Tekrarlayan düşüklerde yeni tedavi yöntemi.

2012-06-23 18:39:00
Tekrarlayan düşüklerde yeni tedavi yöntemi. |  görsel 1

  Son yıllarda gelişen tedavi süreçleriyle birlikte tekrarlayan düşük hastalarına yeni tedavi yaklaşımları uygulandığını belirten Dr. Hakan Özörnek, “Genetik olarak kusursuz embriyoları seçerek yaptığımız tüp bebek tedavisi ile tekrarlayan düşük yaşayan hastalarımızın çoğunun bebek sahibi olmalarını sağlıyoruz” dedi. Tekrarlayan düşük hastalarında genetik inceleme, lupus antikoagülen, anti kardiyopilin antikorları, tiroid hormonları ve prolaktin gibi kan testlerinin yanı sıra sulu ultrason veya histeroskopi gibi rahim içini incelediğimiz bazı testler yapıyoruz. Ancak hastaların %75’inde herhangi bir sebep bulamıyoruz. Sebebi bulunamayan tekrarlayan düşük olgularının çoğunda döllenmiş yumurtanın genetik olarak kusurlu olduğu düşünülmektedir. Tekrarlayan düşüklerin sebebi bulundu Mart ayı sonunda İspanya’nın Valensia şehrinde gerçekleştirilen 1. Biomarker Tüp Bebek ve Üreme Konferansı’nda dünyanın dört bir yanından gelen tüp bebek uzmanları ile birlikte tekrarlayan düşüklerle ilgili yeni tedavi yaklaşımları ortaya koyuldu. Normalde rahim kusurlu yumurtayı kabul etmez ve gebelik hiç oluşmaz. Ancak tekrarlayan düşük hastalarında en son ortaya atılan düşünceye göre embriyo kalitesi kötü de olsa genetik açıdan kusurlu da olsa rahim gebeliğe izin veriyor ancak daha sonra gelişim durduğu için gebelik düşükle sonuçlanıyor. Yeni tedavi yöntemi Tekrarlayan düşük hastalarında embriyo kötü bile olsa rahim gebeliği kabul ettiği ve belirli bir süre sona düşük yaşandığı için hastalara daha sağlıklı bir embriyo naklederek bu sorunun önüne geçiliyor. Sunulan yeni tedavi olanağı ile düşüklerin ön... Devamı

Hamilelere yazı rahat geçirmeleri için öneriler.

2012-06-23 18:29:00

  Hamilesiniz, üstelik yazın en kavurucu günleri de geldi. “Bu sıcak yaz günlerini nasıl geçireceğim?” diye endişelenmeyin. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Ayşe Kara, hamileliğinin ilk ve son ayları yaz dönemine denk gelen anne adaylarına yazı rahat geçirmeleri için önerilerde bulundu. Uma Thurman Gebeliğin fizyolojik bir süreç olduğunun altını çizen Op. Dr. Kara, “Özellikle yaz ayları hamileliğin ilk ve son aylarını yaşayan anne adaylarını zorlar. Aşırı sıcak ve nem, birtakım sağlık sorunlarını da ortaya çıkarır. Sıcak basmaları, el ve ayak tabanlarında yanmalar, alerjik problemler, bulantı ve kusmalarda artış, halsizlik, uykusuzluk ve nefes darlığı en sık rastladığımız problemlerdir. Bu dönemde anne adayının beslenmesine, giyimine, temizliğine daha çok dikkat etmesi gerekir. Yaz dönemi gebeliğin son üç ayına denk geliyorsa gebelik sıkıntıları daha fazla rahatsız edebilir. Alınan aşırı kilolar ve ödem, nefes darlığını artırabilir, hareket kabiliyetini azaltabilir. Özellikle sıcak yaz akşamlarında alınan ılık duş; uykusuzluk, sıcak basması, kramp sorununuz varsa sizi bedenen ve psikolojik olarak rahatlatacaktır.” diye konuştu. Hamileliğinizin ilk ve son ayları yaz mevsimine rastladıysa… • Direkt güneş altında kalmayın. Gebelikte salgılanan bazı hormonlar güneş ışınlarına karşı cildin duyarlılığını artırarak özellikle yüz ve karın bölgesinde kahverengi lekelenmelere neden olabilir. • Güneş ışınlarının dik olduğu 11.00-15.00 saatleri arasında güneşe çıkmayın. • Şapka ve yüksek faktörlü güneş kremi kullanın. • Sıcak havalar nedeniyle terle kaybedilen sıvı miktarı arttığı için günde en az 2,5 litre sıvı alın. Sıvı ihtiyacını karşılamak için su, maden suyu, taze m... Devamı

Gözaltı morlukları için kreminizi kendiniz yapın.

2012-06-23 18:17:00
Gözaltı morlukları için kreminizi kendiniz yapın. |  görsel 1

  Uzun çalışma saatleri ve geceleri az uyumak gözaltlarınızda morluklar ve çizgilere neden oluyor. Uzman Estetisyen Pervin Dinçer, gözaltında oluşan morluklara ve çizgilere karşı evde uygulayabileceğiniz bir krem tarifi verdi. Malzemeler 1 ampul e vitamini, 1 yemek kaşığı buğday özü yağı, 2 yemek kaşığı at kestanesi yağı, 1 yemek kaşığı badem yağı Hazırlanışı ve kullanımı Bütün malzemeleri karıştırıp gözaltlarınıza her akşam uygulayın. Bu karışım ölçüleri eşit oranda artırılarak hazırlanıp miktar olarak daha fazla da yapılabilir. Saklanmasında hiçbir sakınca yoktur.... Devamı

Aft ve ağız kokusuna pratik öneriler

2012-06-23 18:10:00
Aft ve ağız kokusuna pratik öneriler |  görsel 1

  Aft ve ağız kokusundan yakınıyorsanız, hazırlanması oldukça pratik bitkisel formüllerle sorunlarınıza veda edebilirsiniz!   Aft (ağız ülseri), genelde dilin üzerinde, damakta ve yanakların iç kısmında bulunur. Aft kırmızı başlar, acılı grimsi beyaz ülseri üretmek için acı veren kabarcıklar bir alanda toplanır. Nedeni tam olarak belli değildir. Fakat bazen protez dişler, afta neden olabilir. Kişi yorgun ve stresliyse, bir enfeksiyonla savaşıyorsa, bu etkenler de ülserin oluşmasını destekler. Ayrıca sindirim problemleri, mide ağrıları ve fungal enfeksiyonlar da ülserle ilintili olabilir. Genelde kendi kendilerine, bir hafta gibi bir zamanda yok olurlar. Ağız ülseri, daha çok yetişkinlerde ve adet dönemi öncesinde kadınlarda görülür. Stres ve alerji, ağız ülserlerini kolaylaştıran faktörler olabilir. KALICI OLABİLİR Ağız kokusu ise rahatsız edici kokuya sahip nefestir. Aynı zamanda “halitosis” olarak da bilinmektedir. Sebebine göre zaman zaman kalıcı olabilir. Ağızda, özellikle dilin arka tarafında milyonlarca bakteri yaşar. Çoğu kişide ağız kokusunun sebebi bunlardır. Ağzın sıcak ve nemli ortamı, bu bakterinin büyümesi için ideal koşulları oluşturur. Çeşitli hastalıkların belirtisi olan ağız kokusu, rahatsızlıkların tedavisinden sonra ortadan kaybolur. Diş çürüğü, hazımsızlık, şeker hastalığı, boğaz iltihapları, akciğer veremi, devamlı kabız veya ishal durumunda da nefes kokması görülebilir.   ŞİFALI TAŞLAR   Akik: Güçlü bir iyileştiricidir. Bir çeşit “terapi aracıdır” diyebiliriz. Bedene temas etmesi, en azından güneş enerjisi başta olmak üzere doğadaki enerjinin taştan geçerek bedene ulaşabilmesi gerekmektedir. Özellikle strese iyi gelen bir taş oldu... Devamı

Tatile gitmeden güzelleşin.

2012-06-23 17:44:00
Tatile gitmeden güzelleşin. |  görsel 1

  Memorial Şişli Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Bölümü’nden Op. Dr. Kaya Yıldız, yaz tatili öncesi yapılabilecek estetik uygulamalar hakkında bilgi verdi.   Parlak ve pürüzsüz bir cilt için botoks Orta yaş ve üzerinde görülen yüz kırışıklıklarının en yaygın tedavi yöntemlerinden biri de botokstur. Yaklaşık 15 dakikalık bir uygulama ile 1 hafta içerisinde cilt kırışıklıkları düzeltilebilmektedir. Uzman ellerde yapılması gereken, kısa sürede sonuç alınabilen, 4-6 aylık bir etki sağlayan ve tamamen güvenilir bir uygulamadır. Kişi işlem sonrası rahatlıkla günlük hayatına adapte olabilir, makyaj yapıp, duş alabilir ya da işine dönebilir. Dolgu enjeksiyonları ile çizgiler siliniyor Tamamen doku uyumlu sentetik maddeler ya da kişinin kendi yağı kullanılarak yapılabilen dolgu enjeksiyonları, kırışıklık olan bölgelerde yüksek oranda düzeltme sağlar. Lokal anestezi ile vücutta yağ birikiminin olduğu göbek, basen gibi bölgelerden alınan yağ dokusu çeşitli işlemlerden geçilerek kırışıklık olan bölgeye doldurulur. Bu sayede ciltteki çöküntüler ya da yara izleri doldurulabilir. Bu uygulama kişiye 1-2 yıl boyunca çok daha parlak ve genç bir görünüm sağlamaktadır. Herhangi bir ağrı ve acıya neden olmayan bu yöntemler uygulanabilirliği açısından ameliyat olmak istemeyen, vakti olmayan ve hemen sonuç almak isteyen kişiler için idealdir.   İleri derece kırışıklıkları olan hastalarda botoks ya da dolgu tek başına yeterli olmayabilir; ancak bu yöntemler birlikte kombine edilerek daha güzel görünümlü bir cilt elde edilebilir. Memeye doğal enjeksiyon yöntemi Meme dikleştirme ve büyütme için kulla... Devamı

İğnesiz şırınga üretildi

2012-06-23 17:36:00
İğnesiz şırınga üretildi |  görsel 1

  Günlük iğne yaptırması gereken diyabet ve diğer hastalar için iğnesiz şırınga üretildi. İğnesiz şırınga Massachusetts Teknoloji Enstitüsü ( MIT) tarafından üretildi. Cihazda ufak bir şişe ilaç ve güçlü bir mıknatıs bulunuyor. Etrafı kablo ile sarılı bu mıknatıs oldukça güçlü. Akım ile birlikte mıknatıs pistonu itiyor ve bu basınç ile ilaç enjekte ediliyor. Ufak şişeden iletilen ilacın hızı ışık hızına neredeyse eşit olarak tanımlanıyor. Deride ise oldukça ufak bir delik açıldığı için insanlar acı hissetmiyor. Programlanabilen bu şırınga ile ilacın derinin daha derinine nüfuz etmesi de sağlanabiliyor. Tıbbi alanda icat edilen ilk iğnesiz şırınga olmasa da daha önce piyasaya sürülen şırıngalarda sıvının hız ve derinlik kontrolü pek mümkün değildi. Bu yeni icadın sadece diyabet değil, günlük enjeksiyon yaptırması gereken hastaların da hayatını kolaylaştıracağı belirtiliyor. Ayrıca iğneden korkan kişiler için de doktordan çekinme durumunu ortadan kaldıracağı söyleniyor. (Kaynak:Milliyet)... Devamı

Aspirin cilt kanserine karşı

2012-06-23 17:28:00
Aspirin cilt kanserine karşı |  görsel 1

  Bazı uzmanlar günde bir aspirinin cilt kanserine karşı etkili olabileceğini savunuyor.   Danimarkalı araştırmacılar günde bir doz olmak kaydıyla aspirin veya başka bir ağrı kesici alanlarda cilt kanseri riskinin % 15 oranında azaldığını ileri sürüyor. Araştırma Kanser isimli dergide yayınlandı. 8 yıl süren araştırmada 200 bin Danimarkalı gözlemlendi. Bu kişilerden 18 bininde cilt kanseri türleri teşhis edildi. Araştırma kapsamında kanser hastalarının yaşam şekilleri incelendi. Aspirin, ibuprofen veya naproxen gibi ilaçlar alıp almadıkları kaydedildi. Bu ilaçları düzenli olarak kullananlarda 2 kanser çeşidinde( skuamöz hücreli kanser ve malin melanom) % 13-15 azalma gözlemlendi. Daha yaygın ve daha az etkili olarak bilinen bazal hücreli karsinomda ise hiçbir değişiklik kaydedilmedi. Danimarka Üniversitesi hastanesinden uzmanlar, araştırmanın üzerine gidilmesi ve daha somut veriler elde edilmesi gerektiğini vurguluyor. Aspirinin bu etkisi daha önceden de ileri sürülmüştü. Sayısız araştırma aspirinin özellikle kalp rahatsızlıklarına karşı etkili olduğunu göstermişti. Ancak doktorlar bu araştırmaların kesin sonuçlar için yeterli olmadığı kanısında. Ayrıca cilt kanserinin 1 numaralı sebebi olan UVB-UVA ışınlarından uzak durulmadığı takdirde kansere davetiye çıkarılıyor.... Devamı

Yaz sıcakları baş ağrıtıyor!

2012-06-23 17:19:00
Yaz sıcakları baş ağrıtıyor! |  görsel 1

  Memorial Antalya Hastanesi Nöroloji Bölümü’nden Uz. Dr. Bilge Çetin, yaz aylarında rahatsız edici boyutlara ulaşabilen baş ağrıları hakkında bilgi verdi ve sıcakların tetiklediği ağrılara karşı alınabilecek önlemleri anlattı.   Mevsimsel değişiklikler baş ağrıları üzerinde etkilidir. Yaz aylarında, sıcakların artmasıyla baş ağrısı şikâyetlerinde de artış gözlenmektedir. Kronik ağrıları olan kişiler bunun çoğunlukla farkına bile varamayabilir. Oysaki bilimsel çalışmalar sıcak havalarda damarların genişlemesiyle baş ağrılarının da arttığını göstermektedir. Sıcak hava, tansiyon yükselmelerine neden olduğu için özellikle hipertansiyon hastalarının kan basıncı seviyelerinde sıcağa bağlı olarak belirgin bir artış görülebilir. Yüksek tansiyon da sıklıkla, kendisini ensede ağrı ile gösterir. Sıcakların yanında lodosda özellikle migreni tetikleyen en önemli nedenlerden biridir. Sıcaklar nedeniyle artan klima kullanımı da, baş ağrılarına neden olur. Klimalı ortamda uzun süre bulunmak baş ağrılarını tetikleyebilir.  Baş ağrınız varsa nöroloji uzmanına başvurun Yaz dönemiyle birlikte artan baş ağrılarının tedavisi, ağrının tipine göre farklılık göstermektedir. Bu nedenle, tedavinin şekline karar vermeden önce ağrının tipinin belirlenmesi büyük önem taşır. Gerilim tipi baş ağrısında depresyon tedavisine yönelik ilaçlar faydalı olabilirken; migren tedavisinde ilk basamak, hastalığın tetikleyicilerinden mümkün olduğunca uzak durmaktır. Düzenli uyku, sağlıklı beslenme ve düzenli egzersizler ile mevsimsel değişikliklere karşı önlemler almak gerekir. Bunlara dikkat edilmesine rağmen ataklar sık ise, hastaya atak sıklığını azaltıcı ilaç tedavisi uygulanır. Migren tedavisinde kullanılabilecek pek çok il... Devamı

ART galeri: Rankin

2012-06-23 14:51:00
ART galeri: Rankin |  görsel 1

  “Süslemeye gerek yok, kadın vücudunu seviyorum ve fotoğraf çekmeyi de. Bir işten çok fantastik bir hobi gibi...” Fotoğrafçı, yayıncı ve film yönetmeni Rankin, 1991’de iş ortağı Jefferson Hack ile Dazed & Confused dergisini yayınlamaya başladıkları andan itibaren şöhret basamaklarını hızla tırmandı. Özellikle Dove kampanyası için çektiği fotoğraflarda klişe reklamlardaki kadın figürünü kullanmayarak çok dikkat çekti. Ayrıca, Uluslar arası Genel Af, Özel Olimpiyatlar, Oxfam, Genç Kanser Vakfı, Barınaklar, Kadın Yardım Dernekleri, Göğüs Kanseri Vakfı gibi kurumların yardım kampanyaları için gönüllü çekimler yaptı. 2009’un başında, şimdiye kadarki en büyük ve iddialı projesine imza attı; Rankin Live! Londra’daki Truman Brewery’de, 22 yıllık kariyerine yayılan geçmişe dönük fotoğraf dizisi ile İngiltere’nin 21. yüzyıl fotografik kaydını birleştirip sergiledi. Rankin’s Cheeky’ ise masum haylazlıklardan gergin cinselliğe kadar kadın vücuduna saygı duruşu niteliğinde. Rankin kısaca, “Süslemeye gerek yok, kadın vücudunu seviyorum ve fotoğraf çekmeyi de. Bir işten çok fantastik bir hobi gibi” diyor. Rankin, karısı Tuuli ve 13 yaşındaki oğlu Lyle ile Londra’da yaşıyor.           ... Devamı

Mischa Barton'un elbisesi kapıya sıkışınca...

2012-06-23 14:36:00
Mischa Bartonun elbisesi kapıya sıkışınca... |  görsel 1

Dağılan Rock Grubu Oasis'in kurucuları Gallagher kardeşlerden Gitarist Noel Gallagher’in Mischa Barton ile çektiği yeni video klibi yayınlandı. Klipte elbisesi arabanın kapısına sıkışan ünlü oyuncu sokakta yarı çıplak kalıyor.           Devamı

Deniz seki bikinili haliyle şoke etti.

2012-06-23 13:30:00
Deniz seki bikinili haliyle şoke etti. |  görsel 1

  Deniz Seki, yaşadığı sıkıntılı günleri Bodrum’da unutmaya çalışıyor. Şarkıcı, denizin ve güneşin tadını çıkardı çıkarmasına ama fotoğraflanmaktan da kurtulamadı.   Sezonun Gülben Ergen’den sonra bikinii-mayolu fotoğraflanan ikinci ünlüsü oldu Deniz Seki. Oysa ki, şarkıcı görüntülenme korkusuyla arkadaşlarının teknesiyle Bodrum koylarında denize girmeyi tercih etmişti ama kaçamadı.   Gün boyu, menajeri ve arkadaşlarıyla güneşlenip tatilin tadını çıkaran Seki’nin aldığı kilolar dikkat çekti.   Uyuşturucu ticareti yaptığı suçlamasıyla 6 yıl 3 ay hapis cezası alan Deniz Seki, Yargıtay’dan çıkacak kararı bekliyor. Deniz Seki, Bodrum'da tatil yaparken çekilen bikinili görüntülerinin gazetelerde yer almasına tepki gösterdi. Fazla kiloları dikkat çeken Seki, fotoğraflarının basına yansımasının ardından twitter sayfasına;    "Bugün gazetede denize girerken çekilmiş birbirinden şişko fotoğraflarımı gördüm. Azıcık daha şişirseydiniz ya beni. Yuh size yuh… Kötüsünüz kötü… " notunu düştü.                ... Devamı

Emziren annelere beslenme önerileri.

2012-06-23 13:19:00
Emziren annelere beslenme önerileri. |  görsel 1

    Sütün kalitesini düşürmemek ve bebekte alerji riski oluşturmamak için annelerin emzirme döneminde beslenmelerine özen göstermeleri gerekir.   Emzirmenin  ne kadar önemli olduğunu artık her kadın biliyor. Anne süyü alan bebeklerin, almayanlara oranla kulak enfeksiyonu, mide  virüsleri ve alerji gibi hastalıklara yakalanma oranları daha düşük. Ayrıca anne sütü bebeğin ileri dönemde obezite riskini azaltıp, zekasına önemli katkıda bulunuyor. Aynı zamanda emziren annenin de meme ve  yumurtalık kanserine yakalanma,  depresyona girme riski daha düşük. Tüm bu yararlarına rağmen, bazen anneler zaman yetersizliği veya meme ağrısı yüzünden süt vermek istemeyebiliyor. Hatta açık alanlarda çekinme/utanma/ayıplanma duyguları nedeniyle süt vermek yerine bebeği biberonla beslemek tercih ediliyor. Bebeğini emziren annelerinse beslenmelerinde dikkat etmesi  gereken bazı noktalar var. Bebekler, anne sütüne karşı alerji geliştirmez. Ancak bazen annenin beslenmesiyle süte geçen maddeler, onları rahatsız edebilir. Bebekte aşırı ağlama, kusma,ishal, karında şişkinlik ve yanaklarda döküntüler gelişebilir. Eğer bir besin grubundan şüphelenirseniz,   bir hafta süreyle bu besinlerden kaçınmalısınız. Daha sonra az  miktarlarda alıp bebeğinizi  gözlemlemelisiniz.              Dikkat edilmesi gereken gıdalar Baharatlı yiyecekler: Aşırı  baharat kullanımı, bebeğinizi rahatsız edebilir, bu nedenle   kontrollü tüketmenizde fayda var. Eğer karın ağrısı, ishal veya kusma varsa bebeğinizin sindirim sisteminde hassasiyet yarattığı için  tercih etmemenizi öneririm. Narenciyeler: Ananas, portakal, limon ve manda... Devamı

7 ot 7 mucize

2012-06-23 13:12:00
7 ot 7 mucize |  görsel 1

  Yaz sıcaklarının bir anda bastırmasıyla birlikte bünyemizdeki ve metabolizmamızdaki yavaşlama çeşitli sağlık sorunlarına yol açabiliyor.   Yeditepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmakognozi ve Fitoterapi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Erdem Yeşilada, mevsim değişimlerinin insan vucüduna olan etkisinin son derece önemli olduğunu, bu etkileri hafifletmek ve vücuttan su atılımını hızlandırmak için 7 farklı bitkiden yararlanılabileceğini belirtiyor.  Biberiye, funda yaprağı, kiraz sapı, ısırgan yaprağı, yeşil çay, maté yaprağı ve kekik gibi bitkiler içlerinde barındırdıkları özelliklerle vücutta tam bir detoks etkisi yapıyor. İşte Prof.Dr. Erdem Yeşilada’nın önerdiği 7 farklı bitkinin kullanım amaçları… Biberiye yaprakları, yapılan deneysel çalışmalarda pankreatik lipaz enzimini baskılayarak bağırsaklardan yağın emilmesini azalttığı ve dolayısıyla kilo almayı ve karaciğer yağlanmasını önleyebileceği bildirilmektedir. Ayrıca safra salgısını artırarak sindirimi, bilhassa yağlı besinlerin sindirimini kolaylaştırmaktadır. Diğer taraftan, biberiye yapraklarının idrar söktürücü özelliği vücuttan ödemin sökülmesine yardımcı olmaktadır.  Funda yaprakları, idrar artırıcı etkisinin yanı sıra sindirimi kolaylaştırıcı özelliği bulunmaktadır. Kiraz sapı, idrar artırıcı özelliğinin yanı sıra zengin potasyum içeriği nedeniyle vücutta idrar ile atılan potasyum dengesinin bozulmasını önlemektedir. Isırgan yaprakları da potasyum bakımından zengin bir idrar söktürücü olmasının yanı sıra vücuttaki ödemin atılmasına yardımcı olur. Yeşil çay ve Mate, içinde bulunan kafein maddesi nedeniyle fiziksel halsizliği giderici ve enerji verici (analeptik) bir içecek olarak bilinm... Devamı

Gelin saçında nostalji modası

2012-06-23 13:04:00
Gelin saçında nostalji modası |  görsel 1

  Dünya Kuaförler Federasyonu Türkiye Temsilcisi Harun Cici, 2010 yılında gelin saçlarında 1940-1960 yılları arasındaki saç modelinin öne çıktığını söyledi.   Cici,  gelin saçlarında doğaya ve doğala dönüş olduğunu belirterek, toplumda eskiye dönüş özlemi olduğunu, doğaya ve doğala yönelişi gözlediklerini, bunun gelin saçlarına da yansıdığını kaydetti. Harun Cici, eskiden büyük salonlarda, çok süslü ortamlarda yapılan düğünler için artık kır bahçelerinin seçildiğine dikkati çekerek "Yaşamın her alanında bu özlemin yansımalarını görüyorsunuz. Yediklerimizden, giydiklerimize kadar her şeyin organik olmasına dikkat eder olduk. Kuaförler de toplumsal gelişmeleri gözler. Bu gözlemlerimizi, salona gelen gelinlerin de talebiyle birleştirdiğimizde, nostaljik gelin saçları çıktı ortaya. Bu yıl düğün törenlerinde nostaljik gelinler göreceksiniz" diye konuştu. Gelin saçlarında model olarak "topuz" şeklin öne çıktığını vurgulayan Cici, saçın doğal renginin korunduğu, modelin doğal aksesuarlarla tamamlandığını anlatarak, "Bu yıl gelin saçlarında 1940-1960 yılları arasındaki saç modeli moda. Nostalji yaşanıyor, hem şeklinde, hem aksesuarlarda. Toplu saçlar ağırlıkta. Zaten salık saç yerine toplu saç seçimi, gelin için doğru tercih. Çünkü, gelin gelinlikle bütünleşir. Salık saçlar gelinliği kapatabiliyor. Bu yıl gelinler Türk filmlerini hatırlatacak. Saçın doğal rengini bozmadan topuz uyguluyoruz. Topuzu da, yapay çiçekler yerine gerçek çiçeklerle süslü... Devamı

İçinize sinecek bir gelin saçı için yapmanız gerekenler

2012-06-23 12:56:00
İçinize sinecek bir gelin saçı için yapmanız gerekenler |  görsel 1

  Kuaföre gitmemizin bir nedeni de son dedikodulardan haberdar olmaktır elbette. Ama kuaförünüzün düğün günü önerisine paha biçilmez.   Bir randevu ayarladığınızda, aklınızda birden çok fikir de olsun. Gelinliğinizin bir resmini mutlaka yanınıza aldığınız gibi, hoşunuza giden saç stillerinden örnek görseller de kendinizi ifade etmenize yardım edecektir. Ve saçınız için aksesuarı sakın kuaförünüzle konuşmadan almayın, çok büyük katkısı olacaktır çünkü onun işi bu unutmayın! Ve başlamadan önce, istediğiniz kadar güzel görünmeniz için ihmal etmemeniz gereken birkaç öneri de bizden gelecek: Yapılması gerekenler: • Düğün gününüz belli olur olmaz, düşünmeye başlamanız gereken en önemli ayrıntılardan birinin saçlarınız olduğunu unutmayın. Bu size saçınızı uzatmak, kısa modeller denemek ya da büyük günden önce yapmak istediğiniz renk değişikliği için zaman kazandıracak. • Saçlarınızı nerde yaptıracağınıza karar vermeden önce birkaç farklı salon denemenizi öneririz; böylece kimin sizi ve saçınızı daha iyi anlayıp, mutluluğunuza sanatı ile katkısı olacağına karar verebilirsiniz. • En az 6 ay önceden randevu almayı unutmayın ve iyi bir saç stilistinin her istediğiniz anda size zaman ayırabileceği yanılgısına düşmeyin. • Düğünden aylar önce saç bakımına başlamanız, saçlarınıza gerekli ışıltı ve hacmi kazandırmak için faydalı olacaktır. • Eğer saçlarınız koyu renkse ve siz onları açık renge boyuyor iseniz, boyama işlemini seremoniden 3 hafta önce tekrarlamayı unutmayın. Bu hem dipler i&cced... Devamı

Hayır için bilezik tanıttı

2012-06-23 12:44:00
Hayır için bilezik tanıttı |  görsel 1

  DÜNYANIN EN ZENGIN ADAMLARINDAN BIRININ KIZI OLAN TAMARA ECCLESTONE'U SIK SIK SOSYETIK TATIL YÖRELERINDE BIKINIYLE GÖRMEK MÜMKÜN.. ZATEN PAPARAZZILER DE BÖYLE ANLARI HIÇ KAÇIRMIYOR.   AMA ECCLESTONE ÖNCEKI GÜN "HAYIRLI" BIR AMAÇ IÇIN BIKINI GIYDI VE OBJEKTIF KARŞISINA GEÇTI.   GENÇ KADIN HER NE KADAR BIKINI GIYSE DE ASIL AMACI AVUSTRALYA'DA BALINALAR YARARINA ÇALIŞAN BIR KURULUŞA YARDIM IÇIN TASARLANAN BILEZIKLERI TANITMAKTI. ECCLESTONE'UN TANITTIĞI BILEZIKLERIN SATIŞINDAN ELDE EDILECEK GELIR BU KURULUŞ YARARINA KULLANILACAK.  ... Devamı

Doutzen Croes'in kusursuz vücudu.

2012-06-23 12:34:00
Doutzen Croesin kusursuz vücudu. |  görsel 1

  Son dönemin en gözde mankenlerinden Doutzen Kroes, işini öyle ciddiye alıyor ki doğum yaptıktan sonra bile bir kaç ayda eski haline döndü. Önceki gün ailesiyle birlikte tatil yaptığı Miami'de havuz başında görüntülenen Kroes, sıkı karın kaslarıyla dikkat çekti.     Henüz 18 aylık bir oğlu olan Doutzen Kroes sanki hiç doğum yapmamış gibi formda görünüyordu.   Onu görenler "doğam yapmak iz bırakmamış" yorumunu yaptı.         ... Devamı

Dünyanın ilk tüp annesi öldü.

2012-06-23 12:24:00
Dünyanın ilk tüp annesi öldü. |  görsel 1

  Dünyanın ilk “tüp bebek annesi” 64 yaşında hayata veda etti.   Dokuz yıl boyunca bebek yapmaya çalışıp başarısız olduktan sonra, İngiliz bilim insanı Robert Edwards ve jinekolog Patrick Steptoe’dan gelen teklif üzerine 22 Temmuz 1978 yılında tarihte ilk kez bir tüp bebeği dünyaya getiren Lesley Brown, 64 yaşında öldü. Louise adını verdiği tüp bebeği doğurarak bir ilke imza atan Brown, Bristol’da tedavi gördüğü hastanede gözlerini yumdu.   Anne de oldum büyükanne de Kızı Louise’in 30’uncu yaş gününde bir açıklama yapan Lesley Brown, “Sonuç itibariyle anne olabildiğim için şükrediyorum. Çünkü bu yöntem olmasaydı anne de olamazdım büyükanne de” demişti.... Devamı

Zoraki devam eden evlilikler psikolojiyi bozuyor.

2012-06-23 12:19:00
Zoraki devam eden evlilikler psikolojiyi bozuyor. |  görsel 1

Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Sunar Birsöz, Türkiye’de zoraki devam eden, ancak boşanma olmayan evliliklerin, çiftler ve çocuklar üzerinde ciddi psikolojik sorunlara neden olabildiğini söyledi.   Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2011 yılı evlenme ve boşanma istatistiklerine göre, Türkiye’de geçen yıl evlenen çift sayısı, bir önceki yıla oranla yüzde 1.7 artarak 592 bin 775’e, boşanan çift sayısı ise bir önceki yıla oranla yüzde 1.3 artarak 120 bin 117’ye yükseldi. Evlenme istatistiklerinde 105 bin 860 çift ile İstanbul ilk sırada yer alırken, 35 bin 498 çift ile Ankara ikinci, 31 bin 756 çift ile İzmir üçüncü, 19 bin 776 çift ile Bursa dördüncü oldu. Boşanma istatistiklerinde ise 25 bin 884 çift ile İstanbul yine ilk sırada yer aldı. İstanbul’un ardından 11 bin 149 çift ile İzmir ikinci, 10 bin 491 çift ile Ankara üçüncü, 5 bin 621 çift ile de  Antalya dördüncü oldu.   Prof. Dr. Sunar Birsöz, kadınların ekonomik bağımsızlığını elde etmesi ve çalışma hayatına atılmasıyla birlikte boşanmalarda artış yaşanabildiğini söyledi. Boşanmalarda meydana gelen artışın en temel nedeninin kadının kendi başına yaşamını sürdürebilecek güvene ulaşması olduğunu aktaran Prof. Dr. Birsöz, "Diğer yönden sadece ekonomik bağımlılık ve ailesel baskı nedeniyle sorunlu birliktelikler yaşandığı halde ayrılma olmayan, zoraki devam eden evlilikler var ki, en az boşanılan evlilikler kadar bunlar da ciddi psikolojik sorunlar ortaya çıkarmaktadır" dedi.   ENDÜSTRİYEL TOPLUMDA BOŞANMALAR ARTIYOR Boşanmalarda çevre... Devamı

Bir milyon kişi intihar ediyor.

2012-06-23 12:07:00
Bir milyon kişi intihar ediyor. |  görsel 1

  Dünya genelinde yılda en az bir milyon insan intihar ediyor. Gerçek sayının çok daha fazla olduğunu savunan bilim insanları, kadınların ölüm gerekçelerinin başında intiharın geldiğine dikkat çekti.     ünyanın farklı yerlerindeki bilim insanlarının yaptığı araştırmalar, intihar üzerine benzer sonuçlar ortaya koyuyor. Bilim insanlarının ortak görüşü, intihar eden insanların sayısının dünya genelinde dikkate alınmadığı yönünde. İngiliz bilim dergisi The Lancet, farklı ülkelerde yapılan araştırmalar sonucunda, dünya genelinde kadınların ölüm sebepleri arasında intiharın ilk sırada geldiğini ortaya koydu. Erkeklerde ise trafik kazaları ve şiddet olaylarının ardından intihara bağlı ölümler üçüncü sırada geliyor. Dergi yaralanma ve öldürma başlığı altında birçok araştırmaya imza attı. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) de, dünya genelinde yılda bir milyon kişinin intihar ettiğini tahmin ediyor. Araştırmalar dünya genelindeki intihar vakalarında artış olduğunu gösteriyor. Londra Üniversitesi'nde Alexandra Pitman'ın yürüttüğü bir araştırma da, özellikle Brezilya, Singapur, Litvanya ve İrlanda'da intihar eden genç erkeklerin sayısında artış olduğunu ortaya çıkardı.   NET VERİLERE ULAŞILAMIYOR  Oxford Üniversitesi'nden Profesör Keith Hawton ve Kate Saunders'ın yürüttüğü bir araştırma ise dünya genelinde intihar edenlerin, özellikle de gençlerin sayısını net olarak ortaya koymanın mümkün olmadığını, resmî verilerin gerçek sayılara dayanmadığını ortaya koydu. İntiharın suç sayıldığı ülkelerde, intihar vakalarının yetkilileri korumak adına gizlendiği ve net verilerin olmadığı belirtildi. ... Devamı