuklu anne 'Fantine' karakterini canlandıracak olan 29 yaşındaki aktris, çekeceği ölüm sahnesi için günde sadece iki elma ve bunun yanında protein içecekleriyle ayakta duruyor. Oyuncunun sağlığı için edişe duyan arkadaşlarının uyarılarına aldırış etmeyen Hathaway’in, 15 ile 20 gün içerisinde iki beden incelmesi gerektiğini ve bunu da ancak aç kalarak elde edebileceğini söylediği iddia edildi.  Kısa sürede kilo kaybının risklerini göze alan oyuncunun bağışıklığını güçlendirmek için ilaç alacağı da gelen bilgiler arasında Set içerisinden gelen bir başka haberde de filmin yapımcısının bu durumu sağlıklı bulmadığı ama 'Sefiller' gibi büyük bütçeli filmlerde oyuncuların böyle fedakarlıklar yapması gerektiğini vurguladığı ileri sürüldü. Victor Hugo'nun eserinden uyarlanan filmde oynayan diğer başrol oyucuları Hugh Jackman ve Russell Crowe'un rol arkadaşlarının bu kadar hızlı kilo verme çabasından endişe duydukları ve ona set içerisinde göz kulak olacakları ifade edildi. ... Devamı

Madonna İtalya'da klip çekti.

2012-06-21 12:56:00
Madonna İtalyada klip çekti. |  görsel 1

  Madonna’nın “MDNA” albümünden çıkacak yeni single’ı “Turn Up the Radio”nun klibini Floransa çekti. Klip çekimini ünlü şarkıcının menajeri Guy Oseary’nin Twitter’a yazdıklarından öğrenen paparazziler, setin bulunduğu alana akın etti. Madonna, sette seksi kostümüyle çekimlere hazırlanırken görüntülendi.               ... Devamı

Teninizde güneş yanığı oluştuysa

2012-06-21 12:45:00
Teninizde güneş yanığı oluştuysa |  görsel 1

Kısa süreli ama aşırı miktarda güneşe maruz kalındığında ciltte güneş yanığı oluşabiliyor. Peki, böyle bir durumla karşılaştığımızda ne yapmalıyız? Dr. Ayhan Tokgöz, ciltte oluşabilecek yanıklarla ilgili yapılacakları sıraladı. Dr. Ayhan Tokgöz, güneş yanığı oluştuysa yapılabilecekleri şu şekilde aktarıyor: • Zaman kaybetmeden tedbir alın: Siz veya çocuğunuz güneşte kaldıktan sonra cilt kızarması ve yanma hissi ortaya çıkarsa hiç zaman kaybetmeden güneşli bölgeden uzaklaşın ve tedaviye başlayın. • Cildi nemlendirin: Serin bir duştan sonra cilde nemlendirici bir krem veya losyon sürün. Soyulma ve kabarcıklanmayı önlemek için bu işlemi sıkça tekrarlayın. Cildi kaşımak, soymak ve kabarcıkları patlamak hasarı artırır ve açık yaralara neden olarak cildin mikrop kapmasına neden olabilir, bu sebeple cildi kaşımayın. • Bol su için: Yanıklar ciltten su kaybedilmesine neden olur. Özellikle çocuklar çok hızlı su kaybedebilirler, ağız kuruması, susama hissi, az idrara çıkma, baş ağrısı, sersemlik ve uyku hali su kaybının belirtileridir. Belirtiler şiddetliyse mutlaka bir sağlık kurumuna başvurulması gerekir. • Doktorunuza sorun: Yanık alanı genişse, örneğin sırtın tümü kabarcıklanacak kadar yandıysa, ateş ve üşüme varsa mutlaka doktorunuza danışın.... Devamı

Beyaz saçlardan kurtulmak için kurşun yemeyin.

2012-06-21 12:17:00

  Sağlık Bakanlığı saç beyazlığı giderici ürünler konusunda uyardı. Bakanlıktan yapılan açıklamada, piyasa denetim faaliyetlerinde “Dermojin Saç Renklendirici Gray Hair” adlı üründe “kurşun” tespit edildiği belirtildi. Açıklamada şöyle denildi: “Piyasada saç beyazlık giderici ürünler bulunmaktadır. Bu ürünler etkilerini genellikle içerdikleri ‘Kurşun asetat’ isimli madde ile göstermekte olup, 2009 itibariyle AB ülkeleri ve ülkemizde kurşun bileşiklerinin kozmetik ürünlerde kullanımı maddenin sağlığa zararlı olması sebebiyle yasaklanmıştır.”  Devamı

Kürtaj yasalarının tarihçesi

2012-06-21 12:03:00
Kürtaj yasalarının tarihçesi |  görsel 1

  Türkiye'de nüfus konusu ilk kez 1920'de Atatürk tarafından bir politika olarak ele alındı ve günün koşullarının gerektirdiği üzere pronatalist politika benimsendi. Doğurganlığı artırmak için alınan önlemler, 1965 yılında çıkartılan yasayla kaldırıldı.   Türkiye Büyük Millet Meclisi Araştırma Merkezi, “Kürtaja ilişkin yasal düzenlemeler” konulu bir araştırma yaptı. Araştırmada, gebeliğin  sonlandırılmasının, sağlık, hukuk, tıp etiği, felsefe, din ve kadın çalışmaları gibi birçok alanda tartışılageldiği kaydedildi. Tıp etiğinin en eski konularından olan gebeliğin sonlandırılmasının, aynı zamanda sağlık hukuku alanında da en tartışmalı konulardan biri olduğu ifade edilerek, şunlar kaydedildi: “Bu konudaki destekleyici görüşe göre, kadın kendi bedeni üzerinde özgürce tasarruf edebilirken, karşıt görüş bunu kadının rahminde başlamış olan hayata müdahale olarak ve hatta cinayet olarak yorumlamaktadır. Eski Yunan uygarlığındaki özgün Hipokrat Andı'nda hekimlerin 'kadınlara çocuk düşürmek için yardımcı olmamak' için yemin ettikleri bilinmektedir. Bu konunun bir uzantısı da tıp biliminin cenini değerlendirişi ile ceninin hukuki açıdan ne zaman kişilik kazandığı tartışmalarıdır. Dünya Sağlık Örgütü'nün tahmini verilerine göre dünyada her yıl uygulanan 46 milyon isteyerek gebeliği sonlandırma işleminin 20 milyon kadarı güvenli olmayan koşullarda uygulanmakta ve bunların sonucunda yaklaşık 80 bin kadın yaşamını yitirmektedir. Bu ölümlerin tamamına yakın kısmı yasaların gebeliğin sonlandırılmasına izin vermediği veya aile planlaması hizmetleri sunumunun yetersiz olduğu ülkelerde meydana gelmektedir.”   YASAL DÜZENLEMELERİN TARİH... Devamı

Dekoltesi yüzünden uçaktan atıldı.

2012-06-21 11:55:00
Dekoltesi yüzünden uçaktan atıldı. |  görsel 1

  ABD’de Las Vegas’tan New York’a gitmek için uçağa binen kadın derin dekoltesi yüzünden uçaktan atıldı. Southwest havayollara ait uçaktaki görevliler, Avital isimli kadına, göğüslerinin büyük bölümünü gösteren giysisinin ‘uygunsuz’ olduğunu söyledi. Kovulmasına rağmen uçağına tekrar binerek New York’a giden Avital, “Uçak benim göğüslerim yüzünden kaza yapmadı” diyerek tepkisini dile getirdi. Olayın basına yansımasından sonra havayolu şirketi sözcüsü yolcudan özür diledi.  Devamı

Johnny Deep'e ayrılık sonrası yeni aşk.

2012-06-21 11:46:00
Johnny Deepe ayrılık sonrası yeni aşk. |  görsel 1

  Hollywood’un ünlü aktörü Johnny Depp 14 yıldır birlikte olduğu Fransız sanatçı Vanessa Paradis’den ayrıldığını açıklamasının ardından oyuncu Amber Heard ile yaşadığı aşkla gündeme geldi.                                       Johnny Deep ve Vanessa Paradis     “Karayip Korsanları”nın yıldızı Johnny Depp 14 yıldır birlikte olduğu kız arkadaşı Fransız sanatçı Vanessa Paradis’den ayrıldığını basın sözcüsü aracılığıyla duyurdu. Depp’in bu açıklamanın ardından uzun süredir adının birlikte anıldığı biseksüel oyuncu Amber Heard ile ilişki yaşadığı iddia edildi. Globe dergisinin haberine göre Heard Depp’in son filmi “The Lone Ranger”ın New Mexico’daki setinde ünlü aktörle birlikte kalıyor. Johnny Deep ve Amber Heard... Devamı

Hamilelikte alkol kullanılır mı?

2012-06-21 11:40:00
Hamilelikte alkol kullanılır mı? |  görsel 1

  Çok sayıda uzman hamilelikte alkol almanın sakıncalı olduğunu belirtirken Danimarkalı bilim insanları yaptıkları araştırmaya dayanarak, hamilenin haftada 1 ila 8 adet içki içmesinin çocuğa zarar vermediğini açıkladı.   Çalışmaları, BJOD adlı dergide yayınlanan Danimarkalı araştırmacılar, anne adayının erken gebelik döneminde düşük veya orta seviyede alkol kullanmasının, çocuğun 5 yaşına kadar olan gelişim sürecinde sağlığını etkilemediğini söyledi. Danimarka’da standart bir içkide 12 gram, İngiltere’de de 7,9 gram alkol var. İngiltere’de hamile kadınlara içki içmemeleri tavsiye edilirken, uzmanlar haftada bir veya iki defa olmak üzere 1-2 adetten fazla içki tüketilmemesi gerektiğini söylüyor.   Gebelik döneminde yoğun alkol tüketiminin, düşük vakalarına, fetal alkol sendromuna ve düşük doğum ağırlığına neden olduğu biliniyor. Araştırmaya, doğum öncesi ilk doktor ziyareti yapan 1600 kadın katıldı. Yarısı ilk defa anne olan kadınların üçte birinden azı gebelik döneminde sigara içiyordu. Araştırmaya katılan kadınlara gebelik döneminde alkol kullanım oranları soruldu. Haftada 1 ila 4 içki tüketimi, ‘düşük alkol kullanımı’ olarak değerlendirilirken, 5 ila 8 içki ‘orta’, haftada 9 veya daha fazla içki tüketimi de ‘yüksek’ seviye alkol kullanımı olarak belirlendi. YOĞUN TÜKETİM DİKKAT DAĞITIYOR Bilim insanları, 5 yaşındaki çocuklarda alkolün IQ seviyesine etkisini, dikkat dağınıklığını, planlama, organizasyon ve kişisel kontrole etkisini inceledi. Araştırma sonunda, erken gebelik döneminde haftada düşük ve orta seviyede alkol tüketiminin 5 yaşındaki çocukların sinirsel gelişiminde e... Devamı

Düşük bel pantolondaki tehlike.

2012-06-21 11:23:00

  Erkekler de giyiyor ama daha çok kadınlar tercih ediyor. Ancak uzmanlar düşük bel ve dar pantolonların, yarattığı sağlık riskleri açısından pek de masum olmadığı görüşünde.  Genç şarkıcı Justin Bieber düşük bel pantolon tutkunlarından   Uzmanlara göre, özellikle kas-iskelet sistemini etkileyen giysileri seçerken dikkatli olmakta fayda var. Korse, topuklu ayakkabı, çok dar pantolon ve gömlek bunlar arasında.  "Güzel ve zayıf görünme arzusu bazen sağlık sorunlarını da beraberinde getirebiliyor” diyen Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Tolga Aydoğ’un dikkat çektiği giyeceklerden biri düşük bel ve dar pantolonlar. Aydoğ, “Pantolonun bel çevresinden 7-8 cm’den daha dar olmaması gerekir" diyor. Kas-iskelet sistemi sorunlarına maruz kalmamak için ayakkabı topuklarının da 5 cm’den daha yüksek olmaması, gömlek yakasının ise boynu sıkmayacak nitelikte olması gerekiyor. Dr. Aydoğ, bu kurallara uyulmaması durumunda gelişebilecek sağlık sorunları hakkında şu bilgileri veriyor: • Sıkı pantolon ve korse kullanımı bağırsaklara baskı yaparak hazımsızlığa ve karın ağrısına neden olabilir.  • Boynu sıkan dar gömlek ve kıyafetler, boynun ön yüzünde yer alan şah damarına baskı yaparak baş ağrısı, görme bulanıklığı ve çınlamaya yol açabilir.  • Yüksek topuklu ayakkabı, aşil tendonunda kısalık, dizde bükülme, bel çukurluğu ve sırt kamburluğunda artmaya neden olabilir. Baldır arkasında bulunan aşil tendonunda kısalık sıkça görülür. Bu sorunlar topuk yükselmesi ile daha belirgin hale gelir. Dizde artan bükülmeye bağlı diz kapağı sorunları artar. Yüksek topuk kullanımına bağlı, ön ayaktaki basınç... Devamı

Erkeklerde meme estetiği artıyor.

2012-06-21 11:12:00
Erkeklerde meme estetiği artıyor. |  görsel 1

  Fast food tarzı beslenme, hormonlu gıdalar, kilo artışı ve hareketsiz yaşam gibi etkenler nedeniyle erkekler de artık meme estetiğine yöneliyor.   Meme estetiğini daha çok kadınlar yaptırıyor. Bazen memeyi küçültmek için, bazen de büyütmek ve dikleştirmek için estetik cerrahi yöntemlere başvurulabiliyor. Ancak çevresel ve yaşam tarzının da etkisiyle artık erkekler de meme estetiği yaptırıyor. Erkekler daha çok memelerin aşırı büyümesi, yani jinekomasti nedeniyle estetik cerrahların yolunu tutuyor. Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Dr. Nezail Demirciler, erkeklerdeki meme büyümesi sorununun daha çok hormonal nedenlerle ergenlik döneminde görüldüğünü belirtiyor. Dr. Demirciler, “Meme büyümesi erkeklerde çok görülen bir rahatsızlık. Bazılarında hormonal dengeler normal olsa da memedeki bez yapıları gelişimini sürdürüyor. Fazla kilolu kişilerde vücutta yağ birikimi de daha fazla olacağından, memenin yağ ve bez yapısında artış oluyor. Adeta kadın memesine benziyor, meme dokusunda büyüme ve sarkma oluşuyor. Sorun, özellikle ergenlik sonrasında ve yaz mevsimlerinde rahatsızlık veriyor. İnce tişörtler ve mayo giymek rahatsız edici olabiliyor. Bu yüzden yıllardır havuza, denize giremediğini söyleyenler var” diyor. YAĞLI BESLENME VE HAREKETSİZ YAŞAM VÜCUDUN DÜŞMANI Hormonal bir dengesizlik olmasa da yağlı besinler tüketmenin ve gıdalarla alınan hormonların da sorunun oluşmasında etkili olduğunu ifade eden Dr. Nezail Demirciler, hormon takviyeleriyle yetiştirilmiş gıdaları tüketenlerde yağ hücrelerinin daha belirgin şekilde arttığını belirtiyor. Dr. Demirciler'in vuru yaptığı bir diğer nokta ise fast food tarzı beslenme alışkanlığı.  "Meme büyümesi ... Devamı

Öğretmenlere alan sınavı 2013'te.

2012-06-21 10:58:00
Öğretmenlere alan sınavı 2013te. |  görsel 1

  Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’in öğretmenlere yönelik alan sınavı çalışmasını duyurmasının ardından sınavların 2013 yılında başlayacağı açıklandı.   ÖSYM başkanı Ali Demir öğretmenlere yönelik alan sınavı konusunda çalışmaların sürdüğünü ve sınavın 2013 yılında yapılacağını açıkladı. ÖSYM’nin en çok ihtiyaç duyulan 15-16 alanda öğretmen alımı için alan sınavı yapılacağı bildirilirken sınavın 2013’te yapılacağı belirtildi. TBMM Üstün Yetenekli Çocukların Keşfi, Eğitimleriyle İlgili Sorunların Tespiti ve Ülkemizin Gelişimine Katkı Sağlayacak Etkin İstihdamlarının Sağlanması Amacıyla Kurulan Meclis Araştırma Komisyonu toplantısı, komisyon başkanı Halide İncekara başkanlığında yapıldı. Komisyon üyelerine ÖSYM'nin yapısı, yaptığı sınavlar, ölçme ve değerlendirme sistemleri hakkında bilgi veren ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Demir, komisyon üyelerinin sorularını da yanıtladı.   ''Öğretmenlerin seçimi''ne yönelik bir soru üzerine Demir, öğretmen seçimlerinin KPSS Eğitim Bilimleri Testi'ne göre yapıldığını hatırlattı. Burada alınan puanlarla tercihler doğrultusunda yerleştirmelerin yapıldığını dile getiren Demir, ''Burada eleştiri aldığımız konu, matematik öğretmenlerinin de fizik öğretmeninin de müzik öğretmeninin de aynı testle belirlenmesi'' diye konuştu. Testin içeriği hakkında da bilgi veren Demir, testlerin genel kültür, genel yetenek ve eğitim bilimlerini kapsadığını söyledi. Demir, şöyle devam etti: ''Sayın Milli Eğitim Bakanı göreve geldiğinden itibaren bir öğretmen yetiştirme stratejisi oluşturdu. Bir çalıştayla bunu kamuoyuyla da paylaştı. Öğretmen alan sınavı yapılm... Devamı

Öğrencilerin üç yıllık suç karnesi.

2012-06-21 10:52:00
Öğrencilerin üç yıllık suç karnesi. |  görsel 1

    Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, CHP Aydın Milletvekili Lütfi Baydar’ın soru önergesine yanıt verdi. Yanıtta, 2009, 2010 ve 2011’de okullarda yaşanan sarkıntılık, taciz, hakaret, tehdit gibi suçlardan 9 bin 736 öğrenciye disiplin cezası verildiği belirtidli. Bu cezaların 3 bin 181’ini kız, 6 bin 555’ini ise erkek öğrenciler aldı.   Hürriyet gazetesinden Umut Erdem'in haberine göre bilançonun okullara göre dağılımı şöyle: İlköğretim okulları  2009’da 2’si kız, 69’u erkek; 2010’da 5’i kız, 93’ü erkek; 2011’de 5’i kız, 97’si erkek olmak üzere toplam 271 öğrenci. Mesleki ve teknik okullar  2009’da 393’ü kız, 1094’ü erkek; 2010’da 1111’i kız, 521’i erkek; 2011’de 408’i kız, 1183’ü erkek, toplam 4 bin 710 öğrenci. İmam hatipler  2009’da 15’i kız, 99’u erkek; 2010’da 27’si kız, 104’ü erkek; 2011’de 38’i kız, 126’sı erkek, toplam 409 öğrenci. Genel ortaöğretim  2009’da 330 kız, 934 erkek; 2010’da 400 kız, 1098 erkek; 2011’de 447 kız, 1137 erkek öğrenci olmak üzere toplam 4 bin 346 öğrenci.... Devamı

Tüm üniversitelere bütünleme sınavı

2012-06-21 10:45:00
Tüm üniversitelere bütünleme sınavı |  görsel 1

  YÖK, tüm üniversitelerde bütünleme sınavı yapılacağını açıkladı.   Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya, sınavlarla ilgili alınan bir kararı açıkladı. Prof. Dr. Çetinsaya, tüm üniversitelerde bundan böyle bütünleme sınavı yapılacağını söyledi. Gökhan Çetinsaya, “Öğrencilere yaz okullarına mecbur olmadan bir şans tanınacak” dedi. Devamı

Çikolata tansiyona karşı

2012-06-20 21:33:00

  Harvard tarafından yapılan bir araştırmada bitter çikolatanın yüksek tansiyona iyi geldiği belirtildi.   Günlük olarak ufak bir kare bitter çikolata tüketenlerin yüksek tansiyon riskinin azaldığı belirlendi. Araştırma, tatlandırılmamış doğal çikolata içerisinde bulunan flavonoidlerin, kalp dostu olduğunu ve kan damarlarında daralmayı önlediğini gösteriyor. Harvard tarafından yapılan araştırma Atlanta’da düzenlenen Amerikan Kalp Birliği toplantısında duyuruldu. Araştırmada, çikolata üzerine yapılmış ve 1106 kişinin katıldığı 24 araştırmaya dair veriler incelendi. İçeriğinde en az % 50-70 oranında kakao bulunan bitter çikolatanın özellikle yüksek tansiyon hastalarında tansiyonu düşürdüğü sonucuna varıldı. Harvard Tıp Okulu’ndan Eric Ding, çikolatanın insülin hassasiyetini de arttırarak diyabet riskini azalttığını belirtti. ... Devamı

Altın Portakal’dan Rekor Ödüller!

2012-06-20 21:26:00
Altın Portakal’dan Rekor Ödüller! |  görsel 1

  Antalya Büyükşehir Belediyesi&Antalya Kültür Sanat Vakfı işbirliğiyle düzenlenen 49. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde bu yıl rekor ödüller dağıtılacak.   Büyükşehir Belediyesi Antalya &Antalya Kültür Sanat Vakfı işbirliğiyle düzenlenen 49. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Film ödülü 350 bin TL’den 400 bin TL’ye, En İyi İlk Film ödülü 50 bin TL’den 55 bin TL’ye,  En İyi Yönetmen ödülü 50 bin TL’den 55 bin TL’ye, En İyi Senaryo  ödülü 30 bin TL’den 35.000 TL’ye yükseltildi.  Altın Portakal’ın ulusal uzun metraj dalında bu yıl dağıtacağı “en iyi film”, “en iyi ilk film”, “en iyi yönetmen”, “en iyi senaryo”, “en iyi görüntü yönetmeni”, “en iyi müzik” ödülleri, kategorilerinde Türkiye’de dağıtılan en yüksek parasal ödüller olma özelliği taşıyor.    Başvuruların başladığı Ulusal ve Uluslararası Uzun Metraj, Ulusal Belgesel ve Kısa Film yarışmaları için son başvuru tarihi 6 Ağustos olarak belirlendi.   Uluslararası dalda 10 filmin yarıştığı 48. Altın Portakal’a ulusal uzun metrajda 45, belgeselde 104, kısa film dalında 274 film başvuruda bulunmuş; ön jüri elemeleri sonrasında ulusal uzun metrajda 13, belgesel ve kısa film dallarında 20’şer film yarışmaya seçilmişti. 49. Festival’de tüm dallar için geçerli olmak üzere bu sayıların artması bekleniyor.     6 - 12 Ekim 2012 tarihleri arasında gerçekleşecek olan Türkiye’nin en uzun soluklu festivali Altın Portakal’a ulusal uzun met... Devamı

Can Bonomo profesyonel jüriye göre 22'nci

2012-06-20 21:14:00
Can Bonomo profesyonel jüriye göre 22nci |  görsel 1

  Eurovision Şarkı Yarışması'nı genel klasmanda 7'nci olarak bitiren Can Bonomo'nun profesyonel jüri oylarına göre 22'nci sırada olduğu kaydedildi.   Eurovision komitesi, geçen 26 Mayıs'ta Bakü'de finali yapılan Eurovision Şarkı Yarışması'nın sonuçlarıyla ilgili bir rapor yayımladı. Buna göre final gecesinin televizyonlarda yaklaşık 64 milyon kişi tarafından izlendiği belirtilirken, halk ve juri oylarına göre oluşan klasman ayrı ayrı verildi. Genel klasmanda 7'nci sırada (112 puan) olan Can Bonomo, halk oylarında 4'ncü (176 puan), profesyonel jüri oylarına göre ise 22'nci sırada (50 puan) yer aldı.   Açıklanan sonuçlarda finalde yarışan 26 ülke arasında, Türkiye, halk oyu ile profesyonel jüri oyu arasında en fazla farkın olduğu ülke oldu. Oylama sonucu 259 puanla yarışmada 2'nci olan, "Buranovskiye Babuşki" grubuyla katılan Rusya, halk oylamasında da 2'nci sırada (332) bulunurken, profesyonel jüri oylamasında 11'nci sıraya (94) geriledi. Genel klasmanda 22'nci olan Fransa halk oylamasında 26'ncı, profesyonel jüri oylamasında 13'üncü, genel klasmanda 9'ncu olan İtalya da halk oylamasında 17'nci, profesyonel jüri oylamasında ise 4'ncü sırada yer aldı. Eurovision Şarkı Yarışmasını 372 puanla kazanan İsveç, hem halk (343) hem de profesyonel jüri (296) oylamalarında bu birinciliğini korudu.... Devamı

Yenidoğanda 5 ‘acayip’ normallik

2012-06-20 17:47:00
Yenidoğanda 5 ‘acayip’ normallik |  görsel 1

  Kıpkırmızı, şiş vücutlu ve kocaman kafalı mı? Hemen endişelenmeyin! Yenidoğanınızın 'acayip' görünen hallerinin pek çoğu doğal gelişiminin bir parçası…   Yenidoğan bebeğiniz, hamileliğiniz boyunca özenerek baktığınız bebek fotoğraflarına benzemiyor mu? Aldırmayın! 6 hafta sonra, o kartpostallardaki muhteşem bebeklere benzemeye başlayacak. Siz bu dönemde yenidoğanın 'acayip' normal hallerini bilin yeter. Çünkü bebeğinizi tanımanız, anneliğe uyum sağlamanızı kolaylaştıracak. Zayıf mı toraman mı? Eğer bebeğiniz zamanında doğmuşsa kilosu, 3.000-3500 gram arası olacaktır. Eyvah, benimki daha zayıf diyorsanız, üzülmeyin! Çünkü normal alt sınırın 2 bin 500 gram olduğu kabul ediliyor. Tabii üst sınır olarak kabul edilen 4000 gramdan fazlaysa, toraman bir bebeğiniz var demektir. Selvi boylu mu? Uzun boylu bir bebek olup olmayacağına karar vermek için çok erken. Bebeklerin boyu 1 yaşından sonra genetik kodlarına göre uzar. Zamanında doğmuş bir bebeğin 50 cm civarında olacağını bilmeniz yeterli. 2 santim kısa ya da 2 santim daha uzun olması da normal kabul ediliyor. Kafası çok mu büyük? Yanılmıyorsunuz, kesinlikle haklısınız! Bebeklerin beden oranı yetişkinlerden farklıdır. Başı bedenine göre daha büyük. Zaman içinde oranı değişse de bu büyüklük, çocukluk çağında da devam edecek. Ama şimdilik siz, yenidoğanların baş çevresinin ortalama 35 cm, normal ölçü aralığının ise 33-37 cm olduğunu bilmelisiniz. Yumurta kafa mı? Sipsivri ya da tostoparlak... Bebeğinizin başının görünümü, doğum şekline göre değişebilir. Sezaryenle dünyaya gelen bebeklerin başı, genellikle yuvarlak görünümdedir. Bazı normal doğumla dünyaya gelen bebeklerin ise kafas... Devamı

Çocuklukta güneşe maruz kalmanın zararı ergenlikte kendini göste

2012-06-20 17:25:00
Çocuklukta güneşe maruz kalmanın zararı ergenlikte kendini göste |  görsel 1

  Yaz geldi. Deniz, güneş, kum üçlüsünün bir araya gelme zamanı… Ancak bu üçlü geleceğimiz olan çocuklarımız için güzel bir dinlenme fırsatı yaratmasının yanı sıra çok tehlikeli olan güneş yanıklarını da beraberinde getirebilir.   Güneşten doğru faydalanma, güneş yanıkları ve yapılması gerekenleri Hisar Intercontinental Hospital Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Birol Saral’a sorduk.  Çocukluk Döneminde Tekrarlayan Güneş Yanıkları Cilt Kanserine Neden Olabilir! Toplumumuzda tatil deyince aklımıza ilk gelen güneş, kumsal ve denizdir. Biraz uzunca denizde kalındığında veya bronzlaşacağım diye 11:00 ile 16:00 saatleri arasında direkt güneş altına uzanıldığında güneş çarpmasından başlayarak ciddi güneş yanıklarına varan sonuçlar doğabilir. Bu tabloyu özellikle 10-15 yaş arasında kız çocuklarında sıklıkla görüyoruz. Güneş yanıklarına en fazla UV A ve UV B ışınları neden olur. Kum ve deniz güneşin bu etkisini artırır. Şemsiye altında veya gölgede bulunmak bile güneş ışınlarından korunmaya yetmez. Açık  tenli;  çilli çocukların güneşte yanma riskleri daha yüksektir. Ancak koyu  tenli çocuklar da uzun süre güneşte kaldıklarında yanabilirler.  Yapılan bilimsel çalışmalarda gösterilmiştir ki; insanların büyük çoğunluğu 20 yaşından önceki dönemde daha çok güneşe maruz kalır. Çocukluk yıllarında güneşe maruz kalmanın zararları çok iyi bilinmelidir. Tekrarlayan güneş yanıkları, cilt kanserine neden olabilir. Kanser oluşumu uzun yılları içeren bir süreçtir. Çocukluk çağında tekrarlayan güneşe maruziyet ve güneş yanıkları... Devamı

Çocuklar için verimli tatil nasıl olmalıdır?

2012-06-20 17:15:00
Çocuklar için verimli tatil nasıl olmalıdır? |  görsel 1

  Okulların kapanmasıyla birlikte uzun bir tatile çıkan çocuklar için yaz her ne kadar keyif demekse de çocuğunun boş zamanını nasıl daha etkin kullanacağını bilemeyen pek çok anne-baba yaptıkları klasik hatalarla yaz tatilini verimsiz hale getiriyor.Peki, etkin bir tatil programlamak için nelere dikkat etmek gerekiyor?   Uzun ve yorucu bir okul döneminden sonra nihayet çocuklarımız tatilde... Ancak sınavlar, dersler, erken kalkma zorunlulukları gibi birçok zorluğun geçici bir süreyle de olsa son bulduğu bu dönem, anne ve babalar için başka soru işaretlerini de beraberinde getiriyor.  Çocuklar tarafından anlamı rahatlama ve serbestlik olan tatil dönemi anne babalar için özellikle zaman ve aktivite planlaması konusunda birçok soru işareti içeriyor.  “Okul döneminde bir çocuğun gününün çok büyük bir kısmı okulda geçtiğinden anne babalar için günü programlamak nispeten daha kolaydır. Tatil döneminde ise sabahtan akşama kadar çocuğun evde kalacak olması onları endişeye düşürebilir” diyen DBE Davranış Bilimleri Enstitüsü Çocuk ve Genç Merkezi Klinik Psikolog Cemre Soysal, çocuklara yaz programı hazırlanırken; onların “çocuk olmak” ile ilgili ihtiyaçlarını göz  önünde bulundurmak gerektiğinin altını çiziyor. Cemre Soysal, ”Anne ve babalar çocukların bütün bir okul döneminden çıktıktan sonra yorgun oldukları ve tatilin onların enerjilerini yeniden kazanmaları için kullanılması gerektiği de unutulmamalıdır” diyor.    Peki, çocukları için yaz tatilini etkin kullanmak isteyen anne babalar nelere dikkat etmeli? İşte DBE Davranış Bilimler... Devamı

Açıklanamayan kısırlıkta aşılama yapmak gebelik oranını artırmıy

2012-06-20 17:05:00
Açıklanamayan kısırlıkta aşılama yapmak gebelik oranını artırmıy |  görsel 1

  Mutlu bir beraberlik, uyumlu bir evlilik derken seneler geçti. Ancak çok istediğiniz halde bebek sahibi olamadınız. Önce beklemeyi tercih ettiniz. Sonra bazı tedavi yöntemlerini denemeye başladınız; görünürde çocuk sahibi olmamanız için hiçbir neden yoktu. Ama sonuç değişmedi…   İngiliz Ulusal Sağlık Enstitüsü (NICE)’nün 2012'de yayınladığı tanı ve tedavi kılavuzlarına göre açıklanamayan kısırlığı olan çiftlerde aşılama yapmak gebelik oranlarını artırmıyor. Hisar Intercontinental Hospital Tüp Bebek Merkezi Direktörü Doç. Dr. Birgül Gürbüz ile açıklanamayan kısırlığı olan bir çiftin neden tüp bebek tedavisine yönelmesi gerektiğini konuştuk… Doğal yollarla bebek sahibi olamayan çiftler nasıl hareket etmelidir? Yirmili yaşlardaki bir kadın genellikle 2-3 ayda gebe kalabilir. Bir yıllık evlilikte bu oran % 85’lere çıkar. Bu nedenle genç çiftlerde bir yıl beklendikten sonra araştırmalara başlanır. Ancak hastanın üreme sistemini ilgilendiren bir hastalığı varsa, karından bir ameliyat geçirmişe bu süre beklenmeden hemen incelemelere başlanması gerekir. 35 yaşın üstünde bir kadın için bekleme süresi 6 aydan uzun olmamalıdır.   Aynı şekilde erkekte de üreme sistemi ile ilgili hastalık, ameliyat öyküsü varsa beklenmeden tetkiklere başlanmalıdır. İlk değerlendirme ideal olarak çiftin beraber ayrıntılı öyküsünün dinlenmesi ve muayene ile başlar. Daha sonra temel olarak yapılması gereken tetkikler istenir. Bunlar: erkekte sperm analizi; kadınlarda hormon tetkikleri, ultrasonografi, gerekirse rahim filmidir. Her çift için uygulanacak tanı ve tedavi yöntemi tamamen o çifte ... Devamı

İncir çekirdeği ilham verdi, kısırlığa şifa umudu geldi

2012-06-20 16:57:00
İncir çekirdeği ilham verdi, kısırlığa şifa umudu geldi |  görsel 1

  Ege’nin mitolojik şifa kaynakları incir ve zeytinyağını birleştiren ve incir çekirdeklerinin şeklinden ilham alınarak erkek infertilitesine (kısırlık) karşı geliştirilen proje başarıya ulaşırsa, bebek sahibi olamayan çiftlere umut doğacak.   Üniversitesi Bor Meslek Yüksekokulu öğretim üyesi Prof.Dr. Faruk Aral, zeytinyağında bekletilmiş incirin erkek farelerde sperm kalitesi üzerine etkisini belirlemek amacıyla çalışma başlattı. Erkek infertilitesinin dünyadaki en büyük problemlerden biri olduğunu söyleyen Prof.Dr. Aral, "Yurtdışında da bu alandaki çalışmalar çok ilgi görüyor. Biz de üreme performansına ve sağlığa etkisi olduğu bilinen incir ve zeytinyağının sözü edilen etkilerini bilimsel bir temele oturtmak istedik. Eğer hayvanlarda olumlu sonuç alırsak insanlar için de önereceğiz" dedi.  BEYİN-CEVİZ İLİŞKİSİ GİBİ Bu çalışmada bazı meyvelerin dış görünümü ile fayda ettiği organların arasındaki ilişkiyi de göz önüne aldıklarını belirten Prof.Dr.Aral, "Örneğin dış görünümü beyine benzeyen cevizin gerçekten de beyin ve zeka gelişimini desteklediği bilinmektedir. İncirde de benzer bir durumun söz konusu olduğunu düşünüyoruz. İncirin çekirdekleri de testisteki spermaya benzetilir ve bunun tüketilmesinin spermasında kalite bozukluğu olan insanı düzelttiği söylenir. Biz bunun karşılığını bilimsel olarak formüle etmek istiyoruz" diye konuştu.    ERKEK ÜREMESİNE YÖNELİK AZ BİLGİ VAR İncirin eski Yunan ve Mısır uygarlıklarında verimlilik sembolü olarak kabul edildiğini, zeytinin de sağlığa yararlı etkilerinin yüzyıllardır bilindiğini hatırlatan Prof. Dr. Aral, bu iki ürünün erkeklerde üre... Devamı

Erkeklerin karşı koyamadığı kokular.

2012-06-20 16:44:00
Erkeklerin karşı koyamadığı kokular. |  görsel 1

  Kokular, karşı cinsi etkilemede oldukça önemlidir. İşte erkeklerin karşı koyamadığı kadın kokuları… Tarçın: Sri Lanka ve Güney Hindistan’a özgü bir baharat olan tarçın, afrodizyak özelliğiyle bilinir. Bu sebeple cinsel dürtüleri harekete geçirir. Banyo suyuna kattığınız bir damla tarçın yağı, tarçınlı parfümler ve vücut kremleri erkeklerin başını döndürecektir. Vanilya: Parfümlerin büyük çoğunluğunda neden vanilya kullanıldığını hiç düşündünüz mü? Yapılan incelemelerde erkekleri en çok etkileyen kokular arasında birinci sırada vanilya olduğu görülmüştür. Lavanta: Lavanta yumuşatıcılardan parfümlere kadar evimizin her köşesinde kullanılan bir kokudur. Lavantanın iktidarsızlığa iyi geldiğine dair söylentiler de mevcuttur. Kleopatra'nın Sezar ve Marc Anthoney’yi lavanta kokusu kullanarak baştan çıkardığı anlatılmaktadır. Günümüzde de lavanta, yeni evli çiftlerin yataklarının altına bu sebeplerle yerleştirilir.... Devamı

Sıvı kaloriler daha tehlikeli

2012-06-20 14:08:00
Sıvı kaloriler daha tehlikeli |  görsel 1

  Kilosuna dikkat eden ve kalori hesabı yapanlar için “sıvı kaloriler” terimi korkutucu olabilir.   Kilosuna dikkat eden ve kalori hesabı yapanlar için “sıvı kaloriler” terimi korkutucu olabilir. Aslında öyle de olmalı, çünkü içtiğimiz kaloriler boğazdan aşağı oldukça kolay ve hızlı gidiyor. Özellikle yaş ilerledikçe ve hareket azaldıkça her bir kalori göbeğinize veya kalçanıza koşarak gidiyor ve yapışıp kalıyor.    Dilara Koçak    Bir bardak konsantre meyve suyu, limonata, şekerli çay veya kremalı kahve masum bir içecek gibi görünse de kalori dünyasında hiç de masum değil.   Örneğin 1 bardak mocha kahveyi tam yağlı süt ve krema ile içtiğinizde 300 -400 kalori almış oluyorsunuz. Kahveye ve çikolata aromasına “Beyaz” kelimesini eklemek daha da fazla kalori demek. Beyaz çikolatalı mocha için 100 kalori daha ekleyin yani 500 kalori neredeyse 1 öğünlük yemek kalorisi oysa dişleriniz hareket bile etmedi ve kolayca içiverdiniz. Özellikle de genç nesil bu aromalı kahveleri çok fazla tüketmeye başladı. Bu konuda çocukları bilinçlendirmekte fayda var, özellikle hareketsiz gençler için sıvı kaloriler tehlikeli olabilir.   Elbette mochanızı yağsız süt veya soya sütü ile yaptırmakla kalorisi 220 -250 kaloriye (yağsız sütle ve kremasız) indirilebilir. Ancak yine de her gün içmeniz halinde toplamı haftada 1540, ayda 6160 kalori eder. Ve üstelik buna günün geri kalanında içtiğiniz diğer içecekler dahil bile değil. Eğer her gün bir mocha kahve, akşamüstü bir - iki şişe gazlı içecek veya şekerli çay, akşam da bir  iki... Devamı

'Ben'i çok olan daha geç yaşlanıyor

2012-06-20 13:55:00
Beni çok olan daha geç yaşlanıyor |  görsel 1

  Londra Kraliyet Üniversitesinden bir grup bilimadamı, yaşları 18 ile 79 arasında değişen birbirine benzemeyen 1200 kadını inceledi.   DIVAN EDEBIYATINDAN HALK EDEBIYATINA KADAR BIRÇOK ŞIIRIN DIZELERINDE KADININ GÜZELLIĞINI TASVIR ETMEK IÇIN KULLANILAN "BENLER" İNGILTERE’DE ARAŞTIRMAYA KONU OLDU. İtalyan La Repubblica gazetesinde yer alan habere göre, Londra Kraliyet Üniversitesinden bir grup bilimadamı, Cindy Crawford, Eva  Mendes ve efsanevi yıldız Marilyn Monroe gibi kadınların güzelliklerinin de sembolü olan benleri konu alan araştırmalarında, yaşları 18 ile 79 arasında değişen birbirine benzemeyen 1200 ikiz kadını inceledi. Araştırmanın sonucunda, yüzden fazla beni olanların kaslarının daha gergin ve kalpleriyle gözlerinin daha sağlıklı olduğunu gözlemleyen bilimadamları, bu kişilerin yaşıtlarına nazaran en az 7 yaş daha genç göründüğünü de tespit etti. Ben sayısı çok olan insanların kemiklerinin de normalden güçlü olduğunu belirten bilimadamları, tüm bu olumlu özelliklerin bu kişilerin telomerlerinin uzun olmasından kaynaklanıyor olabileceğini vurguladı.   ... Devamı